USD 45,9522 ₺ EUR 53,3728 ₺ GBP 61,9096 ₺ CHF 58,3639 ₺ BIST 100 13.966 TCMB Faiz %50,00
↑↓ gezin esc kapat
Müşavirler Kulübü Gelişmiş Ara
Son Güncelleme: 03 Haziran 2026

Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği 2026: Üretici ve Denetim Açısından Yol Haritası

Kısa Özet

2026 tarihli Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği’nin kapsamı, izin süreci, etiketleme, geçiş hükümleri ve uygulamadaki kritik noktaları detaylı inceleme.

Seyma Polat
25 dk okuma 38 goruntuleme
Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği 2026: Üretici ve Denetim Açısından Yol Haritası

Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği 2026: Uygulama, Riskler ve Yükümlülükler

Giriş ve Arka Plan

Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği, 20 Mayıs 2026 tarihli ve 33259 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, gıda sektöründe özellikle inovatif ürünler, fonksiyonel gıdalar ve ithal yeni gıda bileşenleri açısından önemli bir dönüm noktası yaratmıştır. Yönetmeliğin temel amacı, yeni gıdaların piyasaya arzında insan sağlığının ve tüketici haklarının yüksek düzeyde korunmasını sağlamak, bu gıdaların risk değerlendirme süreçlerini şeffaf ve öngörülebilir hale getirmektir.

Düzenleme, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 21, 23, 24 ve 26’ncı maddelerine dayanmakta ve Avrupa Birliği yeni gıdalar mevzuatına (AB 2015/2283 benzeri yapı) uyum çerçevesinde hazırlanmıştır. Böylece Türkiye’de daha önce önemli ölçüde tüketilmeyen gıda bileşenlerinin, nanoteknoloji ürünü gıdaların, mikroorganizma kökenli yeni ürünlerin ve diğer ülkelerden gelen geleneksel gıdaların piyasaya sunulmasına ilişkin usul ve esaslar ilk kez bu kadar sistematik ve ayrıntılı bir çerçeveye kavuşturulmuştur.

Yönetmelik, doğrudan bir vergi düzenlemesi değildir; ancak üretim süreçleri, ürün geliştirme, AR-GE ve ithalat politikalarını önemli ölçüde etkileyerek dolaylı biçimde maliyet yapısını ve dolayısıyla vergi matrahlarını etkilemektedir. Özellikle yeni gıda izin süreçleri, bilimsel rapor maliyetleri, olası ürün revizyonları ve uyum yatırımları, mali tablolar ve bütçeler üzerinde doğrudan etkiler yaratacaktır. Bu nedenle mali müşavirler, vergi danışmanları ve gıda işletmelerinin finans ekipleri açısından da yakından takip edilmesi gereken bir düzenlemedir.

Düzenlemenin Detayları

Yönetmeliğin başlangıç hükümleri, kapsamı ve tanımlar bölümü uygulamanın omurgasını oluşturur. Aşağıda, temel kavramlar ve eski-yeni çerçevenin ana hatları yer almaktadır.

1. Amaç ve Kapsam

Madde 1 uyarınca Yönetmeliğin amacı; “insan sağlığının ve tüketici haklarının yüksek düzeyde korunmasını sağlayacak şekilde, yeni gıdaların piyasaya arz edilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek”tir. Yani odak noktası hem gıda güvenliği hem de tüketicinin yanıltılmaması ve doğru bilgilendirilmesidir.

Madde 2 Yönetmeliğin kapsamını yeni gıdalarla sınırlar; bununla birlikte bazı ürün grupları açıkça kapsam dışında bırakılmıştır:

  • Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik kapsamındaki ürünler,
  • Türk Gıda Kodeksi Gıda Enzimleri Yönetmeliği kapsamına giren ürünler,
  • Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği kapsamındaki katkı maddeleri,
  • Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği kapsamındaki ürünler,
  • Gıda üretiminde kullanılan ekstraksiyon çözücüleri ile ilgili dikey gıda kodeksi kapsamındaki ürünler.

Dolayısıyla bir bileşenin yeni gıda mı, katkı maddesi mi, aroma mı, yoksa GDO mu olduğu ilk kritik ayrım noktasıdır. Aynı ürün birden fazla mevzuat tanımına girebilecek özellikler taşıyorsa, öncelikle hangi mevzuatın esas alınacağı ve yeni gıda kapsamında olup olmadığı Bakanlık (Tarım ve Orman Bakanlığı) tarafından netleştirilecektir.

