Yargıtay’dan Trafik Sigortasında Poliçe Ve Prim Ödeme Saatinin Araştırılması Kararı
22 Mayıs 2026 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 33261
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinden:
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI
Esas No: 2026/378
Karar No: 2026/3606
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : : Antalya 2. İş Mahkemesi
TARİHİ: 01.07.2025
SAYISI: 2025/151 E., 2025/162 K.
DAVACI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat Nesrin Eltut
DAVALI: Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat Feride Özlen İşigüzel Kılınç
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısının 26.09.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu, geçici iş göremezlik ödemesinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili, kazanın teminat kapsamında olmadığını, zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü Şükrü Aldemir’in, dava konusu kazada %75 oranında kusurlu olduğundan hareketle, davanın kabulüne miktar itibarıyla kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; davalı Şirketin zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun doğması için poliçenin vadesi içinde gerçekleşmiş bir kazanın olması gerektiği ve davalı Şirketin sorumluluğunun ancak poliçe priminin ödendiği andan itibaren başlayacağı hususları dikkate alınarak, kazaya ilişkin tüm belgeler ve kaza tutanağında var olduğu yazılı olan güvenlik kamerası görüntüleri incelenip kaza saatinin netleştirilmesi, davalı Şirket ile poliçe tanzim eden acentesine ait ticari kayıtlar üzerinde yapılacak incelemeyle poliçe priminin tahsil edildiği saatin ve poliçenin davalı Şirketin sistemine girdiği saatin saptanması ve davalı Şirketin hukuki durumunun ulaşılacak sonuca göre takdir ve tayini gerekirken, davalının cevap dilekçesindeki açıklamaları dikkate alınmadan, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 26.09.2020 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle, davacı Kurum tarafından sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik gideri yönünden Mahkeme hükmünün yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1. Dosya kapsamı incelendiğinde, 26.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalının sorumlu tutulabilmesi için geçerli bir sigorta poliçesinin bulunması gerektiği, davalının cevap dilekçesi ile bu hususa işaret ederek geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığının araştırılmasını istediği, Mahkemece, poliçe tarihi dikkate alınıp başka bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlıklı 21. maddesinin dördüncü fıkrasında “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Anılan düzenleme uyarınca hastalık sigorta kolundan ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri üçüncü kişilere kusurları oranında rücu edilebilmektedir.
3. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun yargılamaya hakim olan ilkeler ile ilgili Birinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan, “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27. maddesinden, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği anlaşılmaktadır.
4. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığına ilişkin savunma karşısında, olay saati, poliçe tarihi ve prim ödeme saati araştırılmamakla birlikte davalı savunmasının da neden dikkate alınmadığı gerekçelendirilmeden, “hukuki dinlenilme hakkını” ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un/HMK’nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/2 hükmü gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Detayli Analiz Makalemiz
Yargıtay’dan Trafik Sigortasında Poliçe Ve Prim Ödeme Saatinin Araştırılması KararıYargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2026/378 E., 2026/3606 K. sayılı kararıyla trafik sigortasında poliçe düzenleme ve prim ödeme saatinin araştırılması gerektiğine...
Topluluktan İlgili Sorular
Tabelasız çalışan esnafın vergi dairesi yoklama tutanağı sonrası karşılaşacağı cezalar nelerdir?
Dükkanımı devrediyorum, eski vergi borcum ve kira sözleşmesinin devri için vergi dairesinde hangi prosedürleri izlemeliyim?
Esnaf dükkanını devrederken vergi borcu ve kira sözleşmesi devri nasıl yapılır?
Merhaba vergi beyannamesi vericem de şirketimin müşaviri olur musunuz
✓ YANSITMA FATURASI HK