USD 46,4593 ₺ EUR 53,2110 ₺ GBP 61,5177 ₺ CHF 57,6218 ₺ BIST 100 14.730 TCMB Faiz %50,00
↑↓ gezin esc kapat
Müşavirler Kulübü Gelişmiş Ara

2026 Anayasa Mahkemesi YMM sınavı kararı: TÜRMOB’un özerkliği ve uygulama

Kısa Özet

AYM’nin 23.06.2026 tarihli YMM sınavı kararının TÜRMOB, YMM adayları ve mali müşavirler üzerindeki etkilerini, uygulamayı ve örnekleriyle inceleyen analiz.

Sibel Bulut
23 dk okuma 5 goruntuleme
2026 Anayasa Mahkemesi YMM sınavı kararı: TÜRMOB’un özerkliği ve uygulama

2026 Anayasa Mahkemesi YMM Sınav Kararı: TÜRMOB’un Özerkliği, Bakanlık Onayı ve Uygulamadaki Sonuçlar

Giriş ve Arka Plan

23 Haziran 2026 tarihli ve 33289 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “…Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle…” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Karar, Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin itirazı üzerine verilmiş olup, özellikle YMM sınavına ilişkin yönetmeliklerin hazırlanması ve yürürlüğe girmesi sürecini doğrudan etkilemektedir.

3568 sayılı Kanun uyarınca, YMM sınavlarının usul ve esasları TÜRMOB tarafından hazırlanan ve bugüne kadar Maliye Bakanlığı’nın (güncel yapılanmaya göre Hazine ve Maliye Bakanlığı) uygun görüşü ile yürürlüğe giren yönetmeliklerle düzenlenmekteydi. İptal edilen ibare, bu sürece Bakanlık onayını içeren bir vesayet denetimi yerleştiriyor, böylece meslek örgütünün norm koyma alanını fiilen Bakanlık takdirine bağlı kılıyordu. Anayasa Mahkemesi, bu mekanizmanın Anayasa’nın 124. maddesinde güvence altına alınan yönetmelik çıkarma yetkisi ile 135. maddede güvence altına alınan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır.

Bu karar, sadece bir teknik yönetmelik prosedürü tartışması olmaktan uzaktır. YMM sınavına girecek adayların, sınav süreçlerinde görev alan komisyonların, TÜRMOB yönetiminin ve dolaylı olarak tüm SM, SMMM ve YMM meslek camiasının hukuki konumunu ve gelecekteki sınav düzenlemelerini yakından ilgilendirmektedir. Ayrıca karar, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce aynı Kanun’un 50. maddesine ilişkin verdiği emsal kararla kurduğu içtihadın devamı niteliğinde olup, meslek kuruluşları üzerinde idari vesayet yetkisinin sınırlarına ilişkin önemli bir içtihat bütünlüğü de ortaya koymaktadır.

Düzenlemenin Detayları: Ne Değişti, Eski-Yeni Karşılaştırma

İptal edilen kural, 3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ve YMM sınavına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliklerin Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Birlik (TÜRMOB) tarafından çıkarılacağını öngören ibaredir. Bu ibare, YMM sınav yönetmeliğinin yürürlüğe girebilmesi için Bakanlık nezdinde bir “uygun görüş/onay” şartı öngörmekteydi.

Kanunun söz konusu fıkrasının sadeleştirilmiş hali üzerinden eski-yeni görünüm şu şekilde özetlenebilir (metinler temsili, sistematik farkı göstermek amacıyla yorumlanmıştır; tam lafız için Resmî Gazete’de yayımlanan karara ve 3568 sayılı Kanun’a bakılmalıdır):

DönemYMM sınav yönetmeliği kuralı (özet)
İptal öncesiSınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Birlikçe çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İptal sonrasıSınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar, Birlikçe çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. (Uygun görüş/onay şartı kalkmaktadır.)

Eski sistemde, TÜRMOB YMM sınavına ilişkin yönetmelik taslağını hazırladıktan sonra Gelir İdaresi Başkanlığı ve/veya Bakanlık birimleri nezdinde incelemeye sunmakta, Bakanlığın “uygun görüş” vermemesi halinde yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanması ve yürürlüğe girmesi mümkün olmamaktaydı. Bu nedenle, TÜRMOB’un sınav sistemi, sınav içerikleri, sınav dönemleri, baraj koşulları gibi konularda mesleki ihtiyaçlara göre tasarladığı birçok düzenleme, Bakanlığın idari tercihlerine ve hatta zaman zaman idari tutumuna bağlı kalmaktaydı.

