USD 45,9911 ₺ EUR 53,5118 ₺ GBP 61,9969 ₺ CHF 58,5022 ₺ Gram Altın 6.409,16 ₺ Çeyrek 10.650,95 ₺ Yarım 21.301,90 ₺ Tam 42.473,51 ₺ Cumhuriyet 43.748,00 ₺ BIST 100 13.694 TCMB Faiz %50,00
↑↓ gezin esc kapat
Müşavirler Kulübü Gelişmiş Ara

Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşma Tutanaklarında Damga Vergisi Muafiyeti (2026)

Kısa Özet

Avukatlık Kanunu 35/A kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanaklarının damga vergisi muafiyeti, ilam niteliği, uygulama ve muhasebe boyutuyla 2026 itibarıyla analiz...

Baris Kilic
6 dk okuma 6 goruntuleme
Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşma Tutanaklarında Damga Vergisi Muafiyeti (2026)

Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşma Tutanaklarında Damga Vergisi Muafiyeti (2026)

Giriş ve Arka Plan

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesi, taraflar arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarının, mahkeme sürecine gidilmeden veya davaya gidilmişse henüz duruşma başlamadan önce, avukatlar aracılığıyla uzlaşma yöntemi ile çözülebilmesine imkân tanıyan, hem yargı yükünü azaltan hem de taraflara daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir çözüm sunan özel bir mekanizmadır.

Bu mekanizma çerçevesinde düzenlenen uzlaşma tutanaklarının hukuki mahiyeti, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 ve 68/A maddeleri uyarınca ilam niteliğinde belge olmasıdır. Bu durum, söz konusu tutanakların icra kabiliyeti açısından mahkeme ilamlarına benzer bir güç kazanması anlamına gelir.

Ancak uygulamada, 35/A uzlaşma tutanaklarının damga vergisi karşısındaki durumu uzun süredir tereddüt konusu olmuştur. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre belli parayı içeren sözleşmeler, sulhnameler ve benzeri kağıtlar kural olarak damga vergisine tabidir. 35/A uzlaşma tutanakları, içerikleri itibarıyla çoğu zaman alacak, ödeme planı, feragat, ibra gibi hükümler içermekte ve ilk bakışta damga vergisine tabi bir “sulhname/mukavele” görünümü arz etmektedir.

İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü’nün 06.04.2026 tarihli ve E‑97895701‑155[2025/20]‑464441 sayılı özelgesi, bu tereddüdü önemli ölçüde gidermiş; Avukatlık Kanunu 35/A kapsamında düzenlenen ve kanuni şartları taşıyan uzlaşma tutanaklarının damga vergisinden istisna olduğu sonucuna ulaşmıştır. Özelgede, bu tutanakların ilam niteliği vurgulanmış ve bu hukuki nitelik nedeniyle damga vergisi aranmayacağı belirtilmiştir.

Düzenlemenin Detayları

İstanbul Defterdarlığı özelgesinin merkezinde iki temel mevzuat ekseni bulunmaktadır:

  • Avukatlık Kanunu m.35/A – uzlaşma tutanaklarının ilam niteliği
  • Damga Vergisi Kanunu – kağıdın mahiyeti esasına dayalı vergileme

1. Avukatlık Kanunu 35/A düzenlemesi

Avukatlık Kanunu m.35/A’ya göre; avukatlar, dava açılmadan veya dava açılmış olup henüz duruşma başlamadan önce, taraflar serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşmanın konusu, şartları, tarafların hak ve yükümlülükleri, varsa ödeme planı ve diğer hususları içeren bir uzlaşma tutanağı düzenlenir ve bu tutanak taraflar ile avukatları tarafından birlikte imzalanır.

Kanun açıkça, bu tutanakların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde olduğunu belirtmektedir. Bu ifade, özelgede de dayanak alınarak, söz konusu kağıdın hukuki mahiyetinin klasik bir sözleşme veya sulhname değil, icra edilebilir bir ilam niteliğindeki belge olduğunu ortaya koymaktadır.

