İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2026/9) Kord Bezi Soruşturması 2026
Giriş ve Arka Plan
16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/9) ile, yerli üretici Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.’nin başvurusu üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti menşeli belirli kord bezi ürünlerine yönelik damping soruşturması açılmıştır. Soruşturma, özellikle araç lastiği üretiminde temel girdi olan naylon ve polyester kord bezine odaklanmakta ve yerli üretimin dampingli ithalat nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığını tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Kord bezi, başta otomotiv lastikleri olmak üzere pek çok nakil vasıtası lastiğinin iç yapısında kullanılan, yüksek mukavemetli tekstil takviye malzemesidir. Soruşturma konusu ürünler; ÇHC menşeli 5902.10.10.00.00 GTİP altında sınıflandırılan naylon veya diğer poliamidlerden elde edilen, yüksek mukavemetli iplikten, her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için kauçuk emdirilmiş mensucat (kord bezi) ile ÇHC ve Vietnam menşeli 5902.20.10.00.00 GTİP altında sınıflandırılan poliesterlerden elde edilen, yüksek mukavemetli iplikten, her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için kauçuk emdirilmiş mensucat (kord bezi)dir.
Soruşturmanın arka planında, yerli üretim dalının; dampingli ithalat nedeniyle fiyat baskısı, kapasite kullanım oranlarında düşüş, kârlılıkta bozulma ve pazar payı kaybı yaşadığı iddiası bulunmaktadır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve buna bağlı Karar ve Yönetmelik, bu tür başvuruların usulünü ve soruşturma sürecini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Tebliğ (2026/9), bu yasal çerçeve içinde somut bir ürün ve somut ülkeler bakımından soruşturmanın başlatıldığını ilan etmektedir.
Düzenlemenin Detayları
Tebliğ (2026/9), damping soruşturmasının açılmasına ilişkindir; bu aşamada henüz kesin bir dampinge karşı vergi veya geçici önlem oranı ilan edilmiş değildir. Tebliğin temel amacı, başvuru konusu ürün grubu için normal değer, ihraç fiyatı, aradaki fark (damping marjı) ve söz konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkilerini tespit etmek üzere kapsamlı bir inceleme yapılmasını sağlamaktır.
Amaç ve kapsam (Madde 1): Tebliğin amacı, Kordsa Teknik Tekstil A.Ş. tarafından yapılan başvuruya istinaden, ÇHC menşeli 5902.10.10.00.00 GTİP’li naylon kord bezi ile ÇHC ve Vietnam menşeli 5902.20.10.00.00 GTİP’li polyester kord bezi ithalatına yönelik damping soruşturması açılması ve bu soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesidir.
Dayanak (Madde 2): Tebliğ;
- 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun’a,
- 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar’a,
- 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’e
dayanılarak hazırlanmıştır. Bu çerçeve, soruşturmanın nasıl yürütüleceğini, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve olası önlemlerin süresini belirler.
Tanımlar (Madde 3): Tebliğde sıkça kullanılacak kavramlar tanımlanmıştır: Bakanlık (Ticaret Bakanlığı), Genel Müdürlük (İthalat Genel Müdürlüğü), Kanun, Karar, Yönetmelik, GTİP, TGTC, CIF teslim şekli, EBYS (Elektronik Belge Yönetim Sistemi), KEP adresi, ÇHC ve Vietnam gibi. Bu tanımlar, özellikle soru formlarının tebliği, bilgi-belge sunumu ve tebligat usulleri açısından önem taşır.
Soruşturma konusu ürün (Madde 4) itibarıyla;
- ÇHC menşeli 5902.10.10.00.00 GTİP: Naylon veya diğer poliamidlerden elde edilen, yüksek mukavemetli iplikten, her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için kauçuk emdirilmiş mensucat (kord bezi),
- ÇHC ve Vietnam menşeli 5902.20.10.00.00 GTİP: Poliesterlerden elde edilen, yüksek mukavemetli iplikten, her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için kauçuk emdirilmiş mensucat (kord bezi)
olarak tanımlanmıştır. Tebliğ, bu GTİP’lerin sadece bilgi amaçlı olduğunu, bağlayıcı mahiyette olmadığını açıkça belirtmektedir; zira damping önlemleri ürün tanımı üzerinden uygulanır, yalnızca tarife pozisyonu ile sınırlı değildir.
