İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2026/17) Kapsamı ve Uygulaması
Giriş ve Arka Plan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/17), 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) menşeli belirli yassı çelik ürünlerine yönelik yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması sonucunda alınan önlemleri düzenlemiştir.
Tebliğ, 25/12/2024 tarihli ve 32763 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2024/41) kapsamında başlatılan soruşturmanın sonuçlandırılması ve alınan damping karşıtı önlemlerin yürürlüğe konulmasına yöneliktir. Soruşturma, soğuk haddelenmiş yassı çelik (tavlanmamış olanlar hariç), galvaniz kaplanmış yassı çelik ve boyalı yassı çelik ürünlerine ilişkin olup, bu ürünlerin belirli gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) altında ÇHC ve Güney Kore menşeli ithalatını hedef almaktadır.
Soruşturma neticesinde, bu ülkeler menşeli söz konusu ürünlerin dampingli fiyatlarla Türkiye’ye ihraç edildiği ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiş, ticaret politikası savunma aracı olarak damping vergisi niteliğinde ilave mali yükümlülükler getirilmiştir. Bu düzenleme, başta demir-çelik ve metal sanayi olmak üzere, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, makine imalatı ve sac kullanan tüm imalatçı ve ithalatçıları doğrudan etkileyecektir.
Uygulamada, söz konusu önlemler sadece gümrük vergisi oranlarını değil, aynı zamanda maliyet yapısını, fiyatlandırma stratejilerini, stok planlamasını ve uzun vadeli tedarik sözleşmelerini de doğrudan etkilemektedir. Mali müşavirler, gümrük müşavirleri, ithalatçı şirketlerin finans ve satın alma birimleri açısından Tebliğ’in hem hukuki hem de mali yansımalarının iyi okunması gerekmektedir.
Düzenlemenin Detayları
Amaç ve kapsam (Madde 1 – Amaç ve kapsam)
Madde 1 uyarınca, Tebliğ’in amacı; 2024/41 sayılı Tebliğ kapsamında başlatılan damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde ÇHC ve Güney Kore menşeli belirli yassı çelik ürünlerine ilişkin alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır. Tebliğ, sayıları oldukça fazla olan GTİP’ler altında sınıflandırılan üç temel ürün grubunu kapsar:
- Soğuk haddelenmiş yassı çelik (tavlanmamış olanlar hariç),
- Galvaniz kaplanmış yassı çelik,
- Boyalı yassı çelik.
Bu ürünler; 7209, 7210, 7211, 7212, 7225, 7226 tarife pozisyonlarının çeşitli alt kırılımları altında sayılmıştır. Tebliğ’in metninde tüm GTİP listesi tek tek belirtilmiş olup, uygulamada ithalatçıların öncelikle malın teknik özelliklerini ve GTİP tespitini doğru yapması kritik önem taşımaktadır.
Dayanak (Madde 2 – Dayanak)
Tebliğ, üç temel düzenlemeye dayanılarak hazırlanmıştır:
- 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (14/6/1989 tarihli),
- 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar,
- 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik).
Dolayısıyla Tebliğ, mevcut sistem içinde bir “uygulama tebliği” niteliğinde olup, Kanun ve Karar ile belirlenen çerçeveye uygun olarak spesifik ürün ve ülke bazında önlem getirmektedir.
Tanımlar (Madde 3 – Tanımlar)
Madde 3’te uygulama açısından önemli olan bazı kavramlar tanımlanmıştır:
- CIF: Masraflar, sigorta ve navlun dahil teslimi (gümrük vergisi matrahının tespitinde temel esas),
- ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti,
- Güney Kore: Kore Cumhuriyeti,
- GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonu,
- Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu,
- TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli,
- Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik.
Özellikle CIF kavramı, uygulanacak damping vergisinin hesaplanacağı matrah açısından kritik olup, ithalatçılar için mali yansımanın doğru hesaplanmasında temel parametredir.
