USD 45,9522 ₺ EUR 53,3728 ₺ GBP 61,9096 ₺ CHF 58,3639 ₺ BIST 100 13.966 TCMB Faiz %50,00
↑↓ gezin esc kapat
Müşavirler Kulübü Gelişmiş Ara
Mevzuat KDV Sağlık Turizminde KDV İstisnası ve Doktor Stopajı:...
GİB Duyuru KDV

Sağlık Turizminde KDV İstisnası ve Doktor Stopajı: e-SMM Nasıl Düzenlenir?

02.06.2026 9 görüntülenme

Sağlık Turizminde KDV İstisnası ve Stopaj Neden Birlikte Değerlendirilmelidir?

Türkiye’de sağlık turizmi faaliyetleri; KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi, belge düzeni ve uluslararası sağlık turizmi mevzuatı bakımından birlikte değerlendirilmesi gereken özel bir alandır. Özellikle hekimler, özel sağlık kuruluşları, muayenehaneler ve sağlık turizmi acenteleri arasında düzenlenen elektronik serbest meslek makbuzlarında KDV istisnası ile gelir vergisi stopajı çoğu zaman birbirine karıştırılmaktadır.

Uygulamada en kritik ayrım şudur: KDV istisnası, hizmetin niteliği ve hizmetten yararlanan kişi yönünden değerlendirilir; gelir vergisi stopajı ise ödemeyi yapan kişinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi kapsamında tevkifat yapmakla sorumlu olup olmadığına göre belirlenir. Bu nedenle sağlık turizmi kapsamında KDV hesaplanmaması, tek başına gelir vergisi stopajı yapılmayacağı anlamına gelmez.

Bu blog yazısında sağlık turizmi faaliyetlerinde hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının e-SMM düzenlerken KDV istisnası, gelir vergisi indirimi ve stopaj yönünden dikkat etmesi gereken temel esaslar açıklanmaktadır.

Sağlık Turizminde KDV İstisnasının Yasal Dayanağı Nedir?

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/l maddesi uyarınca, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri KDV’den istisnadır. Bu istisna, KDV Kanunu’nun 32. maddesi gereği tam istisna niteliğindedir. Dolayısıyla şartların sağlanması halinde yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iadesi de gündeme gelebilir.

Ancak istisna yalnızca kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanabilir. Hizmetin sağlık hizmeti niteliğinde olması, hizmeti sunanın Sağlık Bakanlığı izni kapsamında faaliyet göstermesi, hizmetten yararlanan kişinin Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişi olması ve belgelendirmenin buna uygun yapılması gerekir.

Şart Açıklama Uygulamadaki Önemi
Hizmeti sunan kişi veya kuruluş Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişi olmalıdır. Yetki veya izin şartı sağlanmadan KDV istisnası uygulanması risklidir.
Hizmetten yararlanan kişi Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişi olmalıdır. Türkiye’de yerleşik kişiler ve genel olarak Türk vatandaşları bakımından istisna kapsamı ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir.
Hizmetin konusu Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti olmalıdır. Aracılık, organizasyon, danışmanlık veya komisyon hizmetleri aynı kapsamda değerlendirilmez.
Belge düzeni Hasta bilgileri, pasaport bilgileri ve hizmet içeriği mevzuata uygun şekilde tevsik edilmelidir. İade ve inceleme süreçlerinde belge düzeni belirleyici olur.

e-SMM Yabancı Hasta Adına Düzenlenirse KDV ve Stopaj Nasıl Uygulanır?

Serbest meslek erbabı bir hekimin, sağlık turizmi kapsamında doğrudan yabancı hastaya sağlık hizmeti vermesi ve elektronik serbest meslek makbuzunu yabancı hasta adına düzenlemesi halinde, KDV Kanunu’nun 13/l maddesindeki şartlar sağlanıyorsa makbuz KDV’siz düzenlenebilir. Bu durumda KDV istisnası gerekçesi makbuzda açıkça gösterilmeli ve hasta bilgileri tevsik edilmelidir.

