2026 Enerji ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflık Yönetmeliği Ertelemesi ve Etkileri
Giriş ve Arka Plan
Enerji Piyasasında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik, 14.02.2026 tarih ve 33168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve Türkiye’de ilk kez elektrik ve doğal gaz piyasaları ile emisyon ticaret sistemi (ETS) ve organize YEK-G piyasasını aynı çatı altında düzenleyen, kapsamlı bir şeffaflık ve piyasa bütünlüğü çerçevesi getirdi.
Söz konusu Yönetmelik, başlangıçta 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde kaleme alınmıştı. Ancak piyasa katılımcıları, özellikle de EPİAŞ nezdinde işlem yapan üretim şirketleri, tedarikçiler, büyük tüketiciler, portföy yönetim şirketleri, ithalat‑ihracat yapan lisanslı şirketler ve çevresel piyasaların potansiyel oyuncuları açısından uyum sürecinin çok kısa olduğu yönünde yoğun geri bildirimler oluştu.
Bu çerçevede, 23.05.2026 tarihli ve 33262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile yürürlük tarihi 6 ay daha ötelenmiş ve 16 ncı maddede yer alan tarihte değişiklik yapılmıştır.
Bu değişiklik, teknik olarak sadece bir tarih ertelemesi gibi gözükse de, fiiliyatta enerji ve çevresel piyasa oyuncularına yaklaşık 7 aylık ek bir uyum penceresi açmakta; muhasebe, vergi ve iç kontrol süreçlerinin yeniden tasarlanması açısından ciddi bir fırsat sunmaktadır.
Düzenlemenin Detayları
Değişiklik yapan Yönetmeliğin metni son derece kısa ve net olup, esasen tek maddelik bir içerik değişikliği taşımaktadır.
Değişiklik Yönetmeliğinin tam metni özetle şu şekildedir:
Mevzuatın Adı: Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Resmî Gazete Tarihi: 23.05.2026
Resmî Gazete Sayısı: 33262
Madde 1: 14/2/2026 tarihli ve 33168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1/6/2026” ibaresi “1/1/2027” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 2: Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3: Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.
Dolayısıyla, 14.02.2026 tarihli ana Yönetmelikte öngörülen yürürlük tarihi 1 Haziran 2026 iken, bu değişiklikle birlikte Yönetmeliğin yürürlük tarihi 1 Ocak 2027 olarak güncellenmiştir. Değişiklik, hüküm doğuran yönüyle yalnızca yürürlük zamanını etkilemekte, Yönetmeliğin kapsamı, yaptırım tutarları, dahili bilgi tanımı veya piyasa manipülasyonu hükümlerinde başka bir değişiklik getirmemektedir.
Eski düzenleme – yeni düzenleme karşılaştırması şu şekildedir:
| Konu | Eski Hüküm | Yeni Hüküm |
| Yürürlük Tarihi | 1/6/2026 | 1/1/2027 |
| İhlal türleri (dahili bilgi suistimali, piyasa manipülasyonu vb.) | Aynı | Aynı |
| İdari para cezası üst sınırları | Aynı (dahili bilginin açıklanmaması için 2.509.800 TL’ye kadar, dahili bilgi suistimali ve piyasa manipülasyonu fiillerinde tüzel kişi için 25.098.000 TL’ye kadar, gerçek kişi için 2.509.800 TL’ye kadar – yeniden değerlemeye tabi) | Aynı |
| EPİAŞ Dahili Bilgi Platformu kullanımı | 1/6/2026’dan itibaren zorunlu olacaktı | 1/1/2027’den itibaren zorunlu olacak |
| Şeffaflık Platformu veri açıklama yükümlülükleri | 1/6/2026’dan itibaren | 1/1/2027’den itibaren |
Böylece, enerji ve çevresel piyasalarda faaliyet gösteren şirketler için piyasa suistimali rejimi fiilen 01.01.2027 itibarıyla tam anlamıyla yürürlüğe girmiş olacaktır. Bu tarihe kadar, oyuncuların kendi içsel uyum, muhasebe, vergi ve raporlama sistemlerini yeni rejime göre uyarlama imkânı bulunmaktadır.