Karar ve damping tespiti (Madde 4 – Karar)
Madde 4’te, yürütülen soruşturma sonucunda ÇHC ve Güney Kore menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu açıkça tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmanın bilgi ve bulgularını içeren Bilgilendirme Raporu Tebliğ ekinde (Ek-2) yer almaktadır.
Tebliğ’de, GTİP, eşya tanımı ve menşe ülkesine göre uygulanacak damping vergisi oranlarını gösteren bir tablo öngörülmüş, ancak soruda aktarılan metin bu tablonun başına kadarki kısmı içermektedir. Tam oranlar Tebliğ’in Resmî Gazete metnindeki tabloda yer almakta olup, her GTİP ve ülke için ayrı oranlar belirlenmiştir.
Ayrıca Tebliğ’de, Yönetmelik’in 35/1 maddesine yapılan atıfla, önlemlerin yayımı tarihinden itibaren 5 yıl süreyle yürürlükte kalacağı, bu sürenin sonunda nihai gözden geçirme yapılmadığı takdirde önlemlerin kendiliğinden kalkacağı belirtilmiştir. Bu, damping önlemlerinin kalıcı değil, periyodik gözden geçirmeye tabi bir ticaret politikası aracı olduğunu gösterir.

Uygulamada Nasıl İşleniyor?
Tebliğ, hukuki açıdan damping vergisi mahiyetinde ilave bir mali yükümlülük getirirken; uygulamada bu yükümlülük gümrük işlemleri, KDV matrahı, maliyet muhasebesi ve fiyatlandırma süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Aşağıda, adım adım uygulama süreci ve muhasebe yansımaları ele alınmaktadır.
1. GTİP ve menşe tespiti
İlk adım, ithal edilen ürünün GTİP kodunun doğru tespiti ve menşe ülkesinin belgelenmesidir. Tebliğ kapsamına giren yassı çelik ürünleri, Tebliğ’de tek tek sayılan GTİP’ler altındadır. Uygulamada:
- İthalatçı, teknik çizim ve sertifikalara göre gümrük müşaviri ile birlikte GTİP tespiti yapar.
- Menşe şahadetnamesi ile malın ÇHC veya Güney Kore menşeli olup olmadığı teyit edilir.
- Ürün hem Tebliğ’de sayılan GTİP’lerden birine giriyor hem de menşe ÇHC/Güney Kore ise, Tebliğ kapsamına girdiği kabul edilir.
2. CIF kıymetin ve gümrük vergisi matrahının belirlenmesi
Damping vergisi oranları genellikle CIF kıymet üzerinden ad-valorem (yüzde) olarak uygulanmaktadır. Tebliğ’deki oranlar GTİP ve ülke bazında belirlenmiş olup, her bir kalem için CIF kıymet matrah alınır. CIF kıymet; mal bedeli + navlun + sigorta (ve bazı diğer masraflar) toplamıdır.
Gümrük vergisi matrahı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuata göre CIF kıymet esas alınarak belirlenir; damping vergisi de bu kıymet üzerinden hesaplanır. Damping vergisi, ithalat sırasında tahsil edilen ilave bir mali yükümlülük olup, ithalat KDV’si matrahına da dahil edilir.
3. Gümrük beyanı ve damping vergisi satırları
Gümrük beyannamesi tanzim edilirken:
- Eşyanın GTİP’i Tebliğ’de yer alan GTİP’lerden biri ise,
- Menşe ÇHC veya Güney Kore ise,
- İlgili satırda “dampinge karşı vergi / haksız rekabet vergisi” kalemi açılarak Tebliğ’deki oran üzerinden hesaplanan tutar beyan edilir.
Gümrük sistemi, çoğu durumda Tebliğ oranlarını otomatik çekmekte; ancak GTİP veya menşe hatası, yanlış orana neden olabilmektedir. Bu nedenle beyan öncesi Tebliğ’e göre manuel kontrol yapılması önemlidir.