2. Yasal Dayanak ve Kurumsal Yapı

Madde 3 ile Yönetmeliğin 5996 sayılı Kanun’a dayandığı belirtilir. Uygulayıcı kurum, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’dür (Genel Müdürlük). Bilimsel değerlendirme süreçleri ise 24/12/2011 tarihli Risk Değerlendirme Komite ve Komisyonları Yönetmeliği çerçevesinde oluşturulan Bilimsel Komisyon tarafından yürütülür.

Yönetmelik ayrıca bilimsel görüş kavramını tanımlar: Bilimsel komisyon tarafından hazırlanmış ayrıntılı bilimsel doküman. Bu görüş, izin süreçlerinin bel kemiğidir ve her yeni gıda başvurusunda risk değerlendirmesi açısından merkezî rol oynar.

3. Yeni Gıda Tanımı

Yönetmelikteki en önemli tanım “yeni gıda” tanımıdır. Özetle yeni gıda:

  • Yeni gıdalar listesinde yer alan gıdalar ile,
  • 31/12/2025 tarihinden önce Türkiye’de insan tüketimine yönelik olarak önemli ölçüde kullanılmamış,
  • Ve Yönetmelikte sayılan belirli kategorilerden en az birine giren,
  • Herhangi bir gıdayı ifade eder.

Bu tanım iki ana unsurdan oluşur:

  • Tarih kriteri: 31/12/2025 tarihinden önce Türkiye’de “önemli ölçüde tüketim” bulunmamalı.
  • Kategori kriteri: Yönetmelikte sayılan kategorilerden (örneğin yeni moleküler yapı, mikroorganizma kökenli gıdalar, tasarlanmış nanomateryal içeren gıdalar vb.) en az birine girmeli.

Ayrıca, “diğer bir ülkede güvenilir bir gıda tüketim geçmişi” ve “diğer bir ülkeden gelen geleneksel gıda” tanımları da önemlidir. En az bir ülkede, en az 25 yıl süreyle nüfusun önemli bir bölümü tarafından tüketim deneyimi bulunması, bu ürünlerin risk değerlendirmesinde daha hızlı ve farklı bir prosedüre tabi olmasına imkan tanıyabilmektedir.

4. Yeni Gıdalar Listesi ve İzin Sistemi

Madde 6 uyarınca, Bakanlık 7 ve 8’inci maddelere göre izin verdiği yeni gıdalar için Ek-1’de bir yeni gıdalar listesi oluşturur ve günceller. Sadece bu listede yer alan yeni gıdalar, listede belirtilen kullanım koşulları ve etiketleme gerekliliklerine uygun olarak piyasaya arz edilebilir ve gıdalarda kullanılabilir.

Bu şu anlama gelir:

  • Her yeni gıda için önceden izin alınması şarttır.
  • İzin verilen her gıda Ek-1 listesinde yer alacak, kullanım alanı, maksimum doz, hedef nüfus, etiketleme uyarıları gibi koşullar orada tanımlanacaktır.
  • Listede olmayan yeni gıdaların piyasaya arzı yasaktır.

Madde 7 ise izin şartlarını detaylandırır. Bakanlık bir yeni gıdaya sadece şu koşullarda izin verir:

  • Mevcut bilimsel kanıtlara göre insan sağlığı açısından güvenilirlik riski oluşturmaması,
  • Bir başka gıdanın yerine kullanıldığında, besin değerinde önemli değişiklik varsa tüketiciyi yanıltmaması,
  • Bununla birlikte, beslenme açısından tüketiciye dezavantaj yaratmaması.

Yönetmelikte önemli bir kısıtlama da domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalara ilişkindir: Domuz ve böcek kaynaklı bir yeni gıda ile ilgili başvuru/bildirim kabul edilmez ve bu gıdalar yeni gıdalar listesinde yer almaz. Dolayısıyla bu tür ürünler için Türkiye pazarına yeni gıda izni verilmesi mevzuat gereği mümkün değildir.

Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği

Uygulamada Nasıl İşleniyor?

Yönetmelik, hem gıda işletmecilerine hem de idareye ayrıntılı yükümlülükler getirmektedir. Süreci üç ana başlıkta ele alabiliriz: kapsam kontrolü, başvuru/bildirim mekanizması ve izin sonrası yükümlülükler.