Yeni durumda ise, Anayasa Mahkemesi kararı gereği, bu ibarenin yürürlükten çıkmasıyla TÜRMOB’un YMM sınavına ilişkin yönetmelikleri doğrudan kendi organlarının kararıyla hazırlanıp yayımlanabilecek; Bakanlığın “uygun görüş” adı altında bir onama şartı aranmayacaktır. Devletin idari vesayet yetkisi tümüyle kalkmamış olmakla birlikte, bu vesayet artık idari ve mali denetim ile sınırlı olarak ve Anayasa’nın öngördüğü sınırlar dahilinde kullanılabilecek; norm koyma sürecine doğrudan onay şartı ile müdahale edilemeyecektir.

Anayasa Mahkemesi, kararında özellikle şu noktaların altını çizmiştir:

  • “Uygun görüş” yetkisi, fiilen bir onama yetkisi niteliği taşımakta, uygun görüş verilmedikçe yönetmelik yürürlüğe girememektedir.

  • Bu durum, Birlik’in yönetmelik çıkarma yetkisini ve meslek kuruluşu olarak özerkliğini anlamsız hale getirmektedir.

  • Devletin idari vesayet yetkisi, meslek kuruluşlarının karar ve yönetim organlarının seçimle oluşması ve özerkliği ilkelerinin özünü zedeleyecek ölçüde genişletilemez; idari vesayet, Anayasa m.135’te öngörülen çerçevede, istisnai ve sınırlı bir denetim aracı olarak kullanılmalıdır.

  • Anayasa m.124 uyarınca, kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere yönetmelik çıkarma yetkisi tanınan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bu yetkisi, idare tarafından “uygun görüş/onay” şartına bağlanarak etkisiz kılamaz.

  • Mahkeme, 3568 sayılı Kanun’un 50. maddesine ilişkin 16.02.2023 tarihli E.2022/142, K.2023/32 sayılı kararını emsal alarak, benzer bir vesayet mekanizmasının daha önce de Anayasa’ya aykırı bulunduğunu ve bu içtihattan ayrılmayı gerektiren bir durum olmadığını vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi’nden YMM Sınavına İlişkin Önemli İptal Kararı

Uygulamada Nasıl İşleniyor? Süreç ve Pratik Etkiler

Kararın uygulamadaki yansımalarını üç başlıkta ele almak gerekir: (1) YMM sınav yönetmeliklerinin hazırlanması ve yürürlüğe girmesi süreci, (2) mevcut ve yapılmış sınavlara etkisi, (3) TÜRMOB ve Bakanlık ilişkilerinin yeni çerçevesi.

1) YMM sınav yönetmeliklerinin hazırlanması ve yürürlüğe girmesi

İptal kararı yürürlüğe girdikten sonra – ki Anayasa Mahkemesi kararlarında genellikle Resmî Gazete’de yayımı tarihinde veya hükmedilmişse belirlenen ileri tarihte yürürlüğe giriş söz konusudur – süreç şu şekilde işleyecektir:

  1. İhtiyaç Tespiti: TÜRMOB, YMM sınav sisteminde yapılması gereken değişiklikleri (örneğin sınav konuları, soru sayıları, sınav sayısı, baraj notu, sınav dili, sınavın çevrimiçi/yüz yüze yapılması gibi) Mesleki Eğitim Kurulları, YMM Komisyonları, odalar ve adaylardan gelen geri bildirimlerle belirler.

  2. Taslak Yönetmelik Hazırlığı: TÜRMOB bünyesindeki ilgili komisyonlar ve hukuk müşavirliği, 3568 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi içtihatları çerçevesinde taslak yönetmeliği hazırlar. Bu aşamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bilgi paylaşımı ve teknik görüş alışverişi yapılması mümkündür; ancak bu görüş artık “uygun görüş/onay” niteliğinde değil, istişari niteliktedir.

  3. Birlik Organlarında Kabul: Taslak, TÜRMOB Yönetim Kurulu ve gerekiyorsa Genel Kurul/Temsilciler Meclisi gibi organlarda tartışılır ve kabul edilir. Yönetmelik taslağı, Birlik’in kendi iç karar alma kuralları çerçevesinde karara bağlanır.