Uygulamada Nasıl İşleniyor?
Yürürlük tarihinin ertelenmesi, pratikte üç temel alanda etkisini gösterir: (i) uyum takvimi, (ii) iç süreç ve sözleşmeler ile (iii) muhasebe ve raporlama altyapısı. Aşağıda, mali müşavir ve finans yöneticilerinin günlük iş akışında bu değişikliği nasıl ele alması gerektiği adım adım özetlenmiştir.
1. Uyum takviminin güncellenmesi
Şirketlerin birçoğu 1 Haziran 2026 tarihine göre uyum görünümü planlamış, bazıları iç prosedürlerini bu tarihe göre revize etmeye başlamıştı. Değişiklikle birlikte;
- Yönetmelik kapsamındaki yükümlülüklerin başlama tarihi 1 Ocak 2027 olarak dikkate alınmalıdır.
- İç uyum projelerinde (dahili bilgi politikası, iç bilgilere erişim matrisi, EPİAŞ Dahili Bilgi Platformu entegrasyonu) planlama, test ve eğitim süreçleri için ek 7 aylık süre ortaya çıkmıştır.
- Şirket uyum takvimlerinde yer alan “go‑live” tarihleri revize edilerek 2026 yıl sonu deneme çalışmaları ve 2027 başı itibarıyla tam devreye alma şeklinde yeniden yapılandırılmalıdır.
2. İç süreçler ve sözleşmeler
Özellikle enerji ticareti yapan şirketler, portföy yönetim sözleşmeleri, dengeleme sorumluluğu sözleşmeleri, ikili anlaşmalar (PPA’lar, doğal gaz ikmal sözleşmeleri, YEK-G sertifika alım satım sözleşmeleri) içerisinde yeni Yönetmeliğe atıf yapan hükümler kurmaya başlamış olabilir. Değişiklik sonrası:
- Sözleşmelerde yürürlük tarihine referans veren maddelerin kontrol edilmesi ve gerekiyorsa ek protokol ile tarihlerin 1/1/2027’ye uyarlanması önerilir.
- İç prosedürlerde “piyasa bozucu davranışlar”, “dahili bilgi suistimali” tanımlarına yer verilmiş ise, bu prosedürlerin yürürlük tarihine ilişkin yanlış yönlendirici ifadeler revize edilmelidir.
- Risk komiteleri, denetim komitesi ve yönetim kurulu raporlamalarında, regülasyon riskinin gerçekleşme tarihi 2027 olarak güncellenmeli, 2026 için ağırlık daha çok uyum hazırlıklarına verilmelidir.
3. Muhasebe ve raporlama altyapısı
Yönetmelik doğrudan bir vergi veya muhasebe standardı değişikliği getirmese de, EPİAŞ, TEİAŞ, BOTAŞ ve emisyon ticaret sistemi işlemleriyle ilgili bilgi akışı ve veri setlerinin niteliğini değiştirdiği için, muhasebe ve raporlama altyapısında dolaylı etkiler doğurur:
- EPİAŞ ile entegre çalışan faturalama ve ticari sistemler (örn. dengeleme güç piyasası, gün öncesi piyasası, gün içi piyasası, vadeli elektrik/doğalgaz piyasaları) için veri alanları, dahili bilgi ve genel piyasa verilerinin sınıflandırmasına uygun şekilde revize edilmelidir.
- Şirket içinde tutulan işlem kayıtlarının, 1/1/2027 sonrası EPDK tarafından talep edilmesi halinde, “piyasa manipülasyonu” ve “dahili bilgi suistimali” incelemelerine elverişli olacak ayrıntı düzeyinde saklanması gerekecektir. Bu nedenle, 2026 yılı son çeyreğinden itibaren kayıt yapısı ve arşivleme yeni rejime göre test edilmelidir.
- Mali tabloların dipnotlarında, özellikle riskler ve belirsizlikler bölümünde, enerji ve çevresel piyasalarda şeffaflık ve piyasa suistimali rejimine ilişkin regülasyon riskinin 01.01.2027 itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtilerek kullanıcılar bilgilendirilebilir.