1. Gıda İşletmecisinin Kapsam Kontrolü Yükümlülüğü

Madde 5 gereği gıda işletmecileri, piyasaya arz etmeyi amaçladıkları gıdaların bu Yönetmelik kapsamına girip girmediğini kendileri kontrol etmek zorundadır. Yani “Bu ürün yeni gıda mı?” sorusunun ilk cevabı işletme tarafından verilecektir.

Pratikte yapılması gerekenler:

  1. Ürünün bileşen listesi ve üretim süreci detaylı şekilde çıkarılır.
  2. Her bileşen için şu sorular sorulur:
    • Türkiye’de 31/12/2025 öncesi önemli ölçüde tüketim var mı? (satış verileri, literatür, pazar raporları vb. ile desteklenir)
    • Bileşen halihazırda başka bir Türk Gıda Kodeksi düzenlemesi kapsamında açıkça izinli mi? (katkı, aroma, enzim, GDO vb.)
    • Yönetmelikte sayılan yeni gıda kategorilerinden birine giriyor mu? (yeni moleküler yapı, mikroorganizma kökenli, nanoteknolojik vb.)
  3. Eğer bileşen yeni gıda tanımına giriyorsa, Ek-1 listesi kontrol edilir. Listede yoksa izin başvurusu veya bildirim yoluna gidilir.

2. Başvuru ve Bildirim Süreçleri

Yönetmelik, farklı ürün tipleri için farklı prosedürler öngörmektedir. Genel çerçeve şöyle özetlenebilir:

  • Standart yeni gıda başvuruları: 9 ve 15’inci maddelere göre yapılır. Başvuru sahibi, risk değerlendirmesi için gerekli tüm teknik dosyayı Genel Müdürlüğe sunar. Bu dosyada genellikle bileşim, üretim süreci, toksikolojik veriler, beslenme değerlendirmeleri, önerilen kullanım düzeyleri ve etiketleme taslakları yer alır.
  • Diğer bir ülkeden gelen geleneksel gıdalar: 13’üncü maddeye göre daha basitleştirilmiş bir bildirim prosedürüne tabi olabilir. En az 25 yıllık güvenilir tüketim geçmişi, bu gıdaların değerlendirilmesini hızlandırabilir.

Başvuru/bildirim dosyası geçerli başvuru/bildirim niteliğinde olmalıdır; yani Yönetmelikte aranan tüm bilgi ve belgeleri içermelidir. Eksik dosyalar iade edilebilir veya tamamlanması istenebilir.

3. Bilimsel Komisyon ve Risk Değerlendirmesi

Genel Müdürlük, gelen başvuruyu Bilimsel Komisyon’a iletir. Komisyon:

  • Gıdanın bileşimini, üretim sürecini ve önerilen kullanım senaryolarını değerlendirir,
  • İnsan sağlığı açısından risk olup olmadığını bilimsel yöntemlerle analiz eder,
  • Gerekirse ek bilgi talep eder,
  • Sonuçta bir bilimsel görüş oluşturur.

Bu görüş, izin verilip verilmeyeceği, hangi koşullarla verileceği ve etiketleme uyarılarının ne olacağı konusunda idareye temel oluşturur.

4. İzin, Ek-1 Listesine Eklenme ve Etiketleme

Risk değerlendirmesi sonucunda uygun görülen yeni gıda için Bakanlık izin verir ve ilgili gıdayı Ek-1’deki yeni gıdalar listesine ekler. Listede genellikle şu bilgiler yer alır:

  • Yeni gıdanın adı ve tanımı,
  • Kullanılabileceği gıda kategorileri,
  • Maksimum kullanım miktarları veya spesifik kullanım koşulları,
  • Gerekli ise özel etiketleme ifadeleri (örneğin belirli risk gruplarına yönelik uyarılar),
  • Gerek görülen diğer teknik kısıtlar.

Etiketleme, tüketicinin yanıltılmaması ve bilgilendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Örneğin, başka bir gıdanın yerine kullanıldığında besin değerini belirgin şekilde değiştiren bir yeni gıda söz konusuysa bu durum etiket üzerinden açıkça belirtilmek zorunda olabilir.