  4. Resmî Gazete’ye Gönderim: Kabul edilen yönetmelik, normlar hiyerarşisi ve mevzuat hazırlama usullerine uygun şekilde Cumhurbaşkanlığına/ilgili makama gönderilir ve Resmî Gazete’de yayımlanması talep edilir. Bu aşamada Bakanlık’tan “uygun görüş” alınması zorunluluğu artık bulunmamaktadır.

  5. Yürürlük ve Uygulama: Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte veya yönetmelikte belirtilen ileri bir tarihte yürürlüğe girer. YMM sınavları artık bu yönetmelik hükümlerine göre yapılır.

2) Mevcut ve geçmiş sınavlara etkisi

Ana tartışma noktası, bu tür iptal kararlarının geriye yürümezlik ilkesi bağlamında, geçmiş sınavları ve yürürlükteki düzenlemeleri ne ölçüde etkileyeceğidir. Genel ilke, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının kural olarak ileriye etkili olduğudur. Geçmişte yürürlüğe girmiş ve uygulanmış yönetmeliklere dayanılarak yapılmış sınavların tamamen geçersiz sayılması yönünde bir otomatik sonuç doğmaz.

Bununla birlikte, kararın dayanağı olan somut olayda, TÜRMOB’un hazırladığı yönetmeliğin Gelir İdaresi Başkanlığı’nca uygun bulunmaması üzerine açılan iptal davası vardır. Bu dava, iptal edilen ibare nedeniyle TÜRMOB’un hazırladığı yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin engellendiği bir somut uyuşmazlığı konu edinmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, söz konusu davayı görmekte olan Ankara 16. İdare Mahkemesi bakımından bağlayıcıdır; Mahkeme, iptal kararını dikkate alarak dava hakkında hüküm kuracaktır.

Bu çerçevede pratikte şu sonuçlarla karşılaşılabilir:

  • TÜRMOB’un daha önce hazırlayıp da Bakanlığın “uygun görüş vermemesi” gerekçesiyle yürürlüğe giremeyen yönetmelik taslakları açısından, artık bu engel hukuki dayanağını yitirmiştir.

  • Hâlen yürürlükte olan YMM sınav yönetmeliği, iptal edilen ibare hariç olmak üzere uygulanmaya devam eder; TÜRMOB bu yönetmeliği Anayasa Mahkemesi kararına uyumlu hâle getirmek için revize edebilir.

  • İptal kararı, geçmişte yapılmış YMM sınavlarının topluca iptaline dayanak olmaz; ancak bireysel davalarda, somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler gündeme gelebilir.

3) TÜRMOB–Bakanlık ilişkisinin yeni çerçevesi

İptal kararı, Bakanlığın YMM sınav sistemi üzerinde önleyici onay yetkisini kaldırmıştır; bu, Bakanlık ile TÜRMOB’un tamamen “bağımsız” hale geldiği anlamına gelmez. Devletin idari vesayet yetkisi, Anayasa m.135 gereği devam etmekte; ancak artık:

  • Yönetmelik taslaklarının içerik olarak önceden onaylanması zorunlu değildir.

  • Devlet denetimi daha çok sonradan hukuka uygunluk denetimi, mali denetim ve gereğinde yargı yoluna başvurma şeklinde uygulanabilecektir.

  • Bakanlık, vergi sisteminin bütünlüğü, kamu yararı ve mali disiplin açısından görüşlerini TÜRMOB ile paylaşabilir; ancak bu görüşler, meslek kuruluşunun norm koyma yetkisini ortadan kaldırmayacaktır.

Örnek Senaryo: YMM Sınav Yönetmeliği Değişikliği ve Aday Üzerindeki Etki

Aşağıdaki senaryo, kararın pratik düzlemde bir YMM adayı ve TÜRMOB açısından ne anlama gelebileceğini somutlaştırmak amacıyla kurgulanmış bir örnektir. Sayılar ve süreler, mevzuatın genel mantığına uygun şekilde temsili olarak kullanılmıştır; gerçek hayatta her zaman güncel yönetmelik ve ilanlar esas alınmalıdır.

Varsayımlar:

  • 2027 yılı için TÜRMOB, YMM sınav sisteminde değişiklik yapmayı hedeflemektedir.
  • Mevcut sistemde YMM sınavı yılda iki kez yapılmakta ve 7 dersten oluşmaktadır.
  • TÜRMOB, mesleki ihtiyaçları dikkate alarak bazı derleri birleştirmeyi ve sınavı yılda üç defa yapmayı planlamaktadır.
  • Fatma Hanım, halihazırda SMMM ruhsatına sahip bir aday olup 2027’de YMM sınavına girmeyi planlamaktadır.