4. KDV matrahına etkisi
İthalatta KDV matrahı, 3065 sayılı KDV Kanunu’na göre; gümrük vergisi matrahına:
- Gümrük vergileri,
- Her türlü vergi, resim, harç ve paylar,
- Gümrük beyannamesine yazılan diğer giderler
ilave edilerek hesaplanmaktadır. Bu kapsamda, Tebliğ ile getirilen damping vergisi de KDV matrahına dahil edilir. Sonuç olarak damping vergisi, doğrudan maliyet artışı yanında, dolaylı olarak ödenen KDV tutarını da artırmaktadır.
5. Muhasebe kayıtları
Muhasebe açısından damping vergisi, ithal edilen malın maliyetine eklenir. Tekdüzen Hesap Planı uygulayan işletmelerde tipik kayıt yapısı aşağıdaki gibidir (örnek rakamlar bir sonraki bölümde ayrıntılandırılacaktır):
- 153 Ticari Mallar (veya 150 İlk Madde ve Malzeme) hesabına: CIF bedel + gümrük vergisi + damping vergisi + diğer ithalat giderleri,
- 191 İndirilecek KDV hesabına: İthalatta hesaplanan KDV,
- 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar / 360.XX Gümrük Vergileri ve Diğer Yükümlülükler hesabına: Damping vergisi ve diğer ödenecekler.
Ödeme ile birlikte 360 hesaplar kapatılır. Damping vergisi, doğrudan gider yazılmak yerine stok maliyetine yüklenir; zira bu vergiler malın ithali için katlanılan zorunlu maliyet unsurudur ve TMS/TFRS ve VUK prensiplerine göre maliyetle ilişkilendirilmesi uygun yaklaşımdır.
6. Fiyatlandırma ve sözleşme yönetimi
Damping vergisinin ilavesi, ithal ürün maliyetini artırdığından; mevcut satış fiyatları, uzun vadeli tedarik ve satış sözleşmeleri, bayi fiyat listeleri ve tekliflendirme süreçleri gözden geçirilmelidir. Özellikle sabit fiyatlı uzun vadeli sözleşmelerde, damping vergisinin kim tarafından üstlenileceğine ilişkin hüküm bulunmuyorsa, işletmeler marj kaybı yaşayabilir.
Örnek Senaryo
Aşağıda, örnek bir ithalat işlemi üzerinden Tebliğ’in mali ve muhasebe boyutu somutlaştırılmaktadır. Örnek oranlar, işleyişi göstermek amacıyla varsayımsal olarak seçilecek; gerçek uygulamada ilgili GTİP ve menşe için Tebliğ’de yer alan oranlar esas alınmalıdır.
Örnek 1: Çin menşeli galvaniz kaplı yassı çelik ithalatı
Varsayımlar:
- GTİP: 7210.49.00.10.11 (galvaniz kaplanmış yassı çelik – örnek)
- Menşe: Çin Halk Cumhuriyeti
- Mal bedeli (FOB): 100.000 USD
- Navlun: 5.000 USD
- Sigorta: 1.000 USD
- CIF kıymet: 106.000 USD
- Kur: 1 USD = 40,00 TL (örnek)
- Gümrük vergisi oranı: %5 (örnek)
- Damping vergisi oranı (Tebliğ 2026/17’de ilgili satırdan varsayımsal): %20 (CIF üzerinden)
- KDV oranı: %20
Adım 1: CIF kıymetin TL karşılığı
CIF = 106.000 USD x 40,00 TL/USD = 4.240.000 TL
Adım 2: Gümrük vergisi
Gümrük vergisi = 4.240.000 TL x %5 = 212.000 TL
Adım 3: Damping vergisi (Tebliğ 2026/17)
Damping vergisi = 4.240.000 TL x %20 = 848.000 TL
Adım 4: KDV matrahı
KDV matrahı = CIF (4.240.000) + gümrük vergisi (212.000) + damping vergisi (848.000) = 5.300.000 TL
Adım 5: İthalat KDV’si
KDV = 5.300.000 TL x %20 = 1.060.000 TL
Toplam ödenecek tutarlar:
- Gümrük vergisi: 212.000 TL
- Damping vergisi: 848.000 TL
- KDV: 1.060.000 TL
- Toplam: 2.120.000 TL (KDV indirilecek KDV olarak kaydedilecek, net maliyete etkisi yok; damping vergisi ise stok maliyetine eklenecek)
Muhasebe kaydı (özet)
İthalat anında (malın girişinde):
1) Mal maliyeti ve KDV kaydı
FOB + navlun + sigorta + gümrük vergisi + damping vergisini stok maliyetine yüklendiğimizi varsayalım.