5. Denetim ve Yaptırımlar

Yönetmelik, 5996 sayılı Kanun’un genel yaptırım hükümlerine dayanır. Bu kapsamda:

  • İzinsiz yeni gıda arzı,
  • Ek-1 listesinde belirtilen kullanım koşullarına aykırı üretim,
  • Etiketleme yükümlülüklerine aykırılık,
  • Bakanlıkça istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi

durumlarında 5996 sayılı Kanun’daki idari para cezaları, faaliyetten men, ürün toplatma gibi yaptırımlar söz konusu olabilir. Ceza tutarları ve yaptırım türleri Kanun ve güncel ikincil düzenlemelere göre değiştiği için somut rakamlar bakımından mutlaka en güncel mevzuat ve Resmî Gazete nüshalarına bakılmalıdır.

Uygulamada Muhasebe ve Süreç Yönetimi

Yönetmelik vergi mevzuatı doğrudan düzenlemese de, işletmelerin mali yapısını etkileyen pek çok unsur barındırır. Bu nedenle mali müşavirlerin süreci sadece hukuki değil, finansal açıdan da kurgulaması gerekir.

1. AR-GE ve Uyum Maliyetlerinin Muhasebeleştirilmesi

Yeni gıda başvurusu için yapılacak harcamalar tipik olarak şunları içerir:

  • Laboratuvar analizleri ve toksikolojik testler,
  • Üniversite veya bağımsız araştırma kuruluşları ile yapılan bilimsel çalışma sözleşmeleri,
  • Danışmanlık hizmetleri (bilimsel dosya hazırlanması, mevzuat danışmanlığı),
  • Üretim hattında yapılması gereken teknik uyarlamalar.

TMS/TFRS veya VUK çerçevesinde, bu harcamaların bir kısmı AR-GE harcaması olarak aktifleştirilebilir veya gider yazılabilir; ancak bunun için her işletmenin kendi muhasebe politikası, ilgili standartlar ve özellikle yeni ürün geliştirme ve intangible varlıkların aktifleştirilmesine ilişkin kriterler esas alınmalıdır. Mali müşavir, bu harcamaları:

  • AR-GE giderleri,
  • İleride ekonomik fayda sağlayacak nitelikte ise maddi olmayan duran varlıklar,
  • Genel yönetim giderleri

arasında doğru sınıflandırmalı; vergi teşviklerinden yararlanıp yararlanılamayacağını (AR-GE indirimi gibi) ayrıca değerlendirmelidir.

2. Stok Yönetimi ve Geçiş Süreçleri

Yönetmelik, yeni gıdalar açısından tarihsel bir eşik (31/12/2025) tanımladığı için, bu tarihten önce ve sonra piyasaya arz edilen ürünlerin ayrıştırılması önem taşır. Örneğin, bir bileşen 2026 itibarıyla yeni gıda olarak tanımlanmış ve Ek-1 listesine belirli koşullarla girmişse, işletme eski formülasyonlu ürünlerinin stoklarını ve üretim tarihlerini dikkatle takip etmek zorundadır. Bu çerçevede mali müşavirlerin:

  • Stok kartları ve parti/lot numaraları ile üretim tarihlerini ilişkilendirerek izlenebilirliği güçlendirmesi,
  • Uygun olmayan stokların imhası veya yeniden işlenmesi gerektiğinde, bu işlemlerin muhasebeleştirilmesini (stok değer düşüklüğü karşılığı, fire, zayi vb.) doğru yapması,
  • Yeni formüllü ürünler için maliyet hesaplarını güncellemesi

gerekmektedir.

3. Sözleşmeler, Lisanslar ve Royalti Ödemeleri

Birçok yeni gıda, yurt dışından lisansla alınan teknolojiler, patentli süreçler veya tescilli ekstraktlar üzerinden pazara girmektedir. Bu durumda:

  • Yurt dışı lisans sözleşmelerinde, yeni gıda izninin alınması şartına bağlı hükümler,
  • Royalti hesaplamalarında izin tarihinin mi, satış tarihinin mi esas alınacağı,
  • İzin çıkmazsa sözleşmenin akıbeti ve yapılan ön ödeme/avansların muhasebeleştirilmesi

gibi konular doğrudan finansal tablolara yansır. Mali müşavirlerin bu sözleşmeleri hukuki danışmanlarla birlikte inceleyerek olası riskleri bilançoya ve dipnotlara doğru yansıtması gerekir.

Örnek Senaryo (Rakamlı)

Aşağıda, yeni bir bitkisel ekstraktın Türkiye’de yeni gıda olarak piyasaya arz edilmesi sürecini basitleştirilmiş bir örnekle ele alalım.