Başvurunun temsil niteliği (Madde 5): Sunulan deliller çerçevesinde Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.’nin, Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca yerli üretim dalını temsil niteliklerini haiz olduğu, bu nedenle başvurunun Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca yerli üretim dalı adına yapıldığı tespit edilmiştir. Bu, soruşturmanın “yerli üretim dalı” adına yürütüldüğü anlamına gelir.
Damping iddiası (Madde 6): Tebliğe göre, başvuru konusu ülkelerin geçerli iç piyasa fiyatlarına ulaşılamadığından, normal değer, Yönetmeliğin 5. maddesi çerçevesinde oluşturulmuş normal değer yöntemiyle belirlenmiştir. Buna göre;
- Türkiye’de benzer malın birim imalat maliyeti,
- satış, genel ve idari giderler (SG&A),
- finansman gideri,
- ve makul bir kâr
eklenerek normal değer hesaplanmıştır. İhraç fiyatları ile bu oluşturulmuş normal değer arasındaki farkın damping marjını oluşturduğu iddia edilmektedir.

Uygulamada Nasıl İşleniyor?
Tebliğ (2026/9) ile başlayan süreç, klasik bir damping soruşturması işleyişini takip eder. Bu aşamada kesin vergi yoktur; ancak ithalatçılar, üreticiler ve ihracatçılar açısından bilgi-belge verme yükümlülükleri ve stratejik kararlar gündeme girer.
1) Soruşturmanın başlatılması ve bildirim
Resmî Gazete’de yayımlanma ile birlikte soruşturma resmen başlamış kabul edilir. Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğü (Damping ve Sübvansiyon Dairesi), bilinen ithalatçı, ihracatçı ve ilgili diğer taraflara soru formları gönderebilir ve aynı zamanda Bakanlığın internet sitesi üzerinden de kamuya duyuru yapılır.
2) Tarafların tespiti ve taraf olma
Soruşturmada tipik olarak:
- Yerli üretici (Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.),
- İthalatçılar (Türkiye’de söz konusu GTİP’ler altında beyanla ithalat yapan firmalar),
- Yurt dışı üretici/ihracatçılar (ÇHC ve Vietnam’daki üretici ve ihracatçılar),
- İlgili kullanıcılar (lastik üreticileri, vb.)
taraf olabilmektedir. Tarafların soru formlarına süresi içinde yanıt vermesi, delil sunması önemlidir.
3) Bilgi ve belgelerin sunulması
Tebliğ, EBYS (Elektronik Belge Yönetim Sistemi) ve KEP kullanımına atıf yapmaktadır. Uygulamada:
- Yurt içinde yerleşik firmalar, yanıt ve eklerini EBYS üzerinden ve/veya KEP adresi aracılığıyla Bakanlığa iletir.
- Yurt dışında yerleşik firma, kurum ve kuruluşlar, soru formu cevaplarını yazılı ve elektronik ortamda (CD/USB) Bakanlığa gönderir; ayrıca belirtilen kurumsal e-posta adresine iletir.
Bakanlığın önceki tebliğlerinde, iletişim adresi olarak Söğütözü/Çankaya/Ankara’daki İthalat Genel Müdürlüğü adresi ve EBYS e-posta adresi (örneğin [email protected]) kullanılmıştır; 2026/9 sayılı Tebliğde de aynı altyapı esas alınmaktadır.
4) Geçici önlem ve kesin önlem ihtimali
Soruşturma sürecinde, yeterli delil oluştuğu kanaatine varılırsa, geçici dampinge karşı vergi uygulanması gündeme gelebilir. Bu durumda:
- Gümrük idareleri, ilgili GTİP ve ürün tanımına giren eşyadan, CIF kıymet üzerinden belirlenen oranda geçici vergi tahsil eder.
- Soruşturma sonunda kesin önlem kararı alınmazsa, geçici olarak tahsil edilen tutarlar iade edilir veya teminat çözülür.