Gelir vergisi stopajı bakımından ise yabancı hasta, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde sayılan tevkifat yapmakla yükümlü kişi veya kurumlar arasında yer almıyorsa, serbest meslek ödemesi üzerinden gelir vergisi stopajı hesaplanmaz. Başka bir ifadeyle, gerçek kişi yabancı hastaya düzenlenen e-SMM’de genel kural olarak gelir vergisi stopajı bulunmaz. (Yurt içindeki uygulamada da sağlık hizmetini alan kişinin nihai tüketici olması durumunda serbest meslek erbabı doktor tarafından düzenlenecek e-SMM’de stopaj hesaplanmayacak sadece koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti kapsamındaki sağlık hizmetleri için uygulanan %10 KDV hesaplanacaktır.)

Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, sağlık turizmi acentesinin yalnızca tahsilata veya hasta organizasyonuna aracılık edip etmediğinin belgelerle açıkça ortaya konulmasıdır. Eğer hekimlik hizmetinin alıcısı hukuken yabancı hasta ise ve acente sadece hasta adına tahsilat veya organizasyon aracısı olarak hareket ediyorsa, belge düzeni de bu ilişkiye uygun kurulmalıdır.

e-SMM Sağlık Turizmi Acentesine veya Limited Şirkete Düzenlenirse Stopaj Yapılır mı?

Serbest meslek makbuzunun Türkiye’de mukim bir limited şirkete, anonim şirkete, sağlık turizmi acentesine veya Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi kapsamında tevkifat yapmakla yükümlü başka bir kişi ya da kuruma düzenlenmesi halinde stopaj uygulaması farklılaşır. GVK 94/2-b uyarınca, serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemeler üzerinden, genel olarak yüzde 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır.

Bu nedenle, hekim tarafından verilen hizmet karşılığında e-SMM Türkiye’de mukim bir sağlık turizmi acentesi veya limited şirket adına düzenleniyorsa, bu şirketin serbest meslek ödemesi üzerinden gelir vergisi stopajı yapması kuraldır. KDV istisnası uygulanmış olması veya sağlık turizmi kazancının beyannamede indirim konusu yapılabilmesi, GVK 94 kapsamındaki stopaj yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Stopajın yapılmaması halinde sorumluluk öncelikle tevkifat yapmakla yükümlü olan ödeme yapan kişi veya kuruma ait olur. Eksik tevkifat, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi sonuçlar doğurabilir. Hekim açısından ise yıl içinde kesilen gelir vergisi stopajları, yıllık gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edilir; fazla kesinti varsa ilgili mevzuat çerçevesinde iade talep edilebilir.

Makbuzun Düzenlendiği Kişi KDV Durumu Gelir Vergisi Stopajı Pratik Değerlendirme
Türkiye’de yerleşik olmayan yabancı hasta KDVK 13/l şartları varsa KDV hesaplanmaz. Hasta GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusu değilse stopaj hesaplanmaz. Hasta bilgileri ve istisna şartları güçlü şekilde belgelendirilmelidir.
Türkiye’de mukim limited şirket veya sağlık turizmi acentesi KDV istisnası ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir; hizmet alıcısı ve fatura muhatabı önemlidir. Genel kural olarak yüzde 20 stopaj yapılır. KDV istisnası stopajı kaldırmaz.
Acente yalnızca hasta adına tahsilat aracısı ise Hizmetin gerçek alıcısı yabancı hasta ise KDVK 13/l şartları aranır. Belge hasta adına düzenlenmişse ve acente kendi adına ödeme yapmıyorsa stopaj doğmayabilir. Vekalet, tahsilat ve aracılık ilişkisi açık sözleşmelerle ispatlanmalıdır.

Sağlık Turizmi Kazancında Gelir Vergisi İndirimi Stopajı Kaldırır mı?

Sağlık turizmi faaliyetlerinde sık karşılaşılan hatalardan biri, gelir vergisi veya kurumlar vergisi yönünden sağlanan kazanç indiriminin, serbest meslek ödemelerinde stopaj yapılmasını engellediğinin düşünülmesidir. Oysa bu iki düzenleme farklı aşamalarda uygulanır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/13 maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/ğ maddesi kapsamında, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen ve ilgili şartları sağlayan sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın belirli oranı yıllık beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilir. Güncel düzenlemelerde bu oran, kanunda belirtilen şartların sağlanması halinde yüzde 80 olarak uygulanmaktadır. Bu indirim, kazancın beyanname üzerinde vergilendirilmesi aşamasında dikkate alınır.