- Malın maliyeti (stok): CIF 4.240.000 + gümrük vergisi 212.000 + damping vergisi 848.000 = 5.300.000 TL
- KDV: 1.060.000 TL (indirilecek)
Kayıt (Tekdüzen Hesap Planı’na göre örnek):
153 Ticari Mallar ............. 5.300.000
191 İndirilecek KDV .......... 1.060.000
360 Ödenecek Vergi ve Fonlar (Gümrük + damping) .... 1.060.000
320 Satıcılar (yurtdışı tedarikçi) ....................... 5.300.000
Burada gümrük ve damping vergisi 360 hesapta takip edilip ödendiğinde 102 Bankalar hesabı ile kapatılacaktır. Bazı işletmeler damping vergisini ayrı bir alt hesapta (ör. 360.02 Damping Vergisi) izlemeyi tercih edebilir.
Adım 6: Birim maliyet analizi
Varsayalım ki 100 ton mal ithal edildi. Toplam stok maliyeti: 5.300.000 TL ise, birim maliyet:
Birim maliyet = 5.300.000 TL / 100 ton = 53.000 TL/ton
Damping önlemi olmasaydı (yani 848.000 TL’lik damping vergisi olmasa), maliyet:
- Yeni stok maliyeti: 4.452.000 TL (4.240.000 + 212.000)
- Birim maliyet: 44.520 TL/ton
Bu durumda damping vergisi, birim maliyeti yaklaşık 8.480 TL/ton artırmış olacaktır. Bu artışın satış fiyatlarına yansıtılamaması halinde, işletme kar marjlarında ciddi erime oluşabilir.
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Tebliğ 2026/17 çerçevesinde uygulamada özellikle aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:
- (1) GTİP tespiti hataları doğrudan vergi riskine yol açar
Ürünün yanlış GTİP’ten beyan edilmesi, ya eksik damping vergisi (sonradan tarhiyat, ceza ve faiz riski) ya da fazla damping vergisi (gereksiz maliyet artışı) sonucunu doğurur. Özellikle yassı çelik pozisyonlarında (72.09, 72.10, 72.11, 72.12, 72.25, 72.26) teknik özelliklere göre alt kırılımlar değişebildiğinden, katalog, sertifika, standart ve teknik çizimlerin beyana eklenmesi, gümrük müşaviri ile teknik ekiplerin koordineli çalışması önemlidir. - (2) Menşe beyanının doğruluğu kritik
Tebliğ, sadece ÇHC ve Güney Kore menşeli mallar için uygulanır. Ancak fiili durumda, üçüncü bir ülke üzerinden transit geçen malların doğru menşe tespiti önem kazanır. Yanlış menşe beyanı; hem damping vergisinin haksız doğmasına hem de menşe ispatına ilişkin incelemelerde idari yaptırıma yol açabilir. Menşe şahadetnamesi, tedarikçi beyanı ve ithalatçı iç kontrol süreçleri birlikte işletilmelidir. - (3) Maliyet ve fiyatlandırma stratejisi güncellenmeli
Damping vergisi sonrası maliyetler ciddi şekilde artacağından, mevcut satış fiyat listeleri, tekliflendirme şablonları ve uzun vadeli sözleşmeler gözden geçirilmelidir. Özellikle sabit satış fiyatlı kontratlarda, “yeni vergi ve fonların alıcıya yansıtılması”na ilişkin hüküm yoksa, ithalatçı firma maliyet artışını tek başına taşımak zorunda kalabilir. - (4) KDV matrahı ve nakit akışı etkisi
Damping vergisi sadece maliyeti değil, KDV matrahını da artırdığı için, ithalat anında ödenen KDV tutarı artmaktadır. Her ne kadar bu KDV indirilecek KDV yoluyla telafi edilse de, işletmenin nakit akışı üzerinde geçici fakat önemli bir finansman yükü yaratır. Özellikle yüksek hacimli çelik ithalatı yapan firmaların, gümrük vergisi ve damping vergisi için nakit akış planlamasını revize etmesi gerekir. - (5) 5 yıllık süre ve nihai gözden geçirme riski