Klasik uygulamada, nihai kararla kesin dampinge karşı vergi ihdas edilirse, ilgili GTİP ve menşe kombinasyonları için CIF üzerinden % oranında vergi tahsil edilir ve bu önlemler 5 yıla kadar yürürlükte kalabilir. 2026/9 sayılı Tebliğ henüz bu aşamada olmayıp yalnızca soruşturmanın açıldığını bildirmektedir.
5) Muhasebe kayıtları ve gümrük beyanı açısından işlem
Soruşturma açılması tek başına ithalatın muhasebe kayıtlarını değiştirmez; ancak geçici veya kesin önlem kararı çıkarsa, ithalat maliyeti ve gümrük vergisi kalemleri değişir:
- İthalat aşamasında ödenen dampinge karşı vergi, gümrük vergisi benzeri mali yükümlülük niteliğinde olup malın maliyetine eklenebilir veya stok maliyeti üzerinden giderleştirilebilir.
- Geçici önlem teminat şeklindeyse, verilen teminat bilançoda bir varlık (diğer dönen varlıklar/diğer ticari alacaklar) olarak izlenir, nihai karar sonucuna göre giderleşir veya iade alınır.
Gümrük beyannamesinde ise, Tebliğ ile ilişkilendirilen karar kodu ve vergi türü alanlarına ilgili vergi türü (dampinge karşı vergi) ve oranı girilir. 2026/9 bakımından bu aşama, ancak ileride yayımlanacak bir nihai önlem tebliği ile netleşecektir.
Örnek Senaryo
Aşağıdaki senaryo, tamamen örnek amaçlı olup, 2026/9 sayılı Tebliğe dayanarak olası bir geçici/kesin önlem sonrasında ithalatçı açısından mali ve muhasebesel etkilerin nasıl olabileceğini göstermektedir. Tebliğ (2026/9) henüz herhangi bir oran belirlememiştir; dolayısıyla oranlar temsili olarak kullanılmıştır.
Varsayımlar:
- İthalatçı A Şirketi, ÇHC menşeli 5902.10.10.00.00 GTİP altında naylon kord bezi ithal etmektedir.
- 2027 yılında tamamlanan soruşturma sonucunda, CIF kıymet üzerinden %18 oranında kesin dampinge karşı vergi getirilmiştir (temsili).
- Bir gönderi için CIF bedel 100.000 USD, kur 30,00 TL/USD kabul edilsin.
- Gümrük vergisi oranı %3, KDV oranı %20 (örnek) olarak varsayılsın.
1) Vergi hesaplamaları (temsili oranlarla)
| CIF kıymet | 100.000 USD x 30,00 = 3.000.000 TL |
| Gümrük vergisi (%3) | 3.000.000 x %3 = 90.000 TL |
| Dampinge karşı vergi (%18) | 3.000.000 x %18 = 540.000 TL |
| Gümrüğe esas maliyet | 3.000.000 + 90.000 + 540.000 = 3.630.000 TL |
| KDV (%20) | 3.630.000 x %20 = 726.000 TL |
Böylece, tek bir ithalat işleminde, yalnızca dampinge karşı vergi nedeniyle ek 540.000 TL maliyet ortaya çıkmaktadır (temsili).