Adım 1 – TÜRMOB’un yeni yönetmelik taslağı

TÜRMOB, YMM sınav sistemini güncellemek üzere bir komisyon kurar. Komisyon çalışmaları sonucunda aşağıdaki ana değişiklikler içeren bir taslak hazırlanır:

  • Yıllık sınav sayısı iki yerine üçe çıkarılacaktır.

  • 7 ders, içerik olarak yakın olanların birleştirilmesi ile 5 ana derse indirilecektir.

  • Her derste soru sayısı 30’dan 40’a çıkarılacaktır.

  • Geçme notu 50’den 60’a yükseltilecek; ancak sınav tekrar sayısına ilişkin bazı kolaylaştırıcı hükümler getirilecektir.

Adım 2 – Yönetmelik taslağının kabulü

Komisyon taslağı, TÜRMOB Yönetim Kurulu’na sunar. Yönetim Kurulu taslak üzerinde bazı düzeltmeler yaparak kabul eder ve YMM sınav yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliği hazırlar. Aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bir bilgilendirme yazısı gönderilir ve taslak metin paylaşılır. Ancak bu paylaşım, artık “uygun görüş/onay” talebi değildir; bilgi verme ve olası teknik görüş talebi niteliğindedir.

Adım 3 – Resmî Gazete süreci ve yürürlük

TÜRMOB, kabul edilen yönetmeliği yürürlük maddesinde “1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girer” şeklinde düzenleyerek Resmî Gazete’ye gönderir. Resmî Gazete’de yönetmelik yayımlanır ve yürürlük tarihi beklenecektir.

Adım 4 – Fatma Hanım’ın sınav planlaması

Fatma Hanım, 2026 yılının son çeyreğinde YMM olmayı planlamakta ve hangi yılda hangi dönem sınavlara gireceğini belirlemektedir. Yönetmeliğin yürürlük maddesi gereği, 2026’ya ilişkin sınavlar eski sistemden, 2027’de yapılacak sınavlar ise yeni sistemden yapılacaktır.

Bu durumda Fatma Hanım’ın planlaması şöyle olabilir:

  • 2026/2. dönem sınavlarına mevcut sistemde (7 ders, iki sınav dönemi) girer.

  • 2027’den itibaren, henüz veremediği dersler için yeni sistemde (5 derse indirgenmiş, 3 sınav dönemi) sınavlara girecektir. Yönetmelik, eski sistemde alınmış muafiyetlerin yeni derlere ne şekilde sayılacağını da ayrıntılı şekilde düzenler.

Örneğin, Fatma Hanım 2026 yılında 7 dersten 3’ünü geçmiş olsun. Yeni sistemde 5 derse geçiş yapılırken, yönetmelik “Eski sistemde X, Y, Z derslerinden başarılı olanların, yeni sistemde A ve B derslerinden muaf sayılacağı” şeklinde bir geçiş hükmü içerebilir. Böylece Fatma Hanım yeni sistemde sadece 3 dersten sınava girecektir.

Adım 5 – Olası uyuşmazlık ve yargı yolu

Diyelim ki yeni yönetmelik, bazı adaylar tarafından aşırı zorlayıcı bulundu ve geçiş hükümleri yeterince makul görülmedi. Bu adaylar, yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali talebiyle idari yargıya başvurabilirler. Ancak bu kez tartışma, artık Bakanlık onayı alınmadığı için yönetmeliğin yetki yönünden sakatlığı değil, daha ziyade eşitlik, hakkaniyet, ölçülülük gibi ilkeler çerçevesinde yapılacaktır. Anayasa Mahkemesi kararı, TÜRMOB’a norm koyma alanında geniş bir özerklik sağlarken, bu özerkliğin yargısal denetimi yolunu kapatmamaktadır.

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

Bu iptal kararının sahada doğru uygulanabilmesi için özellikle aşağıdaki konulara dikkat edilmesi gerekmektedir:

  • (1) İptal kararının yürürlüğe giriş tarihi

    Anayasa Mahkemesi kararlarının önemli bir kısmında, iptal hükmünün yürürlüğe giriş tarihi, Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi veya ileri bir tarih (örneğin 9 ay sonra) olarak belirlenir. YMM sınavına ilişkin bu kararda da yürürlük tarihi mutlaka kontrol edilmeli; yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş ve yapılmakta olan sınavlara ilişkin yönetmelik hükümleri için geçiş hükümleri netleştirilmelidir. Mali müşavirler ve adaylar, “hangi sınav hangi yönetmeliğe tabi” sorusunu bu tarihlere göre yanıtlamalıdır.