Dolayısıyla sağlık turizmi kazancının beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilmesi, serbest meslek makbuzunun Türkiye’de mukim bir şirket veya acente adına düzenlenmesi halinde GVK 94 kapsamındaki stopaj yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Stopaj, ödeme anında ödeme yapan tarafından yapılır; indirim ise yıllık beyanname üzerinde mükellef tarafından uygulanır.

Bu konuda gelir vergisi indirimi, serbest meslek makbuzu ve stopaj uygulamalarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

KDV İstisnası Uygulanan Sağlık Hizmetlerinde İade Alınabilir mi?

KDV Kanunu’nun 13/l maddesindeki istisna, tam istisna niteliğindedir. Bu nedenle istisna kapsamındaki sağlık hizmetleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, KDV Kanunu’nun 32. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği hükümleri çerçevesinde iade konusu yapılabilir.

Ancak iade hakkının bulunması, gelir vergisi stopajının yapılmayacağı anlamına gelmez. KDV iadesi KDV sistemine, stopaj ise gelir vergisi tevkifat sistemine ilişkindir. Sağlık turizmi işlemlerinde bu ayrımın muhasebe kayıtlarında ve belge düzeninde açık şekilde izlenmesi gerekir.

İade taleplerinde hasta listeleri, pasaport veya kimlik bilgileri, sağlık hizmetinin türü, hizmetin hangi sağlık tesisinde verildiği, hizmet bedeli, tahsilat bilgileri ve istisna kapsamında düzenlenen belgeler önem taşır. Eksik belge, yanlış muhatap adına düzenlenen makbuz veya hizmetin aracılık hizmetiyle karıştırılması iade sürecinde sorun doğurabilir.

Sağlık Turizmi Acentesi ile Hekim Arasındaki İlişki Nasıl Sınıflandırılmalıdır?

Sağlık turizmi uygulamalarında hekim ile acente arasındaki ilişki üç farklı şekilde kurulabilir. Her modelin KDV, stopaj ve belge düzeni sonucu farklıdır.

İlişki Modeli Belge Düzeni Vergisel Sonuç Dikkat Edilecek Husus
Hekim doğrudan yabancı hastaya hizmet verir e-SMM yabancı hasta adına düzenlenir. KDVK 13/l şartları varsa KDV yoktur; hasta tevkifat sorumlusu değilse stopaj yoktur. (yurt dışında mukim yabancı hastalar özellikli bir durum yoksa stopaj sorumlusu değildir.) Hasta bilgileri ve hizmetin sağlık hizmeti olduğu net olmalıdır.
Hekim sağlık turizmi acentesine hizmet verir e-SMM acente adına düzenlenir. Acente GVK 94 kapsamında stopaj yapmakla yükümlüdür. KDV istisnası bakımından hizmet alıcısı ve yararlanıcısı dikkatle analiz edilmelidir.
Acente hasta adına aracılık ve tahsilat yapar Hekim makbuzu hastaya, acente kendi hizmeti için ayrıca belge düzenler. Her hizmet kendi hukuki niteliğine göre vergilendirilir. Sözleşmeler, tahsilat dekontları ve hasta onayları uyumlu olmalıdır.

Özet Tablosu

Konu Doğru Yaklaşım Kısa Sonuç
KDV istisnası KDVK 13/l şartları birlikte aranır. Her yabancı hasta işlemi otomatik istisna değildir.
Gelir vergisi stopajı Ödemeyi yapanın GVK 94 kapsamındaki sorumluluğuna bakılır. Şirkete düzenlenen e-SMM’de genellikle yüzde 20 stopaj gerekir.
Yabancı hastaya e-SMM Hasta tevkifat sorumlusu değilse stopaj hesaplanmaz. KDV istisnası için hasta ve hizmet şartları belgelenmelidir.
Sağlık turizmi kazanç indirimi Beyanname üzerinde uygulanır. Stopaj yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
KDV iadesi Tam istisna şartları ve belgeler aranır. İade hakkı stopajı etkilemez.