Örnek Senaryo
Aşağıda, elektrik üretimi ve YEK-G piyasasında faaliyeti olan orta ölçekli bir enerji şirketi üzerinden rakamlı ve tarihli bir senaryo ile değişikliğin etkisi gösterilmektedir.
Senaryonun çerçevesi
- Şirket: ABC Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.
- Faaliyetler: OSB içinde doğalgaz santrali (piyasalara satış), YEK-G sertifikası alım-satımı, organize emisyon ticaret sistemi piyasasında işlem.
- Beklenen önemli olay: 50 MW’lık yeni bir santral yatırımının finansmanı için kredi sözleşmesi imzalanması; bu yatırımın faaliyete geçmesiyle birlikte şirketin sisteme vereceği elektrik miktarı yaklaşık %30 artacak.
- Olay tarihi: 15.09.2026 – kredi kesinleşiyor ve inşaat başlıyor.
- Finansal etkisi: Yıllık 300.000 MWh ilave üretim, ortalama 1.800 TL/MWh piyasa fiyatı varsayımı ile ciloda 540.000.000 TL artış beklentisi.
Yönetmelik ertelenmeseydi (varsayımsal durum)
Eğer yürürlük tarihi değiştirilmemiş olsaydı (1/6/2026), 15.09.2026 tarihinde gerçekleşecek bu yatırım kararı, Yönetmelik kapsamında çok büyük olasılıkla “dahili bilgi” niteliği taşıyacaktı; zira açıklanması halinde şirketin piyasa davranışını ve fiyat oluşumunu etkileyebilecek önemli bir üretim kapasitesi artışından bahsediyoruz.
Bu durumda ABC Enerji;
- EPİAŞ bünyesinde kurulan Dâhilî Bilgi Platformu üzerinden belirli süre içinde bilginin kamuya açıklanmasından,
- Bu bilgi açıklanıp piyasa katılımcılarına duyurulana kadar, bu bilgiye sahip kişilerin (yönetim, ilgili proje ekibi vb.) piyasalarda işlem yapmamasını sağlamaktan,
- İç prosedürler, log kayıtları, yetki matrisleri ve eğitimlerle dahili bilginin suistimal edilmemesini temin etmekten,
sorumlu olacaktı. Aksi durumda, Yönetmeliğin 8 ve 9 uncu maddeleri kapsamında ciddi idari para cezası riski ortaya çıkacaktı.
Yönetmelik ertelendiğine göre (gerçek durum)
Yapılan değişiklikle yürürlük tarihi 1/1/2027’ye alındığından, 15.09.2026 tarihinde gerçekleşen bu yatırım kararı, yeni Yönetmelik kapsamında henüz bağlayıcı olmadığı için, EPDK’nın söz konusu Yönetmelik uyarınca “dahili bilgi suistimali” veya “piyasa manipülasyonu” çerçevesinde idari yaptırım uygulama yetkisi doğmayacaktır.
Bu, şu anlamlara gelir:
- ABC Enerji, 2026 yılı içinde içsel bilgi yönetimi ve dahili bilgi platformu bildirimlerine yönelik altyapı kurma çalışmalarını sürdürür, ancak zorunlu rejim 01.01.2027’de başlar.
- 15.09.2026 tarihindeki yatırım kararı yine de SPK mevzuatı, borçlanma aracı ihracı, kredi sözleşmesi kovenantları, rekabet hukuku gibi diğer mevzuatlar açısından dikkate alınmalıdır; yani erteleme tüm hukuki risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
- Şirket, 2026 sonuna kadar test amaçlı dahili bilgi bildirimi yapmayı (sandbox/pratik) tercih edebilir; böylece 2027 başında fiili geçişte aksaklık yaşamaz.
Muhasebe ve raporlamaya örnek yansıma
ABC Enerji 31.12.2026 tarihli yıl sonu finansal tablolarını hazırlarken, aşağıdaki hususları değerlendirecektir:
- Dipnotlarda regülasyon riski açıklaması: “Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik’in yürürlük tarihi 23.05.2026 tarihli ve 33262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik ile 01.01.2027 olarak belirlenmiş olup, Şirket bu çerçevede içsel bilgi yönetimi ve piyasa suistimali önleme sistemlerini 2027 yılı başına kadar devreye almayı planlamaktadır.” şeklinde bir açıklama yapılabilir.