  • (2) Mevcut yönetmeliklerin revizyon zorunluluğu

    3568 sayılı Kanun’da iptal edilen ibarenin aynen veya benzer ifadelerle yer aldığı diğer hükümler ile ikincil mevzuatta (YMM Sınav Yönetmeliği, TÜRMOB iç yönetmelikleri vb.) yapılan atıflar gözden geçirilmelidir. Aksi halde, kanundan düşmüş bir ibareyi aynen tekrar eden ikincil düzenlemeler, normlar hiyerarşisi açısından sorun yaratabilir. Bu noktada TÜRMOB’un, mevcut yönetmeliklerini Anayasa Mahkemesi kararı ile uyumlu hale getirmesi bir zorunluluk halini almıştır.

  • (3) Bakanlık ile ilişkilerde yazışma dili ve çerçevesi

    İptal kararı, Bakanlığın görüşünün tümden gereksiz olduğu anlamına gelmemektedir; ancak yazışmalarda “uygun görüş talebi” yerine “bilgilerinize sunar, değerlendirmelerinize arz ederiz” gibi, idari vesayeti aşırı genişleten bir formülasyondan kaçınan bir dil benimsenmesi uygun olacaktır. Bakanlıktan görüş istenmesi halinde bu görüş, istişari nitelikte olup Birlik için bağlayıcı bir “onama” anlamına gelmemelidir.

  • (4) Aday bilgilendirmelerinin güncellenmesi

    YMM adayları açısından en kritik nokta, hangi sınavın hangi yönetmelik hükümlerine tabi olduğudur. TÜRMOB ve odalar, web siteleri, duyurular ve broşürler üzerinden yürürlükte olmayan hükümlere atıf yapmamalıdır. “Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü alınmak suretiyle” ibaresini içeren eski metinler, hem hukuk tekniği hem de adayların kafa karışıklığının önlenmesi bakımından güncellenmelidir.

  • (5) Emsal karar etkisi: Diğer meslek kuruluşları ve gelecekteki düzenlemeler

    Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, yalnızca TÜRMOB ve YMM sınavı bakımından değil, tüm kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları açısından emsal niteliği taşımaktadır. Benzer şekilde “uygun görüş/onay” şartı içeren hükümler, aynı gerekçelerle Anayasa’ya aykırılık iddiasına konu olabilir. Bu nedenle, meslek kuruluşları ve onlarla ilişkili kamu idareleri, yeni düzenlemelerde idari vesayet araçlarını tasarlarken Anayasa Mahkemesi’nin bu içtihadını dikkate almak zorundadır.

Mali Müşavirler ve YMM Adayları İçin Yapılması Gerekenler

Bu karardan sonra, özellikle meslekte aktif olarak çalışan SMMM’ler, YMM’ler ve YMM adayı meslek mensupları için pratik bir aksiyon listesi şu şekilde özetlenebilir:

  • 1) Mevzuat takibi ve güncellemeler

    Mali müşavirler, 3568 sayılı Kanun’un güncel halini ve Anayasa Mahkemesi kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış metnini inceleyerek, kendi doküman ve sunumlarını güncellemelidir. Özellikle mesleki eğitim veren, sınavlara hazırlık kursu düzenleyen veya adaylara danışmanlık sağlayan meslek mensupları, notlarında eski “uygun görüş” ibaresini barındırmamalıdır.

  • 2) YMM sınavı stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesi

    YMM adayları, TÜRMOB’un yeni yönetmelik çalışmalarını yakından takip etmeli; sınav sayısı, ders sayısı, muafiyet koşulları gibi unsurlarda değişiklik bekleniyorsa, çalışma planını buna göre revize etmelidir. Örneğin sınav sayısının artması, daha esnek bir zaman planlaması sağlarken, ders sayısının azalması bazı adaylar için avantaj, bazıları için dezavantaj oluşturabilir.