Sonuç: Sağlık Turizminde Stopajsız Makbuz Her Durumda Mümkün Değildir

Sağlık turizmi kapsamında yabancı hastaya doğrudan verilen sağlık hizmetlerinde, KDV Kanunu’nun 13/l maddesindeki şartlar sağlanıyorsa KDV istisnası uygulanabilir. Makbuz doğrudan yabancı hasta adına düzenlenmişse ve hasta gelir vergisi tevkifatı yapmakla yükümlü değilse gelir vergisi stopajı da hesaplanmaz.

Buna karşılık, e-SMM Türkiye’de mukim bir sağlık turizmi acentesi veya limited şirket adına düzenleniyorsa, bu şirketin GVK 94 kapsamında serbest meslek ödemesi üzerinden genel olarak yüzde 20 oranında stopaj yapması gerekir. Sağlık turizmi kazançlarının beyanname üzerinde indirim konusu yapılabilmesi, ödeme anındaki stopaj yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle KDV istisnası, gelir vergisi indirimi, stopaj ve belge düzeni her işlem özelinde; sözleşme, hasta bilgileri, hizmetin gerçek alıcısı ve ödeme akışı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

__________________________________________________________________________________________________

Örnek Özelge-1

__________________________________________________________________________________________________

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Antalya Defterdarlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

 

Sayı : E-49327596-120[GVK.ÖZ.2024.131]-161854 11.06.2025
Konu : Yurt Dışına Verilen Sağlık Hizmetlerinde Gelir Vergisi İstisnası

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kendinize ait muayenehanede serbest meslek faaliyetiniz kapsamında Türkiye’de yerleşik olmayan hastalara vermiş olduğunuz hekimlik  hizmeti karşılığında Türkiye’de yerleşik olmayan hastalar veya yurt dışı mukimi sigorta şirketleri adına serbest meslek makbuzu düzenlediğiniz belirtilerek bahse konu faaliyetinizden elde etmiş olduğunuz kazancınız için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan indirimden faydalanıp faydalanamayacağınız hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Diğer indirimler” başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde; “Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’i. Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır. Bu bentte yer alan oranı, hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya ve Türkiye’ye transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu bendin uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu düzenlemeye göre, ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın % 80’inin belirlenen şartlar dâhilinde beyanname üzerinden indirilmesi mümkün olacaktır.

Konu hakkında 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “10.5. Türkiye’den yurtdışı mukimi kişi ve kurumlara verilen hizmetler” başlıklı bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiş olup bu kapsamda söz konusu indirim hükmünden yararlanılabilmesi için;

– İlgili işletmenin vergi dairesine bildirilen esas faaliyet konuları arasında, eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak olması,

– Sağlık Bakanlığından alınan ruhsat çerçevesinde faaliyette bulunulması (sağlık turizmi ile uğraşan işletmeler dahil),

– Sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere (iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara) hizmet veren işletmelerce yürütülmesi,

– Yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek serbest meslek makbuzunun, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi (Sağlık alanında faaliyette bulunan işletmelerin ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verdikleri hizmetin bedelinin ülkemiz Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi nedeniyle, hizmet bedeli karşılığı faturanın Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenmesi durumunda da indirimden faydalanılabilecektir.)

– Yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için verilen hizmetin, bu kişilerin ve/veya kurumların Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması,

– Bu hizmetler, fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte yararlanıcısının Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişiler olması,

– Sağlık hizmetlerinin fiilen verilmesi (sağlık alanında sunulan asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.),

– Sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın, gelir vergisi matrahının tespiti açısından, hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması, indirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde, indirim uygulanacak kazanca ilişkin hasılat, gider ve maliyet unsurlarının ayrı olarak tespit edilmesi (Hangi işte ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar ise, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.),

– Sağlık hizmetlerinden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın en fazla %80’inin dikkate alınması (Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlere devredilemeyecektir. Faaliyet sonucunun zararlı olması halinde ise indirim söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler bu kapsamda değerlendirilmeyecektir),