- Uyum maliyetlerinin muhasebeleştirilmesi: 2026 yılı içinde danışmanlık, yazılım geliştirme, eğitim vb. harcamalar yapılıyorsa, bu tutarlar TMS/TFRS veya VUK’a göre değerlendirilerek doğrudan gider veya aktifleştirme (örneğin yazılım geliştirmeleri) kapsamında muhasebeleştirilir. Örneğin:
Varsayım: 2026 yılı içinde Yönetmelik uyumu için;
- Danışmanlık gideri: 1.200.000 TL + %20 KDV (240.000 TL)
- Uyum yazılımı lisansı ve geliştirme gideri: 3.000.000 TL + %20 KDV (600.000 TL)
VUK’a göre klasik bir kayıt seti şu şekilde olabilir:
1) Danışmanlık gideri kaydı
770 Genel Yönetim Giderleri 1.200.000
191 İndirilecek KDV 240.000
320 Satıcılar 1.440.000
2) Yazılım geliştirme / lisans giderinin aktifleştirilmesi (örneğin 260 Haklar hesabında)
260 Haklar 3.000.000
191 İndirilecek KDV 600.000
320 Satıcılar 3.600.000
Erteleme nedeniyle, bu giderlerin tamamı 2026 yılı içinde yapılmış olsa dahi, mükellefin bu harcamaların vergi kanunları karşısındaki niteliği değişmez. Yönetmeliğin 2027’de yürürlüğe girecek olması yalnızca “zorunlu olma zamanı”nı değiştirmekte; harcamaların gider/aktif yapısını etkilememektedir.
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Yalnızca yürürlük tarihinin ötelenmiş olması, piyasa oyuncuları için bazı yanlış algı riskleri barındırmaktadır. Aşağıda özellikle mali müşavirlerin ve finans yöneticilerinin müşterilerine ve şirketlerine hatırlatması gereken en kritik noktalar yer almaktadır.
- 1) Erteleme, suistimal için “boşluk dönemi” anlamına gelmez
Yönetmeliğin yürürlük tarihinin 01.01.2027’ye alınması, 2026 yılında enerji ve çevresel piyasalarda manipülatif işlemlerin “serbest” olduğu anlamına kesinlikle gelmez. Rekabet hukuku, Türk Ceza Kanunu’ndaki dolandırıcılık/aldatma fiilleri, genel hükümler ve diğer piyasa özel düzenlemeleri hala yürürlüktedir. Dolayısıyla, 2026 boyunca da dürüst, şeffaf ve rekabetçi davranma yükümlülüğü devam etmektedir. - 2) İdari para cezalarının üst sınırları değişmemiştir
Yönetmelik, dahili bilgilerin açıklanmaması, dahili bilgi suistimali ve piyasa manipülasyonu fiilleri için oldukça yüksek idari para cezası üst sınırları öngörmektedir: dahili bilgilerin açıklanması yükümlülüğünün ihlali için 2.509.800 TL’ye kadar, tüzel kişi piyasa katılımcıları için dahili bilgi suistimali ve piyasa manipülasyonu fiillerinde 25.098.000 TL’ye kadar, gerçek kişiler için ise 2.509.800 TL’ye kadar idari para cezası uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. (Bu tutarların her yıl yeniden değerleme oranında güncelleneceğini Yönetmelik açıkça belirtmektedir.) Değişiklik yalnızca başlangıç tarihini ötelemiş, bu tutarlarda bir revizyon getirmemiştir. - 3) Uyum maliyetleri için bütçe ve nakit planlaması ötelenmemelidir
Şirketler, “nasıl olsa 01.01.2027’ye ertelendi” düşüncesiyle uyum projelerini bütünüyle askıya alırsa, 2026 son çeyreğinde hem finansal hem operasyonel açıdan daha yoğun ve stresli bir uyum süreci ile karşılaşacaktır. Özellikle enerji üretim ve ticaret hacmi yüksek şirketlerde, veri akışlarının ve sistem entegrasyonlarının kurulması hem zaman alıcı hem de maliyetlidir. Bu nedenle, 2026 yılı için ayrılmış uyum bütçelerinin tamamen sıfırlanması değil, Dönemsel yayma ve planlı harcama stratejisi izlenmelidir. - 4) Sözleşme ve prosedürlerdeki tarih referanslarına dikkat edilmelidir
