Limited Şirkette Tüzel Kişi Müdürün Gerçek Kişi Temsilcisi Huzur Hakkı Alabilir mi, SGK’lı Çalışan Olabilir mi?
Limited Şirkette Tüzel Kişi Müdür ve Gerçek Kişi Temsilci Uygulaması
Limited şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirket sözleşmesi ve genel kurul kararlarıyla belirlenir. Uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biri, limited şirket ortağı olan bir tüzel kişinin şirket müdürü olarak atanması ve bu tüzel kişi adına hareket edecek bir gerçek kişi temsilcinin ticaret siciline tescil edilmesidir.
Bu yapıda özellikle şu ayrım önemlidir: Müdür sıfatı kural olarak tüzel kişiye aittir; gerçek kişi ise tüzel kişi müdür adına hareket etmek üzere belirlenen temsilcidir. Dolayısıyla temsilcinin limited şirketten doğrudan huzur hakkı, ücret veya benzeri ödeme alıp alamayacağı; ödeme yapılacaksa bunun vergi ve SGK yönünden nasıl değerlendirileceği somut hukuki ilişkiye göre belirlenmelidir.
Bu blog yazısında, limited şirket müdürü olarak tüzel kişi ortağın atanması halinde gerçek kişi temsilcinin konumu, huzur hakkı ve ücret ödemeleri ile SGK 4A sigortalılığı açısından uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.
Tüzel Kişi Limited Şirket Müdürü Olabilir mi?
Evet. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 623 üncü maddesi uyarınca limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir. Şirketin müdürü veya müdürlerinden biri şirket ortağı olabileceği gibi, üçüncü kişi de müdür olarak atanabilir. Aynı maddeye göre bir tüzel kişinin müdür olarak seçilmesi mümkündür.
Ancak tüzel kişi müdür olarak atandığında, bu tüzel kişi kendi adına görev yapacak bir gerçek kişiyi belirlemek zorundadır. Bu gerçek kişi, tüzel kişi müdür adına limited şirketin yönetim ve temsil fonksiyonunu fiilen yerine getirir. Uygulamada bu kişi ticaret siciline tescil ve ilan edilir.
Burada kritik nokta şudur: Ticaret sicilinde görünen gerçek kişi temsilci, her zaman limited şirketin kişisel olarak müdürü veya çalışanı kabul edilmez. Temsilci, öncelikle tüzel kişi müdürün iradesini limited şirket nezdinde kullanan kişidir.
Gerçek Kişi Temsilcinin Hukuki Statüsü Nasıl Belirlenir?
Gerçek kişi temsilcinin hukuki statüsü tek bir kurala bağlanamaz. Statü; ticaret sicili kayıtları, genel kurul kararları, şirket sözleşmesi, fiili çalışma biçimi, ödeme şekli ve taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye göre belirlenir.
| Durum | Hukuki Değerlendirme | Pratik Sonuç |
|---|---|---|
| Gerçek kişi yalnızca tüzel kişi müdür adına temsilci olarak belirlenmişse | Müdürlük sıfatı esasen tüzel kişiye aittir | Ödeme ve SGK statüsü ayrıca değerlendirilmelidir |
| Gerçek kişi ayrıca limited şirkette fiilen bağımlı çalışıyorsa | Hizmet akdi ilişkisi oluşabilir | 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/1-a sigortalılığı gündeme gelir |
| Gerçek kişi doğrudan limited şirket müdürü olarak atanmışsa | Şahsi müdürlük görevi söz konusu olur | Ücret, huzur hakkı ve SGK statüsü bu atamaya göre incelenir |
| Yönetim hizmeti tüzel kişi ortak tarafından veriliyorsa | Hizmetin muhatabı tüzel kişi olabilir | Ödemenin tüzel kişiye yapılması ve belge düzeni gündeme gelebilir |
Huzur Hakkı Nedir ve Limited Şirketlerde Nasıl Değerlendirilir?
Huzur hakkı, uygulamada şirket yönetim organı üyelerine, müdürlere veya belirli toplantılara katılan kişilere ödenen bedeller için kullanılan yaygın bir kavramdır. Vergi mevzuatı açısından bu tür ödemeler çoğu durumda ücret niteliğinde değerlendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan menfaatler olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede huzur hakkı, ödenek, tazminat, tahsisat, zam, avans ve benzeri adlar altında yapılan ödemelerin ücret niteliğini değiştirmeyeceği belirtilmiştir.