– Hizmet verilen yurt dışı yerleşik gerçek kişilere ilişkin ad-soyad ya da unvan, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport numarası, düzenlenen faturanın tarih ve sayısı, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli gibi bilgileri içeren formun geçici beyanname ile birlikte beyanname eki olarak verilmesi (İlgili geçici vergi beyannamesinin ekindeki forma dahil edilememiş bilgilerin bir sonraki geçici vergi beyannamesi ekindeki formla bildirilmesi mümkündür.),

– Sağlık alanında faaliyet gösteren şahıs ve işletmelere Sağlık Bakanlığınca verilen ruhsatın bir örneğinin istisnadan faydalanılacak ilk yıl, yıllık gelir vergisi beyanname verme süresi içerisinde bağlı bulunan vergi dairesine verilmesi

gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, yukarıdaki belirtilen şartların topluca sağlanması ve yurt dışı mukimi sigorta şirketleri adına düzenlenen serbest meslek makbuzlarında hasta bilgisinin ayrıca tevsik edilmesi kaydıyla, Sağlık Bakanlığının izin ve denetimine tabi olarak Türkiye’de yerleşik olmayan kişilere verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’inin Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendine göre gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek kazançtan indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

__________________________________________________________________________________________________

Örnek Özelge-2

__________________________________________________________________________________________________

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

E-49327596-125[KVK.ÖZ.2021.24]-6172

09.01.2023

Konu

:

Türkiye’de yerleşmiş olmayan hastalara verilen sağlık hizmetlerinde kurumlar vergisi indirimi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda;

-… Bakanlığından alınan ruhsat çerçevesinde hastane işletmeciliği faaliyetiyle iştigal etmekte olduğunuzu, yabancı hastalara verilen ve bedeli döviz cinsinden faturalandırılan hizmetlerin hastaların konakladıkları otellerde şirketiniz doktorlarınca muayene ve tedavilerinin yapılması, doktorların verdikleri kararlara göre Sağlık Bakanlığından ruhsatlı ambulans veya hasta nakil araçlarınız ile hastanenize nakilleri, hastanenizde ayaktan veya yatarak teşhis ve tedavilerinin (muayene, ilaç, sarf malzemesi, tetkik, ameliyat vb. hizmetler verilerek) yapılması, taburcu edildiklerinde yine doktorların verdikleri kararlara göre ambulans veya hasta nakil araçları ile otellerine veya sigorta şirketlerinin uygun bulması halinde tedavileri yurt dışında yapılmak üzere havaalanına nakillerinin sağlanması, yatan hastaların konaklama ve yemek ihtiyaçlarının karşılanması vb. hizmetleri kapsadığı,

-Dışişleri Bakanlığınca pasaport ibraz etmeden Türkiye’ye kimlik kartlarıyla girmelerine izin verilen ülkelerden gelen yabancı hastaların pasaport ibraz edemediği, hastanenize kayıt yaptırırken sadece kimlik kartlarını ibraz edebildiği, yabancı hastalar adına döviz cinsinden düzenlenen faturaların geçici vergi ve takvim yıl sonları itibarıyla tahsil edilemeyen kısımları için kur farkı kârı veya zarar oluştuğu belirtilerek Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan indirim uygulamasıyla ilgili olarak,

-Yabancı hasta gelirlerinin hesabında verilen hizmet bedellerinin bir bütün olarak mı, yoksa kısmen mi (kısmense hangi hizmetlerin) dikkate alınacağı,

-Türkiye’ye pasaport ibraz etmeden kimlik kartları ile giriş yapma hakları bulunan yabancıların söz konusu kimlik kartlarının indirim uygulamasında geçerli bir belge olarak dikkate alınıp alınamayacağı

-Yabancı hastalar adına döviz cinsinden düzenlenen faturaların geçici vergi ve takvim yıl sonları itibarıyla tahsil edilemeyen kısımları için hesaplanan kur farkı kârı veya zararlarının indirim uygulamasına esas gelirin hesaplanmasında dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Ticari kazancın tespitinde “tahakkuk esası ilkesi” ve “dönemsellik ilkesi” olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasını ifade etmekte olup, bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.