2. Damga Vergisi Kanunundaki genel çerçeve

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda sayılan kağıtlar damga vergisine tabidir. 4. maddede, bir kağıdın hangi vergiye tabi olduğunun tespitinde kağıdın mahiyetinin esas alınacağı, mahiyeti tayin edilirken de kanunlarda açıkça adı belirtilmiş kağıtlarda bu adı, diğerlerinde ise içerdikleri hüküm ve mananın dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

Damga vergisinin konusunu, iktisadi işlemlerden ziyade hukuki işlemler nedeniyle düzenlenen ve ispat/tevsik kabiliyeti olan kağıtlar oluşturur. Belli parayı içeren sözleşmeler, mukavelenameler, sulhnameler ve taahhütnameler kural olarak damga vergisine tabidir. Nispi damga vergisinde matrah, kağıtta yazılı belli para; maktu damga vergisinde ise kağıdın mahiyetidir.

3. Eski – yeni yaklaşımın karşılaştırılması

Özelge öncesinde pek çok uygulayıcı, 35/A uzlaşma tutanaklarını içerdikleri hükümler nedeniyle fiilen bir sulhname veya sözleşme gibi değerlendirerek, üzerinde yazılı alacak tutarını damga vergisi matrahı olarak görmekteydi. Bu bakış açısına göre, 35/A tutanaklarının Damga Vergisi Kanunu (1) sayılı tabloda “belli parayı ihtiva eden mukavelenameler ve sulhnameler” başlığı altında vergilendirilmesi gerektiği savunuluyordu.

İstanbul Defterdarlığı’nın 06.04.2026 tarihli özelgesi ise, kağıdın vergilendirilmesinde sadece içeriğinin değil, hukuki mahiyetinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Buna göre:

  • 35/A tutanakları, Avukatlık Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereği ilam niteliğindedir.
  • İlam niteliğindeki kağıtların, mahkeme ilamlarında olduğu gibi damga vergisine tabi tutulmaması gerektiği değerlendirilmiştir.
  • Bu nedenle, 35/A uzlaşma tutanaklarının damga vergisinden istisna olduğu sonucuna varılmıştır.

Özelgede, ilam niteliği açıkça ön plana çıkarılarak; “1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağı” başlıklı ve kanuni şartları taşıyan kağıt için damga vergisi aranmayacağı ifade edilmiştir.

Avukatlık Kanunu Kapsamında Düzenlenen Uzlaşma Tutanaklarına Damga Vergisi Muafiyeti

Uygulamada Nasıl İşleniyor?

Avukatlık Kanunu m.35/A kapsamındaki uzlaşma süreci ve buna bağlı olarak damga vergisi muafiyetinin uygulamaya yansıması, hem hukuki süreç hem de muhasebe/vergisel kayıtlar açısından adım adım şu şekilde özetlenebilir:

1. Uzlaşma sürecinin hukuki akışı

  • Uzlaşmaya davet: Avukat, müvekkilinin talebi üzerine, karşı tarafı Avukatlık Kanunu 35/A hükümlerine göre uzlaşmaya davet eder.
  • Tarafların katılımı: Uzlaşma, mutlaka tarafların avukatları aracılığıyla yürütülür; avukat olmadan yalnızca taraflar arasında sağlanan anlaşmalar, m.35/A anlamında geçerli bir uzlaşma sayılmaz.
  • Müzakereler: Tarafların iddia ve savunmaları ortaya konulur, ödeme şartları, taksitlendirme, feragat, ibra gibi hususlar müzakere edilir.
  • Uzlaşma tutanağı düzenlenmesi: Müzakereler sonucunda mutabakata varılırsa, Türkiye Barolar Birliği Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği’nde öngörülen unsurları içeren bir uzlaşma tutanağı düzenlenir.
  • İmzalar: Tutanak, taraflar ve avukatları tarafından birlikte imzalanır.
  • İlam niteliği: Tutanakta, 1136 sayılı Kanun m.35/A uyarınca 2004 sayılı Kanunun 38 ve 68/A maddelerine göre ilam niteliğinde olduğu açıkça belirtilir.