Birçok şirket, Şubat–Mayıs 2026 döneminde hazırladığı sözleşme ve iç prosedürlerde 1/6/2026 tarihine atıf yapmış olabilir. Bu tarihin sözleşmelerde, iç yönergelerde, yönetim kurulu kararlarında ve komite tüzüklerinde hâlâ olduğu gibi durması ileride uyumsuzluk ve yorum sorunlarına yol açabilir. Hukuk ve uyum departmanlarıyla birlikte, özellikle kritik ticari sözleşmelerin taranması ve gerekli revizyonların yapılması önemlidir. - 5) Vergi ve muhasebe açısından, uyum harcamalarının doğru sınıflandırılması gerekir
Yönetmelik uyumu için yapılan yazılım geliştirme, iç kontrol sistemleri kurulumu, eğitim ve danışmanlık harcamalarının doğru hesaplarda takip edilmesi (genel yönetim giderleri, araştırma‑geliştirme, özel maliyet, haklar vb.) hem vergi matrahının doğru hesaplanması hem de olası vergi incelemelerinde gider kabulünün ispatı açısından kritiktir. EPDK uyumu için yapılan harcamalar, doğrudan vergi avantajı sağlayan özel bir teşvike tabi değildir; bu nedenle VUK ve TMS/TFRS hükümlerine göre normal ticari gider/varlık nitelendirmesi yapılmalıdır.
Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler
Mali müşavir ve yeminli mali müşavirler, enerji ve çevresel piyasalarda faaliyet gösteren mükellefleri açısından bu ertelemeyi “stratejik bir hazırlık penceresi” olarak değerlendirmeli ve aşağıdaki somut adımları atmalıdır.
- 1) Mükellef envanterini çıkarın
Portföyünüzde EPİAŞ’ta işlem yapan, serbest tüketici konumunda önemli hacimlerde enerji alımı yapan, YEK-G sertifikası ticareti yapan veya karbon/ETS piyasasına girmeyi planlayan mükelleflerin bir listesini çıkarın. Bu mükellefleri “yüksek, orta, düşük etki” şeklinde sınıflandırın. - 2) Uyum durum analizini raporlayın
Her bir önemli mükellef için kısa bir Uyum Durum Analizi Notu hazırlayın. Bu notta; Yönetmelik kapsamındaki yükümlülükler, mevcut iç kontrol ve raporlama düzeyi, eksik alanlar ve önerilen aksiyonlar (dahili bilgi prosedürü, yetki matrisi, kayıt saklama süresi vb.) yer alsın. Bu analiz, yönetimle yapılacak görüşmelere somut bir temel sağlayacaktır. - 3) Bütçe ve nakit akışına etkileri modelleyin
Uyum için beklenen danışmanlık, yazılım, eğitim vb. harcamaları, mükellefin 2026–2027 bütçe ve nakit akış projeksiyonlarına yansıtın. Örneğin, 2026’da 2 milyon TL, 2027’de 1,5 milyon TL uyum harcaması öngörülüyorsa, vergi sonrası etkisini de gösteren kısa bir finansal etki analizi hazırlayabilirsiniz. - 4) Hesap planı ve kayıt düzenini gözden geçirin
EPİAŞ işlemleri, dengeleme güç piyasası gelir/giderleri, yan hizmetler gelirleri, emisyon tahsisatları ve YEK-G sertifikaları gibi kalemler için kullanılan hesaplar, detay kodlar ve açıklama alanlarıyla birlikte gözden geçirilmelidir. 01.01.2027 sonrası EPDK’nın talep edebileceği veri setlerini kolaylıkla oluşturabilmek için, muhasebe kayıtlarının piyasa, ürün, işlem türü bazında ayrıştırılabilir olması önemlidir. - 5) Yönetimi ve ilgili birimleri bilgilendirin
Şirket yönetimine ve ilgili birimlere (enerji ticareti departmanı, risk yönetimi, hukuk ve uyum, bilgi işlem) yönelik kısa bir “Yürürlük Tarihi Ertelemesi Bilgilendirme Notu” hazırlayın. Bu notta; ertelemenin kapsamı, değişmeyen yükümlülükler, idari para cezası riskleri ve önerilen takvim net bir dille aktarılmalıdır. - 6) İç denetim ve kontrol testlerini planlayın
2026 yılı içinde, Yönetmelik yürürlüğe girmemiş olsa da, deneme amaçlı iç denetim testleri yapmayı önerin. Örneğin; 2026’nın son çeyreğinde, seçilen bazı işlemler için “piyasa suistimali riski” kontrol listeleri uygulanarak 2027’ye hazırlık sağlanabilir.
