Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (Küresel ATV), uluslararası vergi düzenlemelerinde son dönemde yaşanan en önemli gelişmelerden biridir. OECD öncülüğünde yürütülen çalışmalar neticesinde hayata geçirilen bu sistem, çok uluslu şirketlerin kârlarını düşük vergili yargı bölgelerine kaydırmasını önlemeyi ve adil bir vergilendirme sağlamayı amaçlamaktadır. Türkiye de bu küresel konsensüse katılarak, mevzuatını uyumlaştırma sürecine girmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan duyuru, Küresel ATV'ye ilişkin belirsizlikleri gidermek ve uygulama usullerini açıklığa kavuşturmak amacı taşımaktadır. Duyuruda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) çerçevesinde, bu yeni vergi türünün Türk hukuk sistemine nasıl entegre edileceği ve hangi kurumları kapsayacağına dair önemli ipuçları yer almaktadır. Küresel ATV, temel olarak, konsolide grup cirosu belirli bir eşiği (750 milyon Euro) aşan çok uluslu şirket gruplarını hedeflemektedir.
Beyanname ve bildirim formu taslakları, mükelleflerin yükümlülüklerini nasıl yerine getireceklerine dair yol haritası niteliğindedir. Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamesi, ilgili şirket grubunun küresel ölçekteki faaliyetlerinin ve nihai vergi yükünün hesabını içerecektir. Bildirim Formu ise, grubun Türkiye'deki kuruluşlarının konumu ve vergiye tabi durumu hakkında Başkanlığa bilgi sağlamak için kullanılacaktır. Bu formlar, şeffaflığı artırmak ve etkin bir bilgi alışverişi sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.
Uygulamanın Türkiye'deki mevcut kurumlar vergisi sistemi ile uyum içinde işlemesi beklenmektedir. Küresel ATV, 5520 sayılı KVK'nın ilgili hükümleri kapsamında, bir 'tamamlayıcı' vergi olarak tahsil edilecektir. Bu, Türkiye'de mukim ana şirket veya grup içindeki diğer kuruluşların, grup genelinde belirlenen asgari vergi oranının altında vergilendirilen kârları üzerinden ek bir vergi ödemesi anlamına gelebilir. Sürecin, uluslararası anlaşmalar ve OECD kuralları ile tam uyumlu şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, Küresel ATV uygulaması, vergi planlaması stratejilerini derinden etkileyecek bir dönüşümü beraberinde getirmektedir. Türk şirketleri, özellikle belirtilen cirosu aşan çok uluslu grupların bir parçası olanlar, beyanname hazırlama, bildirim yükümlülüğü ve olası ek vergi ödemeleri konularında kendilerini hazırlamalıdır. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın bu konudaki rehberliği ve açıklamaları, uyum sürecini yönetmek isteyen mükellefler için kritik bir kaynak olacaktır.