Tebliğ kapsamındaki önlemler, Yönetmelik’in 35/1 maddesi uyarınca yayım tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkacaktır. Ancak bu sürenin sonunda, yerli üretim dalının başvurusu ile nihai gözden geçirme soruşturması açılabilir ve önlemler uzatılabilir. Dolayısıyla bu vergilerin geçici olduğunu varsayarak uzun vadeli strateji kurmak risklidir; ithalatçıların, beş yıllık periyotlarda mevzuat takibini yakından yapmaları gerekir. - (6) Stok değerlemesi ve dönem kârı etkisi
Damping vergisi stok maliyetine dahil edildiğinden, dönem sonu stoklarının değerini artırır; bu da satılan malın maliyetine yansıyarak brüt kâr marjını etkiler. Özellikle tam maliyet sistemi uygulayan firmalarda, fiyatlandırma ve kârlılık analizlerinde damping vergisinin ayırt edilmesi, yönetim raporlamasında ayrı izlenmesi faydalıdır. - (7) Transfer fiyatlandırması ve ilişkili şirket ithalatları
ÇHC veya Güney Kore’deki ilişkili şirketlerden mal alan mükellefler açısından, damping vergisi, bir yandan maliyet unsuruyken, diğer yandan transfer fiyatlandırması analizlerinde dikkate alınması gereken bir unsurdur. İlişkili şirket fiyatlaması ile damping bulguları arasında çelişki olması halinde, vergi idaresinin dikkatini çekebilecek ek riskler söz konusu olabilir.
Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler
Mali müşavirler, mükelleflerinin ithalat süreçlerinde Tebliğ 2026/17’nin etkilerini doğru yönetmeleri için hem danışmanlık hem de kontrol mekanizması rolü üstlenmelidir. Aşağıda, mali müşavirler açısından pratik bir aksiyon listesi yer almaktadır:
- 1. Mükellef portföyüne tarama yapın
Öncelikle portföyünüzde GTİP 7209, 7210, 7211, 7212, 7225, 7226 pozisyonlarında (ve bunların alt kırılımlarında) ithalat yapan, ÇHC veya Güney Kore’den mal alan mükellefleri tespit edin. Bu firmalarla Tebliğ’in içeriğini ve muhtemel etkilerini paylaşın. - 2. Gümrük müşaviriyle koordinasyon kurun
İthalatçı mükelleflerin çalıştığı gümrük müşavirleri ile iletişime geçerek; GTİP tespiti, menşe beyanı ve damping vergisi oranlarının doğru uygulanıp uygulanmadığını kontrol edin. Özellikle ilk dönem beyannamelerini örneklem yöntemiyle inceleyin. - 3. Maliyet ve fiyatlandırma analizi yapın
Mükellefin ithal ettiği ürünler için, damping öncesi ve sonrası maliyet karşılaştırma tablosu çıkarın. Bu tabloyu yönetimle paylaşarak, satış fiyatlarının, kar marjlarının ve sözleşme şartlarının revizyon ihtiyacına dikkat çekin. - 4. Muhasebe politikalarını güncelleyin
Damping vergisinin stok maliyetine dahil edilmesi, ayrı alt hesaplarda izlenmesi, yönetim raporlamasında gösterilmesi gibi konularda şirketin muhasebe politikalarını yazılı hale getirin. Tekdüzen hesap planında 360 ve 153/150 hesapları altında alt kırılımlar açılması konusunda önerilerde bulunun. - 5. Nakit akış projeksiyonlarına katkı sağlayın