Bu nedenle limited şirket tarafından gerçek kişiye huzur hakkı, müdür ücreti veya temsil ücreti adı altında ödeme yapılması halinde, ödemenin adı tek başına belirleyici değildir. Ödemenin mahiyeti esas alınır. Gerçek kişiye yapılan düzenli veya karara dayalı yönetim/temsil ödemeleri genellikle gelir vergisi stopajına tabi ücret olarak değerlendirilir.
Tüzel Kişi Müdürün Gerçek Kişi Temsilcisine Doğrudan Huzur Hakkı Ödenebilir mi?
Bu konuda en sağlıklı uygulama, temsilcinin limited şirketle olan ilişkisinin açık şekilde belirlenmesidir. Çünkü tüzel kişi müdür yapısında yönetim görevi kural olarak tüzel kişiye aittir. Gerçek kişi, tüzel kişi adına hareket eden temsilci konumundadır.
Limited şirketin gerçek kişi temsilciye doğrudan ödeme yapması mümkündür; ancak bu ödemenin hangi hukuki ilişkiye dayandığı net olmalıdır. Genel kurul kararı, müdürler kurulu kararı, iş sözleşmesi, görev tanımı, bordro düzeni ve ödeme açıklamaları birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Eğer ödeme, temsilcinin limited şirkette fiilen yürüttüğü bağımlı çalışma karşılığında yapılıyorsa ücret olarak bordroya alınması ve gerekli vergi ile SGK yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerekir. Eğer yönetim hizmetinin muhatabı tüzel kişi müdür ise, ödemenin tüzel kişiye yapılması ve tüzel kişinin kendi bünyesindeki temsilciyle ilişkisini kendi mevzuatına göre yürütmesi daha uygun olabilir.
| Ödeme Yapılan Kişi | Ödeme Türü | Vergisel Sonuç | SGK Açısından İlk Değerlendirme |
|---|---|---|---|
| Gerçek kişi temsilci | Huzur hakkı veya temsil ücreti | GVK 61 kapsamında ücret olarak değerlendirilebilir; stopaj ve damga vergisi gündeme gelir | Hizmet akdi varsa 4/1-a sigortalılığı gerekir |
| Gerçek kişi temsilci | Fiili çalışma karşılığı aylık ücret | Bordro düzenlenir, gelir vergisi stopajı ve damga vergisi uygulanır | 4/1-a sigortalılık zorunludur |
| Tüzel kişi müdür | Yönetim hizmet bedeli | Tüzel kişi açısından ticari kazanç niteliğinde değerlendirilir; belge düzenlenir ve KDV hesaplanır | Gerçek kişi temsilci için doğrudan 4/a sonucu doğurmayabilir |
| Hiç ödeme yapılmaması | Sadece temsil görevi | Ücret stopajı doğmaz | Fiili hizmet akdi yoksa 4/a sigortalılığı doğmayabilir |
Gerçek Kişi Temsilci SGK’lı Çalışan Olarak Bildirilebilir mi?
Gerçek kişi temsilcinin limited şirket nezdinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı bildirilebilmesi için temel şart, limited şirket ile gerçek kişi arasında hizmet akdine dayalı fiili çalışma ilişkisinin bulunmasıdır. Hizmet akdinin unsurları genel olarak iş görme, ücret ve bağımlılıktır.
Gerçek kişi temsilci limited şirketin günlük işleyişinde görev alıyor, şirketin organizasyonu içinde emir ve talimat ilişkisiyle çalışıyor, belirli bir ücret alıyor ve fiilen mesai yapıyorsa 4/a sigortalılığı gündeme gelir. Bu durumda şirket tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi verilmeli, ücret bordrosu düzenlenmeli ve aylık prim ve hizmet bildirimi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile bildirim yapılmalıdır.
Buna karşılık kişi yalnızca tüzel kişi müdür adına ticaret sicilinde temsilci olarak yer alıyor, limited şirkette fiilen bağımlı bir çalışma yürütmüyor ve sadece organ temsil fonksiyonunu yerine getiriyorsa, tek başına bu sıfat nedeniyle 4/a sigortalılığı kurulması her durumda zorunlu kabul edilmemelidir. SGK değerlendirmesinde fiili çalışma esastır.
Limited Şirket Ortağı Olmayan Müdürlerin SGK Statüsü
5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, sigortalılık statülerini düzenler. Limited şirketlerin gerçek kişi ortakları genel olarak 4/1-b kapsamında sigortalı sayılır. Ancak limited şirket ortağı olmayan ve şirkette hizmet akdiyle çalışan kişilerin 4/1-a kapsamında sigortalı bildirilmeleri gerekir.
