USD 45,9522 ₺ EUR 53,3728 ₺ GBP 61,9096 ₺ CHF 58,3639 ₺ BIST 100 13.966 TCMB Faiz %50,00
↑↓ gezin esc kapat
Müşavirler Kulübü Gelişmiş Ara
Son Güncelleme: 02 Haziran 2026

Mal Memurlarının Kayyımlığı Yönetmeliğinde Değişiklik (Karar 11362) 2026

Kısa Özet

Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik’te 19.05.2026 tarihli 11362 sayılı karar ile yapılan değişikliklerin ayrıntılı analizi.

Murat Kaya SMMM
24 dk okuma 43 goruntuleme
Mal Memurlarının Kayyımlığı Yönetmeliğinde Değişiklik (Karar 11362) 2026

Mal Memurlarının Kayyımlığı Yönetmeliğinde 11362 Sayılı Karar ile Yapılan Değişiklikler (2026 Analizi)

Giriş ve Arka Plan

19 Mayıs 2026 tarihli ve 33258 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11362 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, 15/4/2009 tarihli ve 2009/14954 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelikte önemli değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişiklikler özellikle milli emlâk teşkilatının yeni kurumsal yapısına uyum, görev ve yetki tanımlarının güncellenmesi ve kayyımlık ücretlerinden pay alan personel listesinin yeniden düzenlenmesine ilişkindir.

Bu düzenleme, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’a dayanmakta olup, mahkemelerce kayyım tayin edilen durumlarda kamu adına kayyımlık görevini yürüten mal memurlarının (ve fiilen milli emlâk birimlerinin) hukuki ve idari çerçevesini belirleyen çatı düzenlemenin güncellenmesi niteliğindedir. 2022 yılında 5149 sayılı ve 2022 sonlarında 6366 sayılı kararlarla yapılan değişikliklerden sonra, 2026 tarihli 11362 sayılı karar bu sürecin yeni bir halkasını oluşturmaktadır.

Uygulamada, vesayet makamları (aile mahkemeleri, sulh hukuk mahkemeleri vb.) tarafından kayyım tayin edilen durumlarda, özellikle sahipsiz veya hak sahibi belirlenemeyen malvarlıklarının yönetimi, tasfiyesi, gelirlerinin tahsili gibi işlemler önemli bir kamu görevi olarak yürütülmektedir. Bu görev ağırlıklı olarak milli emlâk birimleri tarafından yerine getirilmekte; muhasebe, denetim ve raporlama süreçleri ise Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordineli şekilde işlemektedir. 11362 sayılı karar, bu fonksiyonların fiili yürütülüş biçimini mevzuat diline uyarlayan ve bazı boşlukları gideren teknik ama etkisi yüksek bir değişiklik paketidir.

Düzenlemenin Detayları

Değişiklikler ağırlıklı olarak tanım maddeleri, yetkili makamların isimlendirilmesi, pay dağıtımına esas personel unvanları ve denetim/raporlama ilişkilerine yöneliktir. Aşağıda madde bazında özetlenmiştir.

1. Madde – Yönetmelik m.4 Tanımların Güncellenmesi

Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bentleri yeniden düzenlenmiştir:

  • “Bakanlık” tanımı: Artık “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” olarak tanımlanmıştır. Böylece milli emlâk teşkilatının 2023 sonrası yapılanma sürecine paralel olarak, kayyımlık işlemlerinde sorumlu bakanlık Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine, taşra teşkilatı itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak isimlendirilmiştir. (Dikkat: denetim ve bazı mali fonksiyonlar hâlâ Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülmekte; bu ayrım aşağıdaki maddelerde ayrıca vurgulanmıştır.)
  • “Kayyımlık bürosu” tanımı: Kayyımlık işlemlerini yürütmek üzere doğrudan çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürüne bağlı olarak kurulan, milli emlâk dairesi başkanlığı, milli emlâk müdürlüğü veya milli emlâk şefliğinde görevli memurlardan oluşturulan bir büro olarak yeniden tanımlanmıştır. Böylece kayyımlık büroları, illerde il müdürlüklerine bağlı ve milli emlâk örgütü içinde kurumsal olarak konumlandırılmıştır.
  • “Mahallin en büyük mal memuru” tanımı: Her ilin merkez ve ilçeleri için “çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürü” olarak tanımlanmıştır. Bu, mahallin en büyük mal memuru sıfatının artık defterdar veya malmüdürü yerine doğrudan il müdürü üzerinden okunacağı anlamına gelir.