Damping vergisi ve artan KDV yükü nedeniyle ithalat sürecinde ihtiyaç duyulacak ek nakdi hesaplayın. Özellikle aylık ve çeyreklik “nakit bütçesi” hazırlayan mükelleflere, ithalattan kaynaklı vergi ödemelerini içeren revize projeksiyonlar sunun. - 6. Vergi incelemesi riskine yönelik dosyalama
Olası bir vergi incelemesi veya gümrük denetimi için, Tebliğ kapsamına giren ithalatlara ilişkin GTİP tespiti, menşe belgeleri, fiyat listeleri ve maliyet hesaplarının eksiksiz dosyalanmasını sağlayın. Özellikle “Tedarikçi ile yazışmalar, teknik dokümanlar, menşe ispat belgeleri” dosya düzeninde ayrı klasörde saklanmalıdır. - 7. Yönetim bilgilendirme notu hazırlayın
Her önemli ithalat işleminden önce veya dönemsel olarak, firma yönetimine kısa bir “damping vergisi etki analizi” notu hazırlayın. Bu notta; ürün bazında ilave maliyet, kar marjı etkisi ve alınması önerilen tedbirleri özetleyin.
Sık Sorulan Sorular
Soru 1: Tebliğ 2026/17 kapsamındaki damping vergisi gümrük vergisi midir, KDV’den indirilebilir mi?
Damping vergisi, klasik anlamda gümrük vergisi olmayıp, 3577 sayılı Kanun kapsamında öngörülen dampinge karşı vergi niteliğinde bir ticaret politikası önlemidir. Ancak ithalat sırasında gümrük vergisi gibi tahsil edilir ve KDV matrahına dahil edilir. Buna karşılık, damping vergisinin kendisi KDV gibi indirilemez; stok maliyetine (veya bazı durumlarda dönem giderine) dahil edilir. Dolayısıyla KDV’den düşülmesi söz konusu değildir; sadece KDV matrahını artırmak suretiyle dolaylı bir etki yaratır.
Soru 2: Tebliğ 2026/17 ile getirilen önlemler sadece yeni ithalatlara mı uygulanır, yoksa eski beyannameleri de etkiler mi?
Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve kural olarak ileriye dönük uygulanır. Bu nedenle, yayım tarihinden sonra tescil edilen gümrük beyannameleri damping vergisine tabidir. Daha önce tescil edilmiş ve sonuçlanmış ithalat işlemleri için bu Tebliğ’e dayanarak geriye dönük vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, Tebliğ öncesi dönemi kapsayan soruşturmalar sonucunda ayrı bir karar alınmışsa, bu kararların zaman bakımından etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Soru 3: İthal edilen çelik ürününün menşei Almanya, ancak tedarikçi Çin, bu durumda Tebliğ uygulanır mı?
Damping önlemleri menşe ülkeye göre uygulanır; sevk edilen ülke veya satıcı ülke tek başına belirleyici değildir. Ürünün menşei Almanya ise ve bu menşe uygun belgelerle ispat edilebiliyorsa, Tebliğ 2026/17 kapsamındaki ÇHC ve Güney Kore menşeli ürünlere ilişkin damping vergisi uygulanmaz. Ancak menşe tespitinde şüphe varsa, gümrük idaresi ilave bilgi ve belge isteyebilir; yanlış menşe beyanının ciddi idari ve cezai sonuçları olabileceğinden, menşe belgelerinin doğruluğu titizlikle kontrol edilmelidir.
Soru 4: Bu Tebliğ kapsamındaki önlemler 5 yıl sonra otomatik olarak tamamen kalkacak mı?