2. Uzlaşma tutanağının içeriği ve TBB Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği

Türkiye Barolar Birliği’nin Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği’ne göre uzlaşma tutanağında bulunması gereken başlıca unsurlar şunlardır:

  • Tarafların kimlik ve iletişim bilgileri
  • Taraf avukatlarının kimlik ve baro bilgileri
  • Uzlaşma tutanağının düzenlendiği yer ve tarih
  • İddia ve savunmaların kısa özeti ile uzlaşmanın konusu
  • Taraflar arasındaki mutabakat, ödeme şartları, hak ve yükümlülükler
  • İlam niteliğine ilişkin açık ifade (İİK m.38 ve 68/A atfı)
  • Uzlaştırma giderleri ve varsa yargılama giderlerinin kimde kalacağı
  • Taraflar ve avukatlarının imzaları
  • Tutanağın kaç nüshadan oluştuğu ve taraflara verildiğine dair kayıt

Bu unsurların tam ve doğru şekilde yer alması, özelgede aranan en önemli şart olan ilam niteliğinin tereddütsüz ortaya konulması açısından kritik önemdedir.

3. Damga vergisi boyutu – beyan ve ödeme

Damga Vergisi Kanunu uyarınca, damga vergisinin mükellefi, damga vergisine tabi kağıtları düzenleyip imza edenlerdir. Avukatlar da taraf oldukları ve imza ettikleri sözleşmeler nedeniyle damga vergisi yükümlüsü olabilmektedir. Ancak burada temel ayrım şudur:

  • 35/A uzlaşma tutanağı – Özelgeye göre ilam niteliğindeki bu belge için damga vergisi aranmaz.
  • Başka nitelikte sözleşme/tutanak – Örneğin avukatlık sözleşmesi, genel sulhname veya diğer sözleşmeler damga vergisine tabi olmaya devam eder.

Avukatlar kural olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis etmek zorunda değildir; damga vergisine tabi bir kağıt düzenlediklerinde, kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün içinde damga vergisi beyannamesi verip vergiyi ödemekle yükümlüdürler. Ancak 35/A kapsamındaki ilam niteliğindeki uzlaşma tutanakları için, İstanbul Defterdarlığı özelgesi doğrultusunda, bu yönde bir beyan ve ödeme yapılmaması gerekmektedir.

4. Muhasebe kayıtlarına yansıma

Uzlaşma tutanakları damga vergisinden istisna olmakla birlikte, uzlaşma sonucu yapılan ödemeler, feragat edilen alacaklar, ibra edilen borçlar ve avukatlık ücretleri, tarafların ve avukatların muhasebe kayıtlarında yerini almaya devam eder. Örnek kayıt yapısı şu şekilde olabilir:

  • Alacaklı şirket açısından, tahsil edilen tutar kadar kasa/banka hesabı borçlandırılır, ilgili alacak hesabı alacaklandırılır. Feragat edilen kısım, işletmenin tercih ve ihtilafın niteliğine göre gider veya zarar hesabında izlenebilir.
  • Borçlu şirket açısından, ödeme yapılan tutar kadar borç hesabı borçlandırılır, kasa/banka hesabı alacaklandırılır; feragat edilen borç kısmı ise diğer olağan gelirler veya olağandışı gelirler hesabına alınabilir.
  • Avukat açısından, aldığı vekâlet ücreti serbest meslek kazancı olarak kaydedilir ve KDV, gelir vergisi stopajı vb. bakımından genel hükümler uygulanır.

Damga vergisi yönünden ise, 35/A uzlaşma tutanağı için herhangi bir damga vergisi gideri kaydı yapılmaz; bu, doğrudan bir vergi yükünün ortadan kalkması anlamına gelir.

Örnek Senaryo

Aşağıdaki sayısal senaryo, damga vergisi muafiyetinin pratik etkisini ortaya koymak açısından faydalı olacaktır.

Varsayımlar

  • Alacaklı: A A.Ş.
  • Borçlu: B Ltd. Şti.
  • Uyuşmazlık konusu alacak: 1.200.000 TL (fatura alacağı)
  • Uyuşmazlık, serbestçe tasarruf edilebilecek nitelikte bir ticari alacak uyuşmazlığıdır.
  • Her iki tarafın da avukatı vardır ve süreç Avukatlık Kanunu m.35/A’ya göre yürütülmektedir.

Uzlaşma şartları

  • B Ltd., 1.200.000 TL’lik alacağın 900.000 TL’sini ödemeyi, kalan 300.000 TL için ise A A.Ş.’nin feragat etmesini talep eder.
  • Taraflar, 900.000 TL’nin; 300.000 TL peşin, kalan 600.000 TL’nin ise 6 eşit taksitte (her biri 100.000 TL) ödenmesi konusunda anlaşırlar.
  • A A.Ş., 300.000 TL’den feragat ederek alacağın bu kısmından vazgeçer ve borçluyu ibra eder.
  • Tüm bu hususlar, Avukatlık Kanunu 35/A ve TBB Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği’ne uygun bir uzlaşma tutanağına yazılır, taraflar ve avukatları tarafından imzalanır ve ilam niteliği vurgulanır.