Sık Sorulan Sorular
Yönetmelikte yapılan bu tarih değişikliğine ilişkin uygulamada sıkça gündeme gelebilecek bazı sorular ve yanıtları aşağıdadır.
Soru 1: Bu erteleme, 14.02.2026 tarihli Yönetmeliğin tüm hükümlerini mi erteliyor?
Cevap: Değişiklik, Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan yürürlük tarihini 1/6/2026’dan 1/1/2027’ye çekmekte; bu nedenle Yönetmeliğin tamamının yürürlüğe girişini 01.01.2027’ye ertelemektedir. Bununla birlikte, EPDK’nın diğer mevzuatlar (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu vb.) kapsamındaki yetkileri ve piyasaya ilişkin diğer ikincil düzenlemeler aynen yürürlüktedir. Yani yalnızca bu Yönetmelik kapsamında getirilen özel şeffaflık ve piyasa bozucu davranışlar rejimi ötelenmiştir.
Soru 2: Erteleme süresince EPDK, piyasa manipülasyonu tespit ederse hiçbir yaptırım uygulayamaz mı?
Cevap: Hayır. EPDK’nın 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili diğer ikincil mevzuatlar çerçevesinde piyasa düzenleme ve denetleme yetkisi devam etmektedir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinin ötelenmesi, yalnızca bu Yönetmeliğe özgü usul ve esaslar ile idari para cezası mekanizmasının devreye girişini 01.01.2027’ye ertelemiştir. Dolayısıyla, çok ağır manipülasyon vakalarında, mevcut mevzuat çerçevesinde işlem tesis edilmesi mümkündür. Ancak, yeni Yönetmeliğin 7, 8 ve 9 uncu maddelerinde tanımlanan özel fiiller ve bu fiillere bağlanan spesifik idari para cezaları 01.01.2027’den itibaren uygulanacaktır.
Soru 3: 2026 yılında yapılan uyum harcamaları, ertelenen yönetmelik gerekçe gösterilerek vergi açısından reddedilebilir mi?
Cevap: Genel kural olarak hayır. Bir giderin vergi matrahından indirilebilmesi için ilgili vergi kanunlarına göre işle ilgili, gerçek ve belgelendirilebilir olması esastır. Enerji ve çevresel piyasalarda faaliyeti olan bir mükellefin, yürürlüğe girmesi kesin olan bir Yönetmeliğe hazırlık için yaptığı danışmanlık, eğitim, yazılım vb. harcamalar işin mahiyeti gereği yapılmış giderlerdir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinin ötelenmiş olması, bu giderlerin işin gereği olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, bu harcamalar doğru hesaplarda muhasebeleştirildiği ve belgelendirildiği sürece, vergi idaresi tarafından sırf erteleme gerekçesiyle reddedilmesi beklenmez.
Soru 4: 01.01.2027’den önceki döneme ilişkin işlemler, yeni Yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra geriye dönük incelenebilir mi?