Senaryo: “XFit Bitkisel Ekstraktı”

  • Yurt dışında 30 yıldır gıda takviyelerinde kullanılan bitkisel bir ekstrakt.
  • Türkiye’de 31/12/2025 öncesinde insan tüketimine yönelik önemli bir kullanım yok.
  • Gıdalarda fonksiyonel bileşen olarak kullanılmak isteniyor.
  • Üretici: ABC Gıda A.Ş.

1. Ön Değerlendirme

ABC Gıda A.Ş., XFit’in Türkiye’deki kullanım geçmişi için pazar araştırması yaptırıyor ve 31/12/2025 öncesinde önemli bir tüketim olmadığını tespit ediyor. XFit, klasik bir gıda katkı maddesi değil, aroma değil, GDO değil ve gıda enzimi de değil. Bu nedenle Yeni Gıdalar Yönetmeliği kapsamına giriyor.

Yurt dışında 30 yıllık kullanım geçmişi bulunduğu için “diğer bir ülkeden gelen geleneksel gıda” tanımına girip girmediği inceleniyor. Eğer ekstrakt birincil üretimden doğrudan elde edilen, geleneksel bir gıda formunda ise 13’üncü madde kapsamındaki bildirim prosedürü değerlendirilebilir; değilse standart yeni gıda başvurusu yapılacaktır.

2. Bilimsel Dosya Hazırlığı ve Maliyetler

ABC, bilimsel dosya hazırlığı için dışarıdan danışmanlık alıyor ve çeşitli testler yaptırıyor:

  • Laboratuvar analizleri (bileşim, safsızlık profili, stabilite testleri): 250.000 TL
  • Toksikoloji ve güvenlilik değerlendirmesi raporu: 300.000 TL
  • Mevzuat ve dosya hazırlama danışmanlığı: 150.000 TL
  • Etiketleme uyumu ve beslenme beyanları incelemesi: 50.000 TL

Toplam hazırlık maliyeti: 750.000 TL

Mali müşavir bu maliyetleri, firmanın politika ve geçerli muhasebe standartlarına göre ya doğrudan gider yazar ya da AR-GE / ürün geliştirme kapsamında aktifleştirir. Örneğin, aktifleştirme kararı verilirse (varsayım):

  • 750.000 TL “Maddi olmayan duran varlıklar – Geliştirme maliyetleri” hesabına kaydedilir.
  • Yeni gıdadan beklenen ekonomik fayda süresine göre amortismana tabi tutulur (örneğin 5 yıl varsayımı ile yıllık 150.000 TL amortisman).

3. Başvuru Süreci

ABC Gıda, başvuru dosyasını Genel Müdürlüğe sunar. Dosyada:

  • Ürünün bileşimi, üretim yöntemi,
  • Önerilen kullanım alanları (örneğin kahvaltılık gevreklerde, barlarda, içeceklerde),
  • Maksimum kullanım düzeyleri,
  • Yurt dışı güvenlilik verileri ve tüketim geçmişi,
  • Beslenme değerlendirmeleri ve olası risk grupları

yer alır.

4. Değerlendirme ve İzin

Bilimsel Komisyon, XFit’in insan sağlığı açısından güvenli olduğuna ve önerilen kullanım düzeylerinin uygun olduğuna karar verirse, Bakanlık izni verir ve XFit’i Ek-1 listesindeki yeni gıdalar arasına ekler. Ek-1’de şu şekilde bir kayıt yer aldığını varsayalım (sadece örnek format):

Yeni gıda adıXFit bitkisel ekstraktı
Kullanılabileceği gıdalarKahvaltılık gevrek, tahıl barı, içecekler
Maksimum kullanım düzeyiKahvaltılık gevrek ve barlarda 200 mg/100 g; içeceklerde 50 mg/100 ml
Etiketleme gereklilikleri“XFit bitkisel ekstraktı içerir. Günlük tüketim miktarı 400 mg’ı aşmamalıdır.” ifadesi zorunlu

5. Üretim ve Maliyet Etkisi

ABC Gıda, XFit içeren kahvaltılık gevrek üretimine başlar. Ürün formülü şöyle olsun:

  • 100 g ürün başına XFit: 200 mg
  • Üretim maliyeti (XFit hariç): 7,00 TL / 100 g
  • XFit maliyeti: 1,00 TL / 100 g
  • Toplam maliyet: 8,00 TL / 100 g

Şirket 100.000 adet 100 g’lık paket üretir:

  • Toplam üretim: 10.000 kg
  • Toplam XFit maliyeti: 10.000 kg x 1,00 TL = 10.000 TL
  • Diğer maliyetler: 10.000 kg x 7,00 TL = 70.000 TL
  • Toplam üretim maliyeti: 80.000 TL

Muhasebe kaydı basitleştirilmiş şekilde şöyle olabilir:

  • 150 – İlk madde ve malzeme (XFit) 10.000 TL
  • 710 – Direkt ilk madde ve malzeme giderleri vb. üretim hesapları…

Ürünlerin satış fiyatı örneğin 100 g için 15 TL olarak belirlendiğinde:

  • Toplam ciro: 100.000 adet x 15 TL = 1.500.000 TL
  • Brüt kar: 1.500.000 – 80.000 = 1.420.000 TL (diğer giderler hariç)

Burada yeni gıda izin sürecinden kaynaklanan 750.000 TL’lik geliştirme maliyeti, amortisman yoluyla yıllara yayılacak; hem ticari bilançoyu hem vergi matrahını etkileyecektir.

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

  • (1) “Yeni gıda mı değil mi?” tespiti kritik ve riskli bir aşamadır.

    Bir bileşenin yeni gıda kapsamına girip girmediği konusunda tereddüt olması yaygındır. Yanlış kanaatle “klasik gıda” muamelesi yapılıp izin alınmadan piyasaya arz edilen ürünler, ağır idari yaptırımlara ve toplatma riskine yol açabilir. Bu nedenle gri alanlarda mutlaka Bakanlıkla yazılı görüş süreci yürütülmeli, bilimsel danışmanlık alınmalıdır.

  • (2) Domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için başvuru yapılamaz.

    Yönetmelik açıkça, domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalarla ilgili başvuruların/bildirimlerin kabul edilmeyeceğini ve bu ürünlerin yeni gıdalar listesinde yer almayacağını düzenlemektedir. Bu durum, özellikle yurtdışı menşeli inovatif gıdalarla çalışan ithalatçıların ürün seçimi ve sözleşme yapısı bakımından büyük önem taşır. Henüz başvuru yapmadan, ürünün kaynak materyalinin bu yasağa takılıp takılmadığı netleştirilmelidir.

  • (3) 31/12/2025 tarihi için “önemli ölçüde tüketim” ispatı gerektirebilir.

    Bir bileşenin yeni gıda sayılmaması, Türkiye’de bu tarihten önce önemli ölçüde tüketildiğinin ispatına bağlı olabilir. Bu durumda: satış faturaları, pazar payı raporları, zincir market listeleri, bilimsel yayınlar gibi deliller önem kazanır. İleride Bakanlık denetiminde geriye dönük inceleme söz konusu olabilir; bu nedenle işletmeler 2025 öncesine ait bu tür kanıtları arşivleyip saklamalıdır.

  • (4) Ek-1 listesindeki kullanım koşullarına uyum zorunlu ve denetime tabidir.

    İzin alınmış olması tek başına yeterli değildir; Ek-1’de belirtilen maksimum kullanım düzeyleri, gıda kategorileri ve etiketleme hükümlerine bire bir uyum gerekir. Örneğin, sadece çikolata ürünlerinde belirli limitlerle izin verilmiş bir yeni gıdayı, aynı limitlerle dahi olsa içeceklerde kullanmak mümkün değildir. Üretim reçeteleri, formülasyon dosyaları ve etiket tasarımları denetim sırasında istenebilir.

  • (5) Etiketleme ve tüketiciyi yanıltmama yükümlülüğü çift yönlüdür.

    Yönetmelik hem güvenlik hem de yanıltmama boyutuna vurgu yapar. Özellikle bir yeni gıdanın başka bir gıdanın yerine geçmesi durumunda, besin değerindeki değişiklikler ve olası dezavantajlar etiket üzerinde açıkça belirtilmelidir. Aksi takdirde hem gıda mevzuatı hem de tüketicinin korunmasına ilişkin genel hükümler çerçevesinde yaptırımlar gündeme gelebilir. Pazarlama departmanlarının iddialı sağlık beyanları karşısında mali müşavirler, hukuki riskleri yönetim kuruluna hatırlatmalıdır.

Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler

Yeni Gıdalar Yönetmeliği teknik bir gıda mevzuatı gibi görünse de, mali müşavirler açısından ciddi görevler doğurmaktadır. Aşağıdaki aksiyon listesi, özellikle gıda sektöründe hizmet veren meslek mensuplarına yol gösterici olacaktır.