Aynı Kanunun “Diğer indirimler” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’sinin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabileceği, bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “10.5.2. İndirimden faydalanma şartları” başlıklı bölümünde konu ile ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğde;

“10.5.2.1. İndirimden faydalanabilecek şirketlerin ana sözleşmelerinde yazılı esas faaliyet konusu

İlgili şirketlerin ana sözleşmelerinde yazılı esas faaliyet konuları arasında, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim, eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak olmalıdır. Şirket bünyesinde sözü edilen hizmetlerden sadece birisi verilebileceği gibi ana sözleşmelerinde yer almak şartıyla birden fazlası da verilebilir.

Mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim hizmeti ile Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak eğitim veya sağlık alanında faaliyet gösteren işletmelerin Türkiye’de yerleşmiş olan kişilere de hizmet vermesi indirimden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara verilen hizmetlerden elde edilen kazancın %50’sine indirim uygulanacaktır.

Sağlık alanında faaliyet gösteren işletmelerin elde ettiği kazançlara indirim uygulanabilmesi için Sağlık Bakanlığından alınan ruhsat çerçevesinde faaliyette bulunulması zorunludur. Eğitim alanında faaliyet gösteren işletmelerin de Milli Eğitim Bakanlığından alınan izin belgesi veya ruhsat çerçevesinde faaliyette bulunmaları gerekmektedir.

Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış olmak şartıyla sağlık turizmi ile uğraşan işletmelerin de indirimden faydalanması mümkündür.

10.5.2.2. Hizmetin, Türkiye’den münhasıran yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için yapılmış olması

Mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim hizmetlerinin, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara; eğitim veya sağlık hizmetlerinin de Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hizmetlerin fiilen verilmesi gerekmekte olup bu alanlarda sunulan asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

10.5.2.3. Faturanın yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi

Yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek faturanın, yukarıda özellikleri açıklanan yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi gerekmektedir.

Sağlık alanında faaliyette bulunan şirketlerin ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verdikleri hizmetin bedelinin ülkemiz Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi nedeniyle, hizmet bedeli karşılığı faturanın Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenmesi durumunda da indirimden faydalanılabilecektir.

10.5.2.5. İlgili bakanlığın izin ve denetimine tabi olarak Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen eğitim ve sağlık hizmetleri ile mesleki eğitim hizmetlerinin yararlanıcısının yurt dışında olması

Bu hizmetler, fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte yararlanıcısının Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişiler olması gerekmektedir

10.5.3.3. İlgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen eğitim ve sağlık hizmetlerine ilişkin bildirim ve belgeler

Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak eğitim veya sağlık alanında faaliyet gösteren ve yurt dışı yerleşik kişilere verdikleri hizmetlerden elde ettikleri kazançlarının %50’sini indirim konusu yapan işletmelerin, hizmet verilen yurt dışı yerleşik gerçek kişilere ilişkin ad-soyad ya da unvan, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport numarası, düzenlenen faturanın tarih ve sayısı, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli gibi bilgileri içeren formun, her bir geçici vergi beyannamesi ile birlikte beyanname eki olarak verilmesi gerekmektedir. İlgili geçici vergi beyannamesinin ekindeki forma dahil edilememiş bilgilerin bir sonraki geçici vergi beyannamesi ekindeki formla bildirilmesi mümkündür.

Bunun yanı sıra, sağlık alanında faaliyet gösteren işletmelere Sağlık Bakanlığınca verilen ruhsatın, eğitim alanında faaliyet gösteren işletmelere de Milli Eğitim Bakanlığınca verilen izin belgesi veya ruhsatın bir örneğinin, istisnadan faydalanılacak ilk yıl, yıllık kurumlar vergisi beyanname verme süresi içerisinde bağlı bulunan vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre;

– Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış olmak ve Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin ilgili bölümlerinde açıklanan diğer şartları da sağlamak kaydıyla, yurt dışında mukim kişilere verilen sağlık hizmetleri karşılığında elde edilecek kazançların %50’si kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Ancak yurt dışında mukim kişilere tedavi görmeleri veya tedavileri sonrası konaklama, ulaşım, yemek gibi ihtiyaçların karşılanması için verilen hizmetlere ilişkin harcamalar ise esas itibarıyla sağlık hizmeti kapsamında yapılan harcama olarak değerlendirilemeyeceğinden kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır.