2) Muhasebe kayıtları (örnek hesap planı ile)
a) Malın maliyeti ve vergiler
- 153 Ticari Mallar: 3.630.000 TL (CIF + gümrük vergisi + dampinge karşı vergi)
- 191 İndirilecek KDV: 726.000 TL
- 102 Bankalar / 320 Satıcılar: 4.356.000 TL (toplam ödeme)
Örnek yevmiye kaydı:
----------------------
Borç 153 Ticari Mallar 3.630.000 TL
Borç 191 İndirilecek KDV 726.000 TL
Alacak 102 Bankalar 4.356.000 TL
----------------------
b) Geçici önlem teminat olarak alınsaydı (örneğin %18 dampinge karşı vergi, soruşturma süresince teminat mektubu olarak verilmiş, sonradan kesinleşmiş olsun):
- Teminat verildiğinde: 126 Diğer Çeşitli Alacaklar (veya 267 Verilen Depozito ve Teminatlar) 540.000 TL / 910 Teminat Mektupları 540.000 TL (off-balance gösterim işletme politikalarına göre değişebilir)
- Nihai önlemle teminat paraya çevrilirse: 153 Ticari Mallar 540.000 TL / 126 Diğer Alacaklar 540.000 TL (teminatın maliyete aktarılması)
Bu örnek, özellikle lastik üretim sektöründe faaliyet gösteren firmalar açısından, olası dampinge karşı vergilerin birim maliyetleri ne derece etkileyebileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Tebliğ (2026/9) doğrudan vergi oranı belirlemese de, hem ithalatçılar hem de mali müşavirler için kritik risk ve dikkat noktaları barındırmaktadır:
- (1) Soruşturma GTİP ile değil ürün tanımı ile sınırlıdır
Tebliğde belirtilen GTİP’ler yalnızca bilgi amaçlıdır ve bağlayıcı değildir. Gümrük uygulamalarında bazen ürün benzerliği veya yanlış sınıflandırma nedeniyle farklı GTİP’ler kullanılabilmektedir. Damping önlemleri, eşya tanımı üzerinden uygulanabileceğinden, aynı teknik özellikleri taşıyan ancak farklı GTİP’e beyan edilen ürünler de soruşturma/önlem kapsamına alınabilir. Bu nedenle, yalnızca GTİP’e güvenerek risk yönetimi yapılmamalıdır. - (2) Menşe tespiti hayati önem taşır
Soruşturma, menşei ÇHC ve Vietnam olan ürünleri kapsamaktadır. Serbest bölgeler, üçüncü ülkeler üzerinden transit ticaret, basit işçilik yoluyla menşe değişimi iddiaları gibi durumlarda gümrük idaresi menşe araştırmasına gidebilir. Yanlış menşe beyanı, hem ithalat vergileri hem de idari yaptırımlar açısından ciddi risk doğurur. Menşe ispat belgeleri (A.TR, EUR.1, menşe şahadetnamesi) titizlikle takip edilmelidir. - (3) Geriye dönük etkiler ve ek tahakkuk riski
Soruşturma sonunda alınacak karar, genellikle kararın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren uygulanır; ancak soruşturma süresince geçici önlem uygulanmışsa ve bu sonradan kesin önleme dönüşürse, geçici dönemdeki ithalatlarda teminat olarak alınan tutarlar vergiye dönüşür. İthalatçılar, soruşturma sürecindeki işlemlerini kayıt altına almalı ve olası ek vergi tahakkuklarını finansal planlamalarına yansıtmalıdır. - (4) Fiyatlandırma ve sözleşmelerde risk paylaşımı
Kord bezi gibi spesifik girdilerde, tedarik sözleşmelerinde genellikle CIF veya FOB fiyatlar üzerinden anlaşmalar yapılmaktadır. Damping önlemlerinin maliyet etkisi, tedarikçi mi yoksa ithalatçı mı tarafından üstlenilecektir? Sözleşmelerde “anti-damping vergileri ve benzeri yeni mali yükümlülüklerin kimin tarafından karşılanacağı” açıkça düzenlenmelidir. Aksi takdirde ticari uyuşmazlık riski artar. - (5) Yerli üretim ile çalışma zorunluluğu olmamakla birlikte maliyet karşılaştırması şart
Damping soruşturması ve muhtemel önlemler, yerli üretim dalını korumaya yöneliktir; ithalat yasaklanmamaktadır. Ancak ithalat maliyetleri artarsa, yerli üreticiden tedarik nispeten avantajlı hâle gelebilir. Lastik üreticileri ve diğer kullanıcılar, yerli kord bezi tedarik fiyatlarını ve dampinge karşı vergiyi içeren ithal fiyatları karşılaştırmalı analiz etmelidir.
Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler
Mali müşavirler ve bağımsız denetçiler, 2026/9 sayılı Tebliğ çerçevesinde özellikle kord bezi ithalatı yapan veya bu ürünü yoğun kullanan mükellefleri proaktif biçimde yönlendirmelidir:
- 1) Mükellef portföyünü tarayın
Öncelikle müşteri portföyünde 5902.10.10.00.00 ve 5902.20.10.00.00 GTİP’leri altında ithalat yapan veya lastik üretimi vb. faaliyetlerde bulunan firmalar tespit edilmelidir. Gümrük müşavirleriyle birlikte son 2-3 yılın beyanname dökümleri incelenerek söz konusu ürünlerin ithalat hacmi, birim fiyatları ve tedarik ülkeleri belirlenmelidir. - 2) Olası maliyet senaryolarını çalışın
Soruşturma sonunda gelebilecek olası dampinge karşı vergi oranlarına (örneğin %5, %10, %20 gibi senaryolar) göre maliyet ve kârlılık projeksiyonları hazırlanmalıdır. Bu analizler, mükelleflerin fiyatlandırma, stoklama ve tedarik stratejilerini revize etmesine yardımcı olur. - 3) Muhasebe politika notlarını güncelleyin
İthalat maliyetlerine eklenen dampinge karşı vergilerin; stok maliyeti, satılan malın maliyeti ve vergisel açıdan gider yazılması konularında şirket içi muhasebe politikaları netleştirilmelidir. Geçici önlemler teminat olarak alındığında, verilen teminatların bilançoda nasıl gösterileceği ve not dipnotlarında hangi açıklamaların yapılacağı belirlenmelidir. - 4) Vergi planlaması ve nakit akışı yönetimine katkı verin
İlave gümrük vergileri, işletmenin nakit akışında önemli sapmalara yol açabilir. Mali müşavirler, olası vergi yükleri için nakit bütçesi yapılmasına, kredi limitlerinin gözden geçirilmesine ve gerekirse finansman maliyetlerinin yeniden fiyatlandırılmasına destek olmalıdır. - 5) Mükellefi mevzuat ve süreler konusunda bilgilendirin
Soruşturma sürecinde Bakanlık tarafından yapılacak ek duyurular, soru formu gönderimleri, görüş bildirme süreleri ve geçici/kesin önlem tebliğleri sıkı şekilde takip edilmelidir. Mükelleflerin süresi içinde görüş sunmak, soru formlarını doldurmak veya kamu dinlemelerine katılmak istemesi halinde süreç hakkında danışmanlık verilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Soru 1: 2026/9 sayılı Tebliğ ile şu anda ekstra bir vergi ödemek zorunda mıyız?
Cevap: Tebliğ (2026/9) yalnızca damping soruşturmasının açıldığını ilan etmektedir; bu aşamada herhangi bir dampinge karşı vergi oranı veya geçici önlem belirlenmemiştir. Dolayısıyla, sadece bu Tebliğe dayanarak derhal ek vergi ödenmesi söz konusu değildir. Ancak soruşturma sırasında Bakanlık ayrı bir tebliğle geçici önlem ilan edebilir; bu nedenle Resmî Gazete ve Ticaret Bakanlığı duyuruları takip edilmelidir.
Soru 2: Geçici önlem ilan edilirse, geçmiş ithalatlarımız için geriye dönük vergi alınır mı?
Cevap: Geçici önlemler kural olarak ilan tarihinden sonraki ithalatlar için uygulanır ve genellikle teminat şeklinde alınır. Geriye dönük, yani önlem yürürlüğe girmeden önceki ithalatlar için ek vergi tahsili, ancak çok istisnai ve mevzuatta açıkça öngörülen hallerde söz konusu olabilir. Damping soruşturmalarında genel çizgi, önlemlerin prospektif uygulanmasıdır.
Soru 3: Kord bezi ithal etmiyorum, ancak lastik üreticisiyim. 2026/9 beni etkiler mi?
Cevap: Dolaylı olarak evet. Eğer kullandığınız lastiklerin üretiminde soruşturma konusu kord bezi kullanılıyorsa ve bu girdilerin ithalat maliyeti artarsa, bu durum nihai ürün tedarik fiyatlarını yükseltebilir. Yerli kord bezi tedarikçisi varsa, ithal girdi ile yerli girdi arasındaki fiyat dengesi değişebilir. Bu yüzden tedarik zincirinizi gözden geçirmeniz ve alternatif kaynakları değerlendirmeniz önem taşır.
