Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon Sistemi (PAAMK) Kapsamında Tunus ve Arnavutluk'tan İthalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) Uygulamaları: Mali Müşavirler İçin Güncel Rehber
Giriş
Küresel ticaretin dinamik yapısı, uluslararası anlaşmalar ve mevzuat değişiklikleriyle sürekli evrilmektedir. Bu bağlamda, Türkiye'nin de taraf olduğu Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon Sistemi (PAAMK), bölge ülkeleri arasındaki ticareti kolaylaştıran ve entegrasyonu derinleştiren kritik bir mekanizmadır. PAAMK, Türkiye, Avrupa Birliği (AB), EFTA ülkeleri ve Akdeniz'e kıyısı olan birçok ülkeyi kapsayan çapraz menşe kümülasyonu esasına dayalı bir serbest ticaret alanı sistemidir. Bu sistem, ürünlerin menşe statüsünü belirleyerek tercihli ticaret imkanları sunar ve tedarik zincirlerinin bölge içinde oluşmasına katkı sağlar.
Son dönemde, PAAMK menşe kurallarında önemli revizyonlar yapılmış ve bu revizyonlar 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek şekilde kabul edilmiştir. Bu revizyonlar, menşe kurallarını basitleştirmeyi ve modernleştirmeyi hedefleyerek bölgesel ticareti ve değer zincirlerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, ithalatta gözetim uygulamaları (İGV) da dış ticaret süreçlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu makale, mali müşavirler için PAAMK sistemi kapsamında Tunus ve Arnavutluk'tan yapılan ithalatta İGV uygulamalarına dair güncel gelişmeleri ve dikkat edilmesi gereken hususları özetlemektedir.
Dikkat Edilmesi Gerekenler: İGV Uygulamalarında Son Durum
İthalatta Gözetim Uygulaması (İGV), bir malın ithalatındaki gelişmeleri yakından izlemek ve yerli üreticilerin zarar görmesini önlemek amacıyla uygulanan bir ticaret politikası önlemidir. Genellikle, belirli bir gümrük kıymetinin altında kalan ürünlerin ithalatında gözetim belgesi aranmasını gerektirir.
Mali müşavirler ve dış ticaretle uğraşan firmalar için en güncel ve önemli gelişme, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 10791 sayılı Karar ile eklenen Geçici Madde 2'dir. Bu maddeye göre, Pan Avrupa Akdeniz Konvansiyonu'na taraf ve Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) bulunan ülkeler menşeli eşyadan, yapılan beyanın aksine bir bilgi veya belge olmadığı sürece, ayrıca tercihli menşe tevsiki şartı aranmaksızın ilave gümrük vergisi ve/veya ek mali yükümlülük alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenleme, Tunus ve Arnavutluk gibi PAAMK sistemine dahil ve Türkiye ile STA'sı bulunan ülkelerden yapılan ithalatlar için büyük önem taşımaktadır. Özellikle Tunus ile Türkiye arasında 2012 kurallarına göre çapraz menşe kümülasyonu imkanı mevcuttur. Arnavutluk için ise revize kurallara geçiş süreçlerinin kısa sürede tamamlanması hedeflenmektedir.
Bu Geçici Madde, tabi olduğu yönetmelik fark etmeksizin, Bölgesel Konvansiyon'a taraf olan ve ülkemizle STA'sı bulunan tüm ülkeleri kapsamaktadır. Bu durum, doğru ve eksiksiz beyan yapıldığı sürece, bu ülkelerden yapılan ithalatlarda İGV kaynaklı ek maliyet riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Ancak, beyanların doğruluğu ve menşe kurallarına uygunluk her zaman kritik bir faktör olmaya devam edecektir.
Ayrıca, PAAMK menşe kurallarındaki revizyonlar ve 1 Ocak 2025'ten itibaren geçerli olacak yeni kurallar seti de yakından takip edilmelidir. 2025 yılı içerisinde eski ve yeni menşe kural setlerinin bir arada kullanılmasına onay verilmiştir, bu da geçiş döneminde esneklik sağlamaktadır.
Yapılması Gerekenler
Mali müşavirlerin ve dış ticaret firmalarının bu güncel düzenlemeler ışığında atması gereken adımlar şunlardır:
- Mevzuat Takibi ve Bilgi Güncellemesi: PAAMK menşe kurallarındaki revizyonlar ve İGV uygulamalarına ilişkin güncel tebliğler, kararlar ve duyurular düzenli olarak takip edilmelidir. Özellikle 31 Aralık 2025 tarihli 10791 sayılı Karar ile eklenen Geçici Madde 2'nin detayları iyi anlaşılmalıdır.
- Menşe İspat Belgelerinin Doğru ve Eksiksiz Düzenlenmesi: İthalatta tercihli rejimden faydalanmak ve İGV muafiyetinden yararlanmak için EUR.1/EUR-MED Dolaşım Belgeleri veya Fatura Beyanları gibi menşe ispat belgelerinin, ilgili menşe kurallarına (geçiş döneminde eski veya yeni kurallar) uygun olarak doğru ve eksiksiz bir şekilde düzenlenmesi sağlanmalıdır.
- Beyanların Doğruluğunun Teyidi: Gümrük beyannamelerinde yapılan menşe ve kıymet beyanlarının, ibraz edilen belgelerle uyumlu ve gerçeği yansıttığından emin olunmalıdır. Beyanın aksine bir bilgi veya belge olması durumunda İGV muafiyeti riske girebilir.
- Tedarik Zincirlerinin Gözden Geçirilmesi: PAAMK menşe kurallarındaki revizyonlar, ürünlerin menşe kazanım koşullarını etkileyebilir. Bu nedenle, Tunus ve Arnavutluk'tan yapılan ithalatlarda kullanılan tedarik zincirleri, yeni menşe kuralları ışığında gözden geçirilmeli ve gerekli uyarlamalar yapılmalıdır.
- Gümrük Müşavirleri ile Yakın İşbirliği: Dış ticaret mevzuatının karmaşıklığı göz önüne alındığında, güncel düzenlemeler hakkında uzman gümrük müşavirlerinden profesyonel destek almak, olası hataların ve ek maliyetlerin önüne geçmek için kritik öneme sahiptir.
Sonuç
Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon Sistemi (PAAMK) kapsamında Tunus ve Arnavutluk'tan yapılan ithalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulamalarına ilişkin son gelişmeler, mali müşavirler ve dış ticaret firmaları için hem fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken hususlar barındırmaktadır. Özellikle Geçici Madde 2 ile getirilen İGV muafiyeti, doğru beyan ve menşe ispatı ile önemli avantajlar sağlayabilir. Ancak, PAAMK menşe kurallarındaki revizyonlar ve geçiş dönemi uygulamaları, sürekli bilgi güncellemeyi ve süreçlerin titizlikle yönetilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle, mevzuatı yakından takip etmek, menşe belgelerini doğru düzenlemek ve uzman desteği almak, sorunsuz ve maliyet etkin bir dış ticaret süreci için vazgeçilmezdir.