Damga vergisi olsaydı ne olurdu? (varsayımsal hesap)

Bu uzlaşma belgesi, klasik bir “sulhname/mukavele” olarak değerlendirilseydi, üzerinde yazılı belli para (örneğin 900.000 TL veya bazı yorumlara göre 1.200.000 TL) üzerinden nispi damga vergisi doğacaktı. Örneğin:

  • Varsayım: Damga vergisi oranı (belli parayı ihtiva eden sulhnameler için) %0,948 olarak ele alınsın (örnek oran; fiili oran ilgili yılın Damga Vergisi Kanunu (1) sayılı tablo ve güncel Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanı kararları ile tespit edilir; bu oran örnekleme amaçlıdır, gerçek oran için güncel tarife dikkate alınmalıdır).
  • Matrah varsayımı: Uzlaşılan tutar 900.000 TL üzerinden hesaplandığında; damga vergisi = 900.000 x 0,00948 ≈ 8.532 TL olurdu.

Bu hesaplamada kullanılan oran ve tutar, sadece ilkeyi göstermek için örnek niteliğindedir; 2026 yılı itibarıyla geçerli damga vergisi oran ve maktu tutarlar için güncel Damga Vergisi Kanunu (1) sayılı tablo ve ilgili Cumhurbaşkanı kararları mutlaka kontrol edilmelidir.

Özelge sonrası durum – fiili uygulama

İstanbul Defterdarlığı özelgesine göre, söz konusu uzlaşma tutanağı Avukatlık Kanunu 35/A kapsamında düzenlenmiş ve ilam niteliğinde kabul edilen bir belge olduğundan, bu kağıt için damga vergisi aranmayacaktır. Böylece:

  • A A.Ş. ve B Ltd., damga vergisi anlamında ek bir mali yük üstlenmez.
  • Taraflar, yalnızca uzlaşma sonucu doğan ödeme ve muhasebe kayıtları ile ilgilenir.
  • Avukatlar, bu tutanak nedeniyle damga vergisi beyannamesi vermeyecek, vergi ödemeyeceklerdir.

Muhasebe kayıt örnekleri

A A.Ş. (Alacaklı) açısından

  • Peşin tahsilat (300.000 TL):

– 102 Bankalar 300.000 TL (Borç)
– 120 Alıcılar 300.000 TL (Alacak)

  • Feragat edilen alacak (300.000 TL):

– 654 Karşılık Giderleri / 689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar (işletmenin tercihine göre) 300.000 TL (Borç)
– 120 Alıcılar 300.000 TL (Alacak)

B Ltd. (Borçlu) açısından

  • Peşin ödeme (300.000 TL):

– 320 Satıcılar / 300 Diğer Borçlar 300.000 TL (Borç)
– 102 Bankalar 300.000 TL (Alacak)

  • İbra edilen borç kısmı (300.000 TL):

– 320 Satıcılar / 300 Diğer Borçlar 300.000 TL (Borç)
– 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar 300.000 TL (Alacak)

Görüldüğü üzere, hiçbir aşamada damga vergisi gideri kaydı yapılmamaktadır. Bu durum, özellikle yüksek tutarlı alacaklarda uzlaşma yolunu tercih eden taraflar açısından önemli bir maliyet avantajı sağlayabilmektedir.

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

Avukatlık Kanunu 35/A kapsamındaki uzlaşma tutanaklarının damga vergisi muafiyetinden yararlanılabilmesi için uygulamada aşağıdaki kritik noktalara dikkat edilmelidir:

  1. (Damga vergisi – Mahiyet ilkesi) Tutanak mutlaka 35/A kapsamında olmalı
    Damga Vergisi Kanunu’na göre kağıdın vergilendirilmesinde mahiyet esastır. Özelgenin sonucu, yalnızca Avukatlık Kanunu 35/A maddesi uyarınca düzenlenen ve kanunda öngörülen unsurları taşıyan, ilam niteliğindeki uzlaşma tutanakları için geçerlidir. Taraflar benzer içerikte bir sulhnameyi 35/A dışı bir sözleşme olarak düzenlerse, bu belge damga vergisine tabi olabilecektir.
  2. (İlam niteliği vurgusu) Tutanakta 35/A ve İİK m.38–68/A atfı açıkça yer almalı
    Tutanakta, Avukatlık Kanunu m.35/A’ya dayanılamadığı veya ilam niteliği açık şekilde belirtilmediği takdirde, idarenin belgenin mahiyetini farklı değerlendirme riski artar. Bu nedenle, tutanağın başlığında ve metninde “1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen” ve “2004 sayılı Kanunun 38 ve 68/A maddeleri uyarınca ilam hükmünde” olduğuna ilişkin ibarelere mutlaka yer verilmelidir.
  3. (Avukat zorunluluğu) Avukatsız uzlaşma geçersiz – damga vergisi riski
    35/A uzlaşmasında, uyuşmazlığa taraf olan herkesin avukatla temsil edilmesi zorunludur. Avukat olmadan taraflar kendi aralarında bir “uzlaşma tutanağı” düzenlerse, bu belge m.35/A kapsamında ilam niteliğinde sayılmaz; bu durumda belge, mahiyetine göre klasik bir sözleşme veya sulhname olarak damga vergisine tabi tutulabilir.
  4. (Uzlaşma konusu) Sadece tasarruf edilebilir haklar için geçerlilik
    Taraflar, yalnızca serbestçe tasarruf edebilecekleri hak ve alacaklar bakımından 35/A uzlaşmasına gidebilirler. Aile hukuku, kamu düzenine ilişkin statü hakları gibi tasarruf edilemeyen konularda 35/A mekanizması kullanılamaz; buna rağmen böyle bir tutanak düzenlenirse hem geçerlilik hem de damga vergisi bakımından ciddi riskler doğabilir.
  5. (Özelgenin bağlayıcılığı) Özelge kişi ve olaya özgüdür, ancak emsal niteliği güçlü
    06.04.2026 tarihli özelge, başvuru sahibi ve olay ile sınırlı olarak bağlayıcıdır; diğer mükellefler bakımından doğrudan bağlayıcılık taşımamakla birlikte, Gelir İdaresi’nin konuya bakış açısını açık şekilde ortaya koyduğu için emsal niteliği yüksektir. Farklı vergi dairelerinde tereddüt yaşanması halinde, bu özelgeye atıf yapılarak benzer yönde görüş talep edilmesi yerinde olacaktır.

Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler

Mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler, Avukatlık Kanunu 35/A kapsamındaki uzlaşma tutanaklarının damga vergisi muafiyeti ile ilgili olarak aşağıdaki aksiyonları planlamalıdır:

  • Müvekkil bilgilendirmesi: Özellikle yüksek tutarlı alacak/borç uyuşmazlıklarında 35/A uzlaşma yolunun ve damga vergisi muafiyetinin, dava ve klasik sulhname alternatifleriyle karşılaştırmalı olarak mükelleflere açıklanması faydalıdır.
  • Belgelerin kontrolü: Müşterilere ait 35/A uzlaşma tutanaklarının; başlık, dayanak kanun maddeleri, ilam niteliği ibareleri, taraf ve avukat imzaları gibi unsurlar bakımından eksiksiz olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.
  • Damga vergisi beyannamesi taraması: Geçmiş dönemlerde yanlışlıkla 35/A uzlaşma tutanakları için damga vergisi beyan edilmiş ve ödenmiş ise, olayın detayına göre düzeltme ve iade imkanlarının değerlendirilmesi gerekir (burada her olay kendi özelinde, vergi dairesi ile yazışma ve gerekirse yeni özelge talepleriyle ele alınmalıdır).
  • Muhasebe kayıtlarının düzenlenmesi: Uzlaşma sonucu doğan alacak feragatleri, borç ibraları ve tahsilatlar için doğru hesapların kullanılması; damga vergisi gideri kaydedilmemesi; buna karşılık avukatlık ücretleri, yargılama giderleri vb. kalemlerin doğru sınıflandırılması gerekmektedir.
  • Avukatlarla koordinasyon: 35/A sürecine eşlik eden avukatlarla yakın iletişim kurularak; tutanak örneklerinin önceden incelenmesi, gerekirse metinlerde vergisel riskleri azaltacak ifadeler (örneğin ilam niteliği ibareleri) konusunda önerilerde bulunulması, mükellef lehine daha güvenli bir uygulama sağlayacaktır.
  • Mevzuat takibi: Damga Vergisi Kanunu’ndaki oran ve istisna değişiklikleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan yeni özelge ve sirkülerlerin düzenli takip edilmesi; zira gelecekte 35/A uzlaşma tutanaklarının vergisel statüsüne ilişkin yeni düzenleme veya içtihatlar ortaya çıkabilir.