  • (1) Müşteri portföyünün taranması ve risk haritası çıkarılması

    Öncelikle gıda sektöründe faaliyet gösteren tüm müşteriler için bir envanter çalışması yapılmalıdır: Hangi firmalar yeni ürün geliştirme, ithalat, fonksiyonel gıda üretimi veya bitkisel ekstrakt kullanımı gibi alanlarda aktiftir? Bu firmalar için Yeni Gıdalar Yönetmeliği kapsamında bir risk/uyum listesi hazırlanmalı, yönetimlere yazılı rapor sunulmalıdır.

  • (2) AR-GE ve ürün geliştirme giderlerinin doğru sınıflandırılması

    Yeni gıda izin süreçlerine ilişkin harcamalar, çoğu zaman önemli tutarlara ulaşacaktır. Bunların hangi kısmının doğrudan gider, hangi kısmının aktifleştirilebileceği; varsa AR-GE teşviklerine konu edilip edilemeyeceği, her mükellef özelinde analiz edilmelidir. Muhasebe politikaları yazılı hale getirilip müşteriye onaylatılması, ileride vergi incelemelerinde tutarlılık sağlayacaktır.

  • (3) Stok ve parti/lot numarası takibinin güçlendirilmesi

    Yeni gıdaların belirli tarihlerden itibaren izinli hale gelmesi, kullanım limitleri ve etiketleme değişiklikleri, stok yönetimini kritik hale getirir. Mali müşavir, stok programı – muhasebe sistemi – üretim planlama üçlüsü arasındaki entegrasyonu gözden geçirmeli; gerekiyorsa iç kontrol önerileri sunmalıdır. Özellikle üretim tarihi ile parti/lot numarası eşleştirmeleri, olası ürün toplatma veya imha işlemlerinde muhasebe kayıtlarının sağlıklı yapılmasını sağlar.

  • (4) Sözleşme incelemelerinde yeni gıda riskinin değerlendirilmesi

    İthalat, lisans, distribütörlük veya fason üretim sözleşmeleri incelenirken, ürünün Türkiye’de yeni gıda sayılıp sayılmadığı mutlaka gündeme getirilmelidir. Yeni gıda izni çıkmaması halinde doğacak zararlar, stokların akıbeti, lisans bedellerinin iadesi gibi hususlarda sözleşmeye hükümler konulması için müşteriye uyarıda bulunulmalıdır.

  • (5) Yönetim raporlarında mevzuat riskine özel bölüm açılması

    Kurumsal ölçekteki müşteriler için hazırlanan aylık/çeyreklik yönetim raporlarında artık “mevzuat riski” başlığı altında yeni gıdalar, gıda katkı maddeleri ve bulaşan limitlerine ilişkin güncel değişikliklere de yer verilmelidir. Böylece yönetim kadroları, sadece finansal rakamlar değil, bu rakamları kısa sürede değiştirebilecek yeni düzenlemeler hakkında da zamanında bilgilendirilmiş olur.

Sık Sorulan Sorular

Soru 1: Yeni Gıdalar Yönetmeliği doğrudan bir vergi yükümlülüğü getiriyor mu?

Cevap: Yönetmelik doğrudan yeni bir vergi, harç veya benzeri mali yük getirmez. Ancak yeni gıda izin süreci, AR-GE ve uyum maliyetleri, olası ürün revizyonları ve stok imhaları nedeniyle işletmelerin maliyet yapısını önemli ölçüde değiştirir. Bu da dolaylı olarak vergi matrahını, kârlılığı, hatta transfer fiyatlandırması politikalarını etkileyebilir. Dolayısıyla vergi planlaması yapılırken yeni gıda süreçleri mutlaka dikkate alınmalıdır.

Soru 2: Bir bileşenin yeni gıda olup olmadığı konusunda tereddüt varsa ne yapılmalı?

Cevap: Öncelikle iç değerlendirme yapılmalı (tarihsel tüketim, mevcut kodeks mevzuatı, ürün kategorisi). Tereddüt devam ediyorsa, Bakanlık’tan yazılı görüş istenmesi ve gerektiğinde bilimsel danışmanlık alınması en güvenli yoldur. “Yeni gıda değildir” varsayımı ile izin alınmadan piyasaya arz edilen ürünler, denetimlerde ciddi yaptırımlarla karşılaşabilir.

Soru 3: AB’de onaylanmış bir yeni gıda için Türkiye’de de otomatik izin var mı?