Bu ayrım tüzel kişi müdürün gerçek kişi temsilcisi bakımından da önemlidir. Temsilci, temsil ettiği limited şirketin ortağı değilse ve bu şirketle hizmet akdi ilişkisi mevcutsa 4/a kapsamında sigortalı olması mümkündür ve gerekli şartlar varsa zorunludur. Ancak kişi, temsil edilen şirketin değil de tüzel kişi ortağın ortağı ise, kendi ortaklığı nedeniyle başka bir 4/b statüsü bulunabilir. Bu durumda 5510 sayılı Kanun’un statülerin çakışmasına ilişkin hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Özellikle aynı kişinin bir şirkette limited şirket ortağı olarak 4/b kapsamındayken başka bir şirkette hizmet akdiyle çalışması halinde 4/a ve 4/b çakışması oluşabilir. Bu tür durumlarda SGK uygulaması, fiili çalışma ve statü çakışması hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Öncelik 4/1-a statüsündedir. Bir kişi ortağı olmadığı bir limited şirkette 4/1-a statüsünde hizmet akdiyle çalışıyorsa bu sigortalılığı kesilinceye ve her ay için 30 gün sigorta primi ödemesi yapılmaya devam edildiği sürece limited şirket ortaklığı nedeniyle 4/1-b sigorta statüsüne geçmez.
Huzur Hakkı Ödemelerinde Gelir Vergisi ve Damga Vergisi
Gerçek kişiye huzur hakkı veya benzeri adla yapılan ödeme, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesi kapsamında ücret niteliğinde ise Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesine göre gelir vergisi tevkifatına tabidir. Stopaj oranı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesindeki artan oranlı tarife dikkate alınarak uygulanır.
Ayrıca ücret bordrosu niteliğindeki kağıtlar bakımından 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde damga vergisi gündeme gelir. Ücret ödemeleri, istisna ve asgari ücret vergi istisnası uygulamaları dahil olmak üzere güncel bordro mevzuatına göre hesaplanmalıdır.
Şirket açısından bu ödemelerin gider yazılabilmesi için ödemenin işle ilgili, gerçek, belgelendirilebilir ve emsallere uygun olması gerekir. Özellikle ilişkili kişilerle yapılan ödemelerde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesindeki transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri dikkate alınmalıdır.
SGK Primine Tabi Kazanç Bakımından Dikkat Edilecek Noktalar
Bir ödeme vergi mevzuatı açısından ücret sayılabilir; ancak SGK primi bakımından ayrıca 5510 sayılı Kanun’un prime esas kazanca ilişkin 80 inci maddesi dikkate alınır. Hizmet akdiyle çalışan sigortalıya yapılan ücret ve ücret niteliğindeki ödemeler genel olarak prime esas kazanca dahil edilir.
Bu nedenle gerçek kişi temsilci limited şirkette 4/a sigortalısı olarak çalışıyorsa, kendisine yapılan aylık ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemelerin SGK prime esas kazanca dahil edilip edilmeyeceği 5510 sayılı Kanun ve ikincil SGK düzenlemeleri çerçevesinde incelenmelidir.
Ancak hizmet akdi bulunmadan yalnızca organ temsil fonksiyonu nedeniyle yapılan ödemelerden olan huzur hakkı ödemelerinde 4/1-a statüsünden SGK primi hesaplanmaz. Bu nedenle uygulamada ödeme türü ile fiili çalışma biçimi uyumlu olmalı; gerçekte çalışma olmadığı halde sigortalılık bildirimi yapılmamalı, gerçekte çalışma olduğu halde de sigortasız ödeme yapılmamalıdır.
Uygulamada En Doğru Yol Nasıl Belirlenir?
Limited şirketlerde tüzel kişi müdür ve gerçek kişi temsilci yapısı kurulurken karar metinleri, ticaret sicili işlemleri, bordro uygulaması ve muhasebe kayıtları birlikte planlanmalıdır. Yanlış sınıflandırma; SGK idari para cezası, sahte sigortalılık tartışması, eksik prim tahakkuku, vergi ziyaı, gider reddi veya örtülü kazanç dağıtımı risklerine yol açabilir.