– Türkiye’ye kimlik kartlarıyla girmesine izin verilen yabancı hastalar için pasaport yerine kimlik numarası dikkate alınarak işlem tesis edilmesi söz konusu indirimin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

– İndirim uygulamasında sadece kasadaki dövizlerin değerlemesinden kaynaklanan kur farkları dikkate alınmadığından, döviz karşılığında yapmış olduğunuz hizmetler dolayısıyla doğan alacaklara ilişkin dönem sonunda yapılan değerleme sonucu ortaya çıkan kur farkı gelir veya giderlerinin indirim uygulamasında dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

__________________________________________________________________________________________________

Yasal Dayanak Tablosu

Mevzuat İlgili Madde veya Bölüm Düzenlemenin Konusu Yazıdaki Önemi
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Madde 13/l Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen belirli sağlık hizmetlerinde KDV istisnası Sağlık turizmi hizmetlerinde KDV hesaplanmamasının temel dayanağıdır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Madde 32 Tam istisna kapsamındaki işlemlerde yüklenilen KDV’nin iadesi Sağlık turizmi KDV istisnasında iade hakkının dayanağıdır.
KDV Genel Uygulama Tebliği II/B bölümü, yabancılara verilen sağlık hizmetlerinde istisna açıklamaları KDVK 13/l istisnasının uygulama usul ve esasları Belgelendirme, kapsam ve iade uygulamalarında dikkate alınır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Madde 94/2-b Serbest meslek ödemelerinde gelir vergisi tevkifatı Şirket veya acente adına düzenlenen e-SMM’de stopaj yapılmasının temel dayanağıdır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Madde 89/13 Yurt dışı mukimlere verilen belirli hizmetlerden elde edilen kazançlarda beyanname indirimi Sağlık turizmi kazanç indiriminin stopajdan farklı olduğunu gösterir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 10/ğ Kurumlar vergisi mükelleflerinde benzer hizmet gelirleri için indirim Sağlık turizmi şirketleri açısından kazanç indirimi uygulamasına dayanak oluşturur.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu Madde 236 Serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğü Hekimlerin belge düzeninin temel yasal dayanağıdır.
509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği e-Serbest Meslek Makbuzu bölümü Elektronik serbest meslek makbuzu düzenleme usulleri e-SMM’nin elektronik ortamda düzenlenmesi ve iletilmesi bakımından önemlidir.
Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik 13.07.2017 tarihli ve 30123 sayılı Resmi Gazete Uluslararası sağlık turizmi yetkilendirme ve faaliyet esasları Sağlık turizmi yetki belgesi ve faaliyet şartlarının belirlenmesinde dikkate alınır.
252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu ve iadesine ilişkin açıklamalar Yıl içinde kesilen stopajların yıllık beyannamede mahsubu ve iadesi Hekimlerin stopaj iadesi veya mahsup süreçlerinde önem taşır.

__________________________________________________________________________________________________

Önerilen İçerikler

Sağlık turizmi faaliyeti gösteren şirkete verilen hasta bulma hizmeti KDV’ye tabi midir?

Geç Ödenen KDV Tevkifatı Ne Zaman İndirilir? 2026 KDV1 Beyannamesinde İndirim Uygulaması

Geçmiş Yıl Zararları Geçmiş Yıl Karlarından Mahsup Edilebilir mi? Muhasebe ve Vergi Uygulaması

__________________________________________________________________________________________________

Önemli Not: Bu yazıda verilen bilgiler genel bilgilendirme mahiyetinde olup, kişilerin, işletmelerin, kurumların ve bu içerikteki olayla benzer durumları bulunan işletmelerin/kişilerin konunun uzmanı mali müşavir ve diğer uzmanlardan kendi işletmeleri özelinde profesyonel destek almalarının önemli olduğunu belirtiriz.


Kaynak: GİB
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


Detayli Analiz Makalemiz

Sağlık Turizminde KDV İstisnası ve Doktor Stopajı: e-SMM Nasıl Düzenlenir?

Sağlık turizminde yabancı hastalara verilen hizmetlerde KDV istisnası, doktor stopajı ve e-SMM düzenleme esasları. Ödeme ilişkisi ve hizmetten yararlanana göre...

Akış Mevzuat
Sinav Giriş