Cevap: Hayır. Yönetmelik AB mevzuatı ile uyumlu çerçevede hazırlansa da, AB’de onaylanmış bir yeni gıda için Türkiye’de otomatik veya kendiliğinden geçerli bir izin söz konusu değildir. Türkiye’de ayrıca başvuru/bildirim yapılması, Bilimsel Komisyon’un değerlendirmesi ve Bakanlık izni gerekir. Ancak AB’deki bilimsel değerlendirmeler, Türkiye’deki dosyaya destekleyici veri olarak sunulabilir.

Soru 4: Domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için gelecekte mevzuat değişikliği olabilir mi?

Cevap: Mevzuat zaman içinde değişebilir; ancak mevcut Yönetmelik açıkça domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için başvuru/bildirimin kabul edilmeyeceğini hükme bağlamaktadır. Böyle bir değişiklik gündeme gelirse Resmî Gazete’de yeni bir düzenleme yayımlanması gerekir. Bu nedenle halihazırda bu tür ürünler için Türkiye pazarına giriş planlanmamalıdır.

Soru 5: Yeni gıda için yapılan harcamalar AR-GE indirimi kapsamında değerlendirilebilir mi?

Cevap: Bu, harcamaların niteliğine ve yürütülen faaliyetlerin gerçekten AR-GE kapsamında olup olmadığına bağlıdır. Yeni gıda dosyası için yapılan bilimsel çalışmalar, testler ve pilot üretimler, yeni bir ürün veya süreç geliştirmeye yönelik ise, ilgili AR-GE mevzuatı şartlarını sağladığı ölçüde AR-GE indirimine konu edilebilir. Ancak her somut durumda, AR-GE merkez statüsü, proje onayları ve Gelir/Kurumlar Vergisi mevzuatındaki kriterler ayrı ayrı incelenmelidir.

Sonuç ve Değerlendirme

Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği, Türkiye gıda sektörünün inovasyon kapasitesini şekillendiren, aynı zamanda tüketiciyi yüksek düzeyde korumayı hedefleyen stratejik bir düzenlemedir. Bir yandan fonksiyonel gıdalar, bitkisel ekstraktlar, probiyotik ürünler ve nanoteknoloji temelli gıdalar için çerçeve çizilirken; diğer yandan domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar gibi ülkenin hassasiyetleriyle bağdaşmayan kategorilere açık bir sınır çizilmiştir.

Bu Yönetmelik, salt teknik bir gıda mevzuatı olarak görülmemelidir. Yeni gıda izin süreçleri, AR-GE planlamasından lisans sözleşmelerine, stok yönetiminden etiketleme stratejilerine ve nihayetinde vergi matrahına kadar geniş bir yelpazede etkiler doğurur. Gıda işletmeleri kadar mali müşavirler ve vergi danışmanları da bu düzenlemeyi kendi mesleki perspektiflerinden okumalı, müşterilerine hem hukuki hem finansal açıdan bütüncül bir uyum stratejisi önermelidir.

Önümüzdeki dönemde Ek-1 listesinin yeni ürünlerle sık sık güncellenmesi, ilgili rehber dokümanların yayımlanması ve denetim yoğunluğunun artması beklenmektedir. Bu nedenle işletmelerin ve danışmanların, mevzuatı sadece yayımlandığı tarihte değil, düzenli aralıklarla güncel tutmaları; yeni gıda kavramını şirket içi eğitimlerin ve risk yönetimi süreçlerinin kalıcı bir unsuru haline getirmeleri büyük önem taşımaktadır.

Yasal Dayanaklar

  • Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği (20.05.2026 tarihli ve 33259 sayılı Resmî Gazete).
  • 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, özellikle 21, 23, 24 ve 26’ncı maddeler.
  • Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik (13.08.2010 tarihli ve 27671 sayılı Resmî Gazete).
  • Türk Gıda Kodeksi Gıda Enzimleri Yönetmeliği (24.02.2017 tarihli ve 29989 sayılı Resmî Gazete).
  • Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği (13.10.2023 tarihli ve 32338 mükerrer sayılı Resmî Gazete).
  • Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği (29.12.2011 tarihli ve 28157 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete).
  • Risk Değerlendirme Komite ve Komisyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (24.12.2011 tarihli ve 28152 sayılı Resmî Gazete).

Yorumlar (0)

Yorum yapmak icin giris yapin.
Bu makaleye henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Akış Mevzuat
Sinav Giriş