| Pratik Kontrol Sorusu | Evet İse | Hayır İse |
|---|---|---|
| Gerçek kişi limited şirkette fiilen çalışıyor mu? | 4/a sigortalılık ve bordro değerlendirilmelidir | Sadece temsilci sıfatı ayrıca incelenmelidir |
| Ücret düzenli olarak limited şirketten mi ödeniyor? | Gelir vergisi stopajı, damga vergisi ve SGK yönü kontrol edilmelidir | Ödeme tüzel kişi müdüre yapılıyorsa belge düzeni incelenmelidir |
| Genel kurul veya müdürler kurulu kararında ödeme açıkça belirlenmiş mi? | Belgelendirme güçlenir | Karar ve dayanak eksikliği giderilmelidir |
| Temsilci başka bir şirketin ortağı olarak 4/b kapsamında mı? | Statü çakışması hükümleri kontrol edilmelidir | Doğrudan hizmet akdi ilişkisi varsa 4/a uygulanabilir |
| Ödeme ilişkili kişiye yapılıyor mu? | Emsallere uygunluk ve transfer fiyatlandırması riski incelenmelidir | Genel gider ve ücret hükümleri uygulanır |
Özelte
Tüzel kişi ortağın limited şirkete müdür olarak atanması halinde, bu tüzel kişi adına hareket eden gerçek kişi temsilci otomatik olarak limited şirketten huzur hakkı alması gereken kişi değildir. Ödemenin muhatabı, niteliği ve dayanağı belirlenmelidir. Yazının sonunda verilen 11.04.2014 tarihli özelgede; tüzel kişiye ortağa ödeme yapılması halinde idare fatura düzenlenmesi ve genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerektiği şeklinde görüşünü bildirmiştir.
Yasal Dayanak Tablosu
| Mevzuat | İlgili Madde veya Bölüm | Düzenlemenin Konusu | Yazıdaki Önemi |
|---|---|---|---|
| 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu | Madde 623 – Şirketin yönetimi ve temsili | Limited şirketlerde müdürlerin atanması, tüzel kişinin müdür olabilmesi ve gerçek kişi temsilci belirlenmesi | Tüzel kişi müdür ve gerçek kişi temsilci yapısının temel ticaret hukuku dayanağıdır |
| 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu | Madde 624 – Müdürler kurulu başkanı | Birden fazla müdür bulunması halinde müdürler kurulu işleyişi | Yönetim organizasyonunun belirlenmesinde dikkate alınır |
| 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu | Madde 625 – Müdürlerin devredilemez ve vazgeçilemez görevleri | Limited şirket müdürlerinin temel yönetim görevleri | Temsilcinin yürüttüğü faaliyetlerin yönetim göreviyle bağlantısını gösterir |
| 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu | Madde 61 – Ücretin tarifi | Ücret, huzur hakkı ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin ücret niteliği | Gerçek kişiye yapılan ödemelerin vergisel niteliğini belirler |
| 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu | Madde 94 – Vergi tevkifatı | Ücret ödemelerinde gelir vergisi stopajı | Huzur hakkı ve ücret ödemelerinde stopaj yükümlülüğünü belirler |
| 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu | Madde 103 – Gelir vergisi tarifesi | Artan oranlı gelir vergisi tarifesi | Ücret stopajı hesaplamasında uygulanır |
| 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu | Madde 6 – Safi kurum kazancı | Kurum kazancının tespitinde giderlerin dikkate alınması | Şirket tarafından yapılan ödemelerin gider niteliği bakımından önemlidir |
| 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu | Madde 13 – Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı | İlişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesi | Tüzel kişi ortak, temsilci ve ilişkili kişilere yapılan ödemelerde risk analizini sağlar |
| 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | Madde 4 – Sigortalı sayılanlar | 4/a ve 4/b sigortalılık statüleri | Gerçek kişi temsilcinin çalışan mı, ortak statüsünde mi değerlendirileceğini belirler |
| 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | Madde 53 – Sigortalılık hallerinin birleşmesi | Birden fazla sigortalılık statüsünün çakışması | Temsilcinin başka şirket ortaklığı nedeniyle 4/b statüsü varsa uygulanır |
| 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | Madde 80 – Prime esas kazançlar | Sigortalılara yapılan ödemelerin prime tabi olup olmadığı | 4/a kapsamında çalışan temsilciye yapılan ödemelerde SGK prim matrahını belirler |
| 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | Madde 86 – Prim belgeleri ve işveren yükümlülükleri | Aylık prim ve hizmet bildirimi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi yükümlülükleri | 4/a sigortalı bildirimlerinin usulünü belirler |
| 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu | Ekli 1 sayılı tablo, IV/1 | Maaş, ücret ve benzeri ödemelere ilişkin kağıtlarda damga vergisi | Bordro ve ücret ödemelerinde damga vergisi yönünden dikkate alınır |
| Ticaret Sicili Yönetmeliği | Limited şirketlerde müdürlerin tesciline ilişkin hükümler | Müdür ataması, temsil yetkisi ve tescil süreçleri | Tüzel kişi müdür ve gerçek kişi temsilcinin sicile tescili bakımından önemlidir |
Örnek Özelge
| Tarih | : | 11.04.2014 |
| Yayın Dönemi | : | Mart 2015 |
Başlık: Tüzel kişiliğin yönetim kurulu üyesi olması durumunda elde edilen huzur hakkının KV ve KDV uygulaması hk.