Soru 4: Ürünümüz teknik olarak benzer, ancak farklı bir GTİP altında beyan ediliyor. Yine de soruşturma kapsamına girebilir mi?
Cevap: Tebliğde GTİP’ler sadece bilgi amaçlı verilmiş olup bağlayıcı değildir. Soruşturma ve olası önlemler, esasen eşya tanımı üzerinden yürütülür. Eğer ürününüz; "yüksek mukavemetli naylon/polyester iplikten, her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için kauçuk emdirilmiş mensucat" tanımını teknik olarak karşılıyorsa, farklı GTİP kullanılsa bile kapsam değerlendirmesine konu olabilir. Bu durumda teknik özelliklerinizi ve kullanım alanlarınızı ayrıntılı şekilde dokümante etmeniz önemlidir.
Soru 5: Soruşturmaya taraf olarak görüş bildirmek bize ne kazandırır?
Cevap: İthalatçı veya kullanıcı olarak soruşturmaya taraf olmanız; gerçek ticari koşulları, maliyet yapınızı ve ürünün piyasadaki rolünü Bakanlığa aktarmanızı sağlar. Bu, damping marjı hesaplamalarında ve zararın varlığı değerlendirmesinde daha dengeli bir tablo oluşmasına katkı verebilir. Ayrıca, sorulara zamanında ve doğru yanıt vermeyen taraflar için Bakanlığın mevcut verilerle (facts available) çalışması söz konusu olduğundan, aktif katılım, sizin aleyhinize oluşabilecek varsayımsal değerlendirmeleri azaltır.
Sonuç ve Değerlendirme
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/9), Türkiye’de stratejik bir sanayi olan lastik ve kauçuk takviye materyalleri sektöründe, ÇHC ve Vietnam menşeli naylon ve polyester kord bezi ithalatının dampingli olup olmadığının araştırılması için önemli bir süreç başlatmıştır. Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.’nin başvurusu üzerine açılan bu soruşturma, yalnızca yerli üretici ile ithalatçılar arasındaki bir çekişme değil; aynı zamanda tedarik zinciri, maliyet yapıları ve rekabet dinamiklerini etkileyebilecek bir ticaret politikası aracıdır.
Vergi ve muhasebe açısından bakıldığında, Tebliğ doğrudan yeni bir vergi ihdas etmese de, ileride gelebilecek geçici veya kesin dampinge karşı vergiler için ön hazırlık yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Mali müşavirler, gümrük müşavirleri ve hukukçularla koordineli çalışarak mükelleflerinin hem mevzuata uyumunu sağlamak hem de maliyet ve kârlılık üzerindeki etkileri yönetmekle sorumludur.
Soruşturma sürecinin dikkatle izlenmesi, Resmî Gazete’de yayımlanacak müteakip tebliğ ve kararların zamanında analiz edilmesi ve ticari sözleşmelerin bu çerçevede revize edilmesi, özellikle ithalatçılar ve yoğun kord bezi kullanıcısı sanayi işletmeleri için kritik öneme sahiptir.
Yasal Dayanaklar
Bu makalede ele alınan düzenleme ve açıklamalar aşağıdaki mevzuat ve resmi kaynaklara dayanmaktadır:
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/9) – 16.06.2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Amaç ve kapsam, soruşturma konusu ürün, başvurunun temsil niteliği ve damping iddiasına ilişkin hükümler.
- 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun – Damping soruşturmalarının yasal çerçevesini, yerli üretim dalının korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar – 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuştur. Önlem türleri, süreleri ve uygulanma rejimini belirler.
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik – 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup, soruşturma usulü, tarafların hak ve yükümlülükleri, damping marjı hesaplamaları ve zararın tespiti kriterlerini ayrıntılandırır.
- Benzer nitelikteki 2026 tarihli diğer tebliğler – 2026/1, 2026/5, 2026/12 ve 2026/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabet Tebliğleri; soruşturma açılması, nihai gözden geçirme ve önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma örnekleri olarak, usul ve uygulama açısından karşılaştırma amacıyla dikkate alınmıştır.