Sık Sorulan Sorular

Soru 1: Her 35/A uzlaşma tutanağı damga vergisinden istisna mıdır?

Cevap: Hayır. İstanbul Defterdarlığı’nın 06.04.2026 tarihli özelgesine göre, damga vergisi muafiyeti, Avukatlık Kanunu 35/A maddesinde belirtilen şartları taşıyan, taraflar ve avukatları tarafından imzalanmış ve İcra ve İflas Kanununun 38. maddesi kapsamında ilam niteliğinde kabul edilen uzlaşma tutanakları için söz konusudur. Usulüne uygun düzenlenmemiş, avukatsız veya ilam niteliği tartışmalı tutanaklar bu kapsamda değerlendirilemeyebilir.

Soru 2: Uzlaşma, dava açıldıktan sonra ama duruşma başladıktan sonra yapılırsa 35/A uygulanır mı, damga vergisi durumu ne olur?

Cevap: Avukatlık Kanunu m.35/A, dava açılmadan veya dava açılmış olup henüz duruşma başlamadan önceki dönemde uygulanabilir. Duruşma başladıktan sonra taraflar arasında yapılan sulh, klasik anlamda mahkeme içi sulh olarak değerlendirilir ve mahkeme kararıyla birlikte ilam niteliği kazanır. Bu durumda belge, 35/A uzlaşma tutanağı değil; mahkeme ilamı ve/veya mahkeme onaylı sulh olarak ortaya çıkar. Mahkeme ilamları kural olarak damga vergisine tabi tutulmamaktadır; ancak somut olaya göre mahkeme dışı düzenlenen ek sözleşmeler için damga vergisi söz konusu olabilir. Her dosya özelinde mahkeme kararının ve sulh metninin incelenmesi gerekir.

Soru 3: 35/A tutanağı ile birlikte ayrıca bir “sulh sözleşmesi” imzalarsak, bu sözleşme damga vergisine tabi olur mu?

Cevap: Evet, ciddi bir risk vardır. Eğer taraflar 35/A uzlaşma tutanağına ek olarak, benzer içerikte veya ek hükümler içeren ayrı bir “sulh sözleşmesi/mukavele” düzenlerlerse, bu ikinci belge ilam niteliğinde olmayıp klasik bir sözleşme olarak değerlendirilebilir. Bu durumda, sözleşmenin mahiyetine ve içerdiği belli paraya göre 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu (1) sayılı tablo kapsamında damga vergisi doğabilir. Bu yüzden, uzlaşma şartlarının mümkün olduğunca 35/A tutanağı içinde ve ilam niteliği koruyacak şekilde düzenlenmesi tavsiye edilir.

Soru 4: Avukatlık ücretine ilişkin hükümler 35/A tutanağında yer alırsa damga vergisi riski oluşur mu?

Cevap: Avukatlık ücretinin hangi tarafça ve ne şekilde ödeneceğinin 35/A tutanağında belirtilmesi, tek başına belgeyi damga vergisine tabi hale getirmez; zira özelgenin esası, belgenin ilam niteliğidir. Bununla birlikte avukatlık ücreti, esasen ayrı bir avukatlık sözleşmesine konu olduğundan, bu sözleşmenin kendisi Damga Vergisi Kanunu hükümlerine göre damga vergisine tabi olabilir. Uygulamada, avukatlık ücretine ilişkin ayrıntıların 35/A tutanağından ziyade ayrı bir avukatlık sözleşmesinde düzenlenmesi ve bu sözleşmenin damga vergisi yükümlülüğünün ayrıca değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Soru 5: Geçmişte 35/A uzlaşma tutanağı için damga vergisi beyan edilip ödenmişse iade talep edilebilir mi?