  • 3) Müvekkil ve işveren bilgilendirmeleri

    Özellikle büyük denetim firmalarında çalışan YMM ve SMMM’ler ile kurumsal çevreyle yoğun çalışan meslek mensupları, işveren ve müvekkillerine, meslek kuruluşunun özerkliği ve sınav sistemindeki değişiklikler hakkında kısa bilgilendirmeler yapabilir. Bu, hem meslek örgütü algısının güçlenmesine katkıda bulunacak hem de ileride çıkabilecek “Neden sınav sistemi sık değişiyor?” benzeri sorulara hazırlıklı olunmasını sağlayacaktır.

  • 4) Oda ve TÜRMOB çalışmalarına katılım

    Meslek mensupları, kendi odaları ve TÜRMOB tarafından düzenlenecek çalıştay, komisyon toplantıları ve görüş alma süreçlerine aktif katılım göstererek, yeni sınav sisteminin sahadaki ihtiyaçlara uygun kurgulanmasına katkı sağlayabilir. YMM sınavına ilişkin yönetmelik taslağının sahadan geri bildirimle şekillenmesi, hem adaylar hem de meslek için daha dengeli bir sonuç doğuracaktır.

  • 5) Hukuki risk analizlerinin yenilenmesi

    Özellikle YMM ve SMMM’ler, meslek hukuku alanında danışmanlık verdikleri müvekkiller için hazırladıkları risk analizlerinde, idari vesayetin sınırlarına ilişkin bu içtihadı dikkate almalıdır. Bu karar, örneğin başka meslek kuruluşlarının (mühendis odaları, barolar, tabip odaları vb.) yönetmelik çıkarma süreçleri açısından da emsal teşkil edebileceğinden, daha geniş bir hukuki çerçevede değerlendirilmeye elverişlidir.

Sık Sorulan Sorular

Soru 1: Bu karar mevcut YMM’lerin ruhsatını veya kazanılmış haklarını etkiler mi?

Cevap: Hayır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, 3568 sayılı Kanun’un belirli bir ibaresine yöneliktir ve YMM unvanına sahip meslek mensuplarının ruhsatını, yetkilerini veya kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaz. Mevcut YMM’ler, ruhsatlarını geçerli mevzuat çerçevesinde almışlardır; bu kararla geçmiş sınavların topluca geçersiz sayılması söz konusu değildir. Ancak yeni dönemde yapılacak sınavların ve yönetmeliklerin şekillenmesinde bu içtihat belirleyici olacaktır.

Soru 2: Hazine ve Maliye Bakanlığı artık YMM sınavına hiçbir şekilde karışamayacak mı?

Cevap: Karar, Bakanlığın “uygun görüş/onay” şartı üzerinden norm koyma sürecine önleyici ve belirleyici bir şekilde müdahalesini Anayasa’ya aykırı bulmaktadır. Bu, Bakanlığın tamamen devre dışı bırakıldığı anlamına gelmez. Devletin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerinde idari ve mali denetim yetkisi devam etmektedir. Bakanlık, kamu yararı ve vergi sisteminin gereklilikleri çerçevesinde TÜRMOB ile görüş alışverişinde bulunabilir, gerektiğinde yargı yoluna başvurabilir. Ancak bir yönetmeliğin yürürlüğe girmesini “onay verip vermeme” üzerinden bloke eden bir yetki artık söz konusu olmayacaktır.

Soru 3: İptal kararı, diğer meslek sınavları için de emsal oluşturur mu?

Cevap: Anayasa Mahkemesi kararları, doğrudan sadece iptal edilen kuralı bağlar; ancak ortaya koyduğu anayasal ilkeler ve gerekçe, benzer düzenlemeler için emsal teşkil eder. Bu kararda, özellikle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği, idari vesayetin sınırları ve “uygun görüş/onay” mekanizmasının niteliği üzerinde durulmuştur. Benzer şekilde, başka meslek kuruluşları için çıkarılan yönetmeliklerde de “ilgili Bakanlığın uygun görüşü alınmak suretiyle” ibaresi kullanılıyorsa, bu düzenlemeler de Anayasa’ya uygunluk bakımından tartışmaya açık hale gelebilir.

Soru 4: YMM sınavına hazırlanıyorum. Bu karar benim sınav tarihlerimi veya konularımı hemen değiştirir mi?