Yönetmelik’in 35/1 maddesine göre, Tebliğ kapsamındaki önlemler yayım tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar. Ancak bu, 5 yıl dolduğunda hiçbir şey yapılmadan kalıcı olarak kalkacağı anlamına gelmez. Sürenin bitimine yakın, yerli üreticilerin başvurusu üzerine bir nihai gözden geçirme soruşturması açılabilir. Bu soruşturma sonucunda, damping ve zarar devam ediyor veya yeniden ortaya çıkma riski varsa, önlemler 5 yıl daha uzatılabilir. Dolayısıyla 5 yıllık süre, her durumda otomatik sona erme değil, gözden geçirme için bir eşik niteliğindedir.
Soru 5: Damping vergisi gider mi yoksa maliyet mi yazılmalıdır?
Vergi mevzuatı ve muhasebe standartları bakımından, ithalat için ödenen vergiler ve benzeri yükümlülükler, malın elde edilmesi için katlanılan zorunlu maliyet unsuru olarak değerlendirilir. Bu nedenle damping vergisi, genel kabul görmüş uygulamaya göre stok maliyetine eklenir; satılan mallar üzerinden satılan malın maliyetine yansır. Doğrudan gider yazılması, mali tabloların gerçeğe uygun sunumunu bozabileceği gibi, dönemler arası kârlılık karşılaştırmalarını da yanıltıcı hale getirebilir. Ancak stok devir hızının çok yüksek olduğu bazı ticaret işletmelerinde, pratik nedenlerle doğrudan satılan malın maliyetine veya ilgili dönemin maliyet/gider hesaplarına yansıtılması da fiilen görülebilmektedir; burada önemli olan, şirketin muhasebe politikasını tutarlı ve belgeye dayalı şekilde uygulamasıdır.
Sonuç ve Değerlendirme
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/17), ÇHC ve Güney Kore menşeli soğuk haddelenmiş, galvaniz kaplanmış ve boyalı yassı çelik ürünlerine yönelik yürütülen damping soruşturmasının sonucunda, bu ürünlerin dampingli ithal edildiği ve yerli üretim dalına zarar verdiği tespitine dayanarak, Türkiye’ye ithalatlarında ilave mali yükümlülükler (damping vergileri) getirmiştir. Tebliğ, sadece bir vergi artışı değil, aynı zamanda ticaret politikası ve sanayi stratejisi aracı niteliği taşımaktadır.
Uygulamada, Tebliğ’in etkisi; gümrük vergilerinin artması, KDV matrahının genişlemesi, stok maliyetlerinin yükselmesi, kar marjlarının daralması ve nakit akışı üzerinde ek finansman yükü oluşturması şeklinde hissedilecektir. Özellikle yassı çelik ithalatını yoğun yapan sektörlerde (otomotiv, beyaz eşya, inşaat, makine, metal eşya) bu önlemler, tedarik zinciri ve tedarikçi ülke çeşitlendirmesi kararlarını doğrudan etkileyecektir.
Mali müşavirler, gümrük müşavirleri ve finans yöneticileri açısından Tebliğ 2026/17, sıradan bir oran değişikliği değil; GTİP ve menşe tespitinden maliyet muhasebesine, sözleşme yönetiminden nakit planlamasına kadar geniş bir çerçevede ele alınması gereken bir düzenlemedir. Doğru uygulama için, Resmî Gazete’deki Tebliğ metninin ve ekindeki oran tablosunun dikkatle incelenmesi, her ithalat işlemi öncesinde GTİP ve menşe bazında kontrol yapılması ve şirket içi süreçlerin bu yeni duruma göre revize edilmesi gerekmektedir.
Yasal Dayanaklar
Tebliğ 2026/17’nin hukuki altyapısını oluşturan temel düzenlemeler ve referanslar aşağıdaki gibidir:
- 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (14/6/1989 tarihli).
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı).
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete).
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2024/41) – 25/12/2024 tarihli ve 32763 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 2026/17 sayılı Tebliğ ile sonuçlandırılan soruşturmayı başlatan Tebliğ.
- İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/17) – 16/06/2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; Tebliğ metni ve ekleri, GTİP bazında oranlar ve Bilgilendirme Raporu’nu içermektedir.