Tarih: 11/04/2014
Sayı: 64597866-125[6-2015]-49
Kapsam
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin iştiraki bulunduğu bazı tüzel kişiler nezdinde yönetim kurulu üyesi seçildiği ve bu yönetim kurullarında şirketinizi temsilen gerçek kişilerin görevlendirildiği belirtilerek, tüzel kişi yönetim kurulu üyesi sıfatıyla elde edilecek huzur hakkının şirket tüzel kişiliği veya şirket temsilcisine ödenmesi halinde kurumlar vergisine, gelir vergisine ve katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu hükmüne yer verilmiş olup; 6 ncı maddesinde de, kurumlar vergisinin, mükellefin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, bu kazancın tespitinde de Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde,”Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” hükmüne yer verilmiş olup, 2 nci maddesinde de gelire giren kazanç ve iratlar yedi bent halinde sayılmıştır.
Aynı Kanunun “Ücretin tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde; ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hükmüne yer verilmiş olup, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasında, anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulunun bulunacağı; ikinci fıkrasında, bir tüzel kişinin yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişinin de tescil ve ilan olunacağı; ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış olduğunun, şirketin internet sitesinde hemen açıklanacağı; tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişinin toplantılara katılıp oy kullanabileceği hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 394 üncü maddesinde ise yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; iştirak ettiğiniz bazı tüzel kişiler nezdindeki yönetim kurulu üyeliğiniz nedeniyle bu iştirakleriniz tarafından ödenen huzur hakkı bedelleri şirketinizin geliri sayılacağından, bu bedellerin kurum kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, yönetim kurulu üyeliğiniz dolayısıyla iştiraklerinizden alınan huzur hakkı bedellerinden, şirketinizi söz konusu yönetim kurullarında temsil eden personelinize tarafınızca yapılacak ödemeler ücret olarak kabul edileceğinden, bu ödemeler üzerinden şirketiniz tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmekle birlikte söz konusu ücretin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
II-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;
1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’nin konusunu oluşturduğu,
4/1 maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği,
20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,
hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Kararname eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir.
Bu hükümler çerçevesinde; Şirketinizin, iştiraki olduğu firmaların yönetim kurulu üyeliğinden elde ettiği bedeller, bu firmaların yönetim ve idaresine yönelik hizmetin karşılığı olduğundan; bu bedellerin, genel oranda (%18) KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
_________________________________
Önerilen Diğer İçerikler
_________________________________
Geç Ödenen KDV Tevkifatı Ne Zaman İndirilir? 2026 KDV1 Beyannamesinde İndirim Uygulaması
Finansal Kiralama ile Alınan Binek Araçlarda KDV, ÖTV, Maliyet ve Gider Kısıtlaması
Geçmiş Yıl Zararları Geçmiş Yıl Karlarından Mahsup Edilebilir mi? Muhasebe ve Vergi Uygulaması
Önemli Not: Bu yazıda verilen bilgiler genel bilgilendirme mahiyetinde olup, kişilerin, işletmelerin, kurumların ve bu içerikteki olayla benzer durumları bulunan işletmelerin/kişilerin konunun uzmanı mali müşavir ve diğer uzmanlardan kendi işletmeleri özelinde profesyonel destek almalarının önemli olduğunu belirtiriz.
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
Detayli Analiz Makalemiz
Limited Şirkette Tüzel Kişi Müdürün Gerçek Kişi Temsilcisi Huzur Hakkı Alabilir mi, SGK’lı Çalışan Olabilir mi?Limited şirketlerde tüzel kişi müdürün gerçek kişi temsilcisine huzur hakkı ödenmesi ve SGK statüsü hakkında pratik bilgiler. Vergi ve sosyal güvenlik yönüyle d...
Topluluktan İlgili Sorular
✓ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI HK
Şirket birleşmesi hk
✓ Sermaye Avansları Ne Zaman Örtülü Sermaye Sayılır?
✓ Merhaba, 2026 Mart ayında e-Fatura portalında yaşanan teknik sorunlar?
✓ Limited şirket ortağının SGK primi nasıl hesaplanır?