Cevap: Teorik olarak, damga vergisinin yersiz tahsil edildiği durumlarda düzeltme ve iade talep etme imkanı bulunmaktadır. Ancak 35/A tutanağı özelinde, her olayın somut şartları (tutanağın içeriği, ilam niteliğinin açıklığı, tarih, vergilendirme dönemleri vs.) ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Uygulamada, ilgili vergi dairesine başvurulup, söz konusu tutanakların Avukatlık Kanunu m.35/A kapsamında ilam niteliğinde olduğu ve İstanbul Defterdarlığı’nın 06.04.2026 tarihli özelgesine atıfla damga vergisinin yersiz olduğu gerekçesiyle düzeltme/iade talep edilmesi mümkündür. Ancak vergi idaresinin tutumu, olayın detayına ve süre aşımı (düzeltme zamanaşımı) durumuna göre değişebilir.

Sonuç ve Değerlendirme

İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü’nün 06.04.2026 tarihli özelgesi, Avukatlık Kanunu m.35/A kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanaklarının damga vergisi uygulamasındaki konumunu netleştirmesi bakımından önemlidir. Özelge, kağıtların vergilendirilmesinde sadece içeriğe değil, hukuki mahiyete bakılması gerektiğini vurgulamakta; ilam niteliğindeki 35/A uzlaşma tutanaklarının damga vergisine tabi olmadığı sonucuna ulaşmaktadır.

Bu yaklaşım, bir yandan yargı dışı uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin teşvik edilmesine ve yargı yükünün azaltılmasına katkı sağlamakta, diğer yandan taraflar için damga vergisi anlamında önemli bir maliyet avantajı yaratmaktadır. Özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda, 35/A uzlaşma yolu ile klasik mahkeme veya mahkeme dışı sulh sözleşmesi alternatifleri arasında damga vergisi maliyeti de dikkate alınarak stratejik bir tercih yapılması gerekmektedir.

Bu çerçevede, avukatlar, mali müşavirler ve mükelleflerin; 35/A uzlaşma tutanaklarının usulüne uygun şekilde düzenlenmesine, ilam niteliğinin metin içinde açıkça gösterilmesine, avukat zorunluluğuna uyulmasına ve tutanak dışında ek sulh sözleşmeleri düzenlenmesi halinde damga vergisi riskine dikkat etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Yasal Dayanaklar

Aşağıda, makalede atıf yapılan başlıca yasal dayanaklar ve düzenlemeler özetlenmiştir:

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu
    – Madde 35/A: Avukatların uzlaşma sağlama yetkisi, uzlaşma tutanağının düzenlenme usul ve esasları, tutanakların ilam niteliği.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
    – Madde 38: İlâmlar ve ilâm mahiyetini haiz belgeler.
    – Madde 68/A: İlam niteliğindeki belgelerin icra kabiliyeti ve takibi.
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu
    – Madde 1: Damga vergisinin konusu ve (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar.
    – Madde 4: Kağıdın mahiyetine göre vergileme ilkesi.
    – Madde 10: Nispi/maktu damga vergisi ve belli para kavramı.
  • Türkiye Barolar Birliği Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği
    – Madde 1–2: Amaç ve kapsam, 1136 sayılı Kanun m.35/A’ya dayanma.
    – Tanımlar: Uzlaşma tutanağı, ilam hükmündeki belge niteliği.
    – Uzlaşma süreci ve tutanakta yer alması gereken unsurlar.
  • İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü Özelgesi
    – Tarih: 06.04.2026
    – Sayı: E‑97895701‑155[2025/20]‑464441
    – Konu: 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma tutanağının damga vergisine tabi olup olmadığı.
    – Sonuç: Kanuni şartları taşıyan, ilam niteliğindeki 35/A uzlaşma tutanaklarının damga vergisinden istisna olduğu değerlendirilmiştir.
2026 Damga Vergisi Oranları
ParametreGüncel Değer
Ücret Bordrosu‰ 7,59
Sözleşmeler (Nispi)‰ 9,48
Kira Sözleşmesi‰ 1,89
Resmi Dairelere Verilen Makbuzlar‰ 9,48
İhale Kararları‰ 5,69

Kaynak: Resmi Gazete, SGK, GİB | Güncel: 06.06.2026

Yorumlar (0)

Yorum yapmak icin giris yapin.
Bu makaleye henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Akış Mevzuat
Sinav Giriş