Cevap: Karar, doğrudan sınav tarihlerini veya mevcut yönetmelikteki sınav konularını değiştirmez. Öncelikle TÜRMOB’un bu karara uygun yeni veya revize bir yönetmelik hazırlaması gerekir. Bu nedenle, kısa vadede (özellikle iptal kararının yürürlüğe giriş tarihine çok yakın dönemde yapılacak sınavlar bakımından) mevcut yönetmelik hükümleri uygulanmaya devam edebilir. Uzun vadede ise TÜRMOB, yeni yönetmelik çalışmaları yaparak sınav sistemini yeniden düzenleyebilir. Adayların, TÜRMOB ve odalar tarafından yapılacak resmi duyuruları yakından takip etmesi gerekir.

Soru 5: İptal kararının ardından, TÜRMOB’un hazırladığı ve Bakanlığın uygun görmediği eski taslak yönetmelik geçerli hale gelir mi?

Cevap: Bir yönetmelik taslağının hazırlanmış olması, onun yürürlükte olduğu anlamına gelmez. İptal kararından önce Bakanlığın “uygun görüş vermemesi” nedeniyle Resmî Gazete’de yayımlanamamış taslaklar, iptal kararıyla kendiliğinden yürürlüğe girmez. TÜRMOB’un bu taslakları güncel hukuki çerçeve ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirmesi, organlarında tekrar karara bağlaması ve Resmî Gazete’de yayımlatması gerekir. Ancak iptal kararı, “uygun görüş verilmediği için yayımlanamayan” bu taslakların önündeki anayasal engeli kaldırmış olur.

Sonuç ve Değerlendirme

23 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı, 3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle” ibaresini iptal ederek, YMM sınavına ilişkin yönetmeliklerin hazırlanması sürecinde TÜRMOB’un özerkliğini güçlendirmiştir. Karar, meslek kuruluşlarının norm koyma yetkisinin idari vesayet yoluyla etkisiz kılınamayacağını, devlet denetiminin Anayasa m.135 çerçevesinde sınırlı ve istisnai bir araç olarak kullanılabileceğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Bu gelişme, YMM sınavı özelinde kısa vadede müfredat, sınav sayısı, ders yapısı gibi konularda büyük bir değişikliği zorunlu kılmasa da, orta ve uzun vadede TÜRMOB’a daha esnek ve meslek ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren bir sınav sistemi kurma fırsatı sunmaktadır. Aynı zamanda, diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için de idari vesayet ve özerklik dengesinin nerede durması gerektiğine dair önemli bir referans noktası oluşturmaktadır.

Mali müşavirler, YMM’ler ve adaylar açısından ise temel görev, bu kararı doğru okuyup, mevzuat güncellemelerini yakından takip ederek kendi planlamalarını buna göre yapmaktır. TÜRMOB ve odaların, adayların ve meslek mensuplarının tereddütlerini giderecek açıklayıcı duyurularla süreci şeffaf yürütmesi, kararın sağlıklı uygulanması bakımından kritik önemdedir.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede ele alınan düzenleme ve kararın dayandığı başlıca yasal ve anayasal kaynaklar aşağıda özetlenmiştir (tam metinler için Resmî Gazete ve Anayasa Mahkemesi karar metinlerine başvurulmalıdır):

  • T.C. Anayasası

    • Madde 124: Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere yönetmelik çıkarma yetkisini düzenler.

    • Madde 135: Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kurulması, organlarının seçimle oluşması, özerklikleri, devletin idari ve mali denetim yetkisi ve bu kuruluşların idari vesayet ilişkisi çerçevesini düzenler.

  • 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu

    • Madde 10: Yeminli mali müşavirlik unvanının kazanılması, sınav ve ruhsatlandırma süreçleri ile sınavın usul ve esaslarına ilişkin hükümleri içerir. 10. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

    • Madde 50: TÜRMOB ve odaların denetimine ilişkin hükümler; bu maddeye ilişkin daha önceki Anayasa Mahkemesi kararı (E.2022/142, K.2023/32) bu yeni karar bakımından emsal olarak anılmıştır.

  • Anayasa Mahkemesi Kararı

    • Esas Sayısı: 2026/25

    • Karar Sayısı: 2026/25

    • Karar Tarihi: 12.02.2026

    • Resmî Gazete Tarihi–Sayı: 23.06.2026 – 33289

    • İtirazı Yapan Mahkeme: Ankara 16. İdare Mahkemesi

    • İtiraz Konusu Kural: 3568 sayılı Kanun’un 10/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “...Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle...” ibaresi.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak icin giris yapin.
Bu makaleye henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Akış Mevzuat
Sinav Giriş