Cevap: Yönetmelik, genel ilke olarak ileriye dönük uygulanır ve yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiiller için geçerlidir. Geçmiş dönemlerdeki işlemler, bu Yönetmeliğin ihlaline dayalı olarak geriye dönük idari para cezasına konu edilmez. Ancak EPDK, 2027 sonrası bir suistimali incelerken, ilgili piyasa oyuncusunun geçmiş işlem örüntülerini analiz etmek isteyebilir ve 2026 yılına ait işlem verilerini de bu incelemede delil/karşılaştırma amaçlı kullanabilir. Bu nedenle, 2026 yılında da kayıtların düzenli, şeffaf ve gerçeği yansıtır şekilde tutulması önemini korumaktadır.
Soru 5: EPİAŞ Dahili Bilgi Platformu’na 2026 yılında gönüllü bildirim yapmak mümkün mü?
Cevap: EPİAŞ’ın iç işleyişi ve teknik altyapısına bağlı olmakla birlikte, birçok piyasa altyapısında olduğu gibi, zorunlu yürürlük tarihinden önce test ve gönüllü kullanım imkânı tanınması beklenebilir. Bu durum, EPİAŞ’ın uygulama duyuruları ve teknik dokümantasyonuyla netleşecektir. Şirketler açısından, 2026 yılının ikinci yarısında, gerçek işlemler kapsamında değilse bile, test ortamında bildirim yapılması veya pilot uygulamalara katılım, 2027 başındaki uyum riskini azaltacaktır. Mali müşavirler, bu tür teknik konularda EPİAŞ duyurularının yakından izlenmesini önermelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
23.05.2026 tarihli değişiklik ile Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik’in yürürlük tarihi 01.01.2027’ye ötelenmiştir. Değişiklik ilk bakışta yalnızca bir tarih revizyonu gibi görünse de, fiiliyatta enerji ve çevresel piyasalarda faaliyet gösteren şirketlere yaklaşık yedi aylık ekstra hazırlık süresi kazandırmaktadır.
Bu süre, mali müşavirler ve finans profesyonelleri için, mükelleflerinin;
- Dahili bilgi yönetimi politikalarını oluşturması,
- Piyasa suistimali önleme kontrollerini kurması,
- EPİAŞ ve diğer piyasa altyapılarıyla veri entegrasyonunu tamamlaması,
- Muhasebe ve raporlama sistemlerini yeni denetim ve gözetim çerçevesine uygun hale getirmesi,
- İdari para cezası risklerini yönetim kurullarına net biçimde raporlaması
için önemli bir fırsat penceresi sunmaktadır.
Önemli olan, bu ertelemeyi gereksiz bir rahatlama dönemi olarak değil, stratejik bir hazırlık dönemi olarak görmek; hukuk, uyum, finans, muhasebe ve bilgi işlem birimlerinin koordinasyonuyla 2027’ye hazır, kayıt ve süreçleri güçlü bir yapıya geçişi sağlamaktır.
Yasal Dayanaklar
- Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik
14.02.2026 tarihli ve 33168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelik; elektrik ve doğal gaz piyasaları ile emisyon ticaret sistemi (ETS) ve organize yenilenebilir enerji kaynak garanti (YEK-G) piyasasında şeffaflık, dahili bilgi, piyasa bozucu davranışlar, EPİAŞ Dahili Bilgi Platformu ve Şeffaflık Platformu, idari para cezaları ve gözetim mekanizmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. - Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
23.05.2026 tarihli ve 33262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup; 14.02.2026 tarihli Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan yürürlük tarihini “1/6/2026”dan “1/1/2027”ye çevirmiştir. Değişiklik, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş ve Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı’nın yürüteceği hükme bağlanmıştır. - 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
Özellikle 16 ncı maddesiyle piyasada piyasa bozucu davranışların tanımlanmasını ve ikincil düzenlemelerle netleştirilmesini öngörmekte; EPDK’ya piyasa bütünlüğünü sağlama yönünde geniş bir yetki vermektedir. - İlgili ikincil mevzuat ve EPDK kararları
Elektrik ve doğal gaz piyasalarına, emisyon ticaret sistemi ve YEK-G piyasalarına ilişkin lisans, dengeleme, yan hizmetler, uzlaştırma ve piyasa işletim düzenlemeleri, bu Yönetmelikle getirilen şeffaflık ve piyasa suistimali rejimiyle birlikte bütüncül olarak değerlendirilmelidir.