2. Madde – Yönetmelik m.9’da Denetim ve Raporlama İbareleri

Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “defterdarlık muhasebe” ibaresi “Bakanlık müfettişlerine ve milli emlak” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki “Bakanlıkça” ibaresi ise “Hazine ve Maliye Bakanlığınca” olarak değiştirilmiştir.

Bunun anlamı:

  • Kayyımlık kapsamında yürütülen işlemlerin kontrolü ve denetimi bakımından Bakanlık müfettişleri (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı teftiş birimleri) ile milli emlak birimlerinin rolü artırılmıştır.
  • Buna karşılık, belirli bazı mali ve muhasebesel kararların nihai onayı veya yürütülmesi Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılmaya devam edecektir. Böylece idari-icrai süreçler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, mali koordinasyon ve üst düzey onaylar ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen çift kanatlı bir yapı netleştirilmiştir.

3. Madde – Yönetmelik m.16 İbaresinin Değişmesi

Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlıkça” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığınca” şeklinde değiştirilmiştir. 16. madde kayyımlık işlemlerine ilişkin belirli finansal süreçlerin ve onay mekanizmalarının hangi otorite tarafından yürütüleceğini belirlemektedir. Bu değişiklikle, söz konusu maddede geçen yetkinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olduğu açıkça vurgulanmıştır.

4. Madde – Yönetmelik m.17’de Birim Adının Değişmesi

Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “defterdarlık birimleri” ibaresi “milli emlak” şeklinde değiştirilmiştir. Bu, kayyımlık işlemlerinde görevli ve sorumlu icra biriminin defterdarlık değil, artık doğrudan milli emlak birimleri olduğunu teyit eder niteliktedir.

5. Madde – Yönetmelik m.18’de Yetkili Personel Listesinin Yeniden Tanımlanması

Yönetmeliğin 18. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “defterdar yardımcısına, veya kayyımlık bürosu görevlilerine” ibaresi, “millî emlâk dairesi başkanına, millî emlâk/emlâk müdürüne, ilçelerde milli emlâk müdürüne veya milli emlâk müdür yardımcısına” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu düzenleme ile:

  • Eski defterdarlık yapısına dayalı “defterdar yardımcısı” vurgusu kaldırılmış,
  • Kayyımlık işlemlerinde sorumluluk ve yetki, milli emlâk dairesi başkanları, milli emlâk müdürleri ve müdür yardımcıları üzerinden tanımlanmıştır.

Böylece uygulamada zaten milli emlâk üzerinden yürütülen süreçlerin hukuki dayanağı güçlendirilmiş ve görev dağılımı daha net hale getirilmiştir.

6. Madde – Yönetmelik m.21’de Kayyımlık Ücretlerinden Pay Alanlar

Yönetmeliğin 21. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi tamamen yenilenerek aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

“c) Kayyım tarafından yetki devredilen veya görevlendirilen;

  • 1) Milli emlâk dairesi başkanı için yüzde yüzünü,
  • 2) Millî emlâk/emlâk müdürleri ve kayyımlık bürosu kurulan illerde büro başkanı için yüzde yetmişbeşini,
  • 3) Millî emlâk/emlâk müdür yardımcıları için yüzde altmışbeşini,
  • 4) Diğer milli emlâk görevlileri için yüzde altmışını,”

Burada geçen “yüzde yüz, yüzde yetmiş beş, yüzde altmış beş, yüzde altmış” oranlarının, m.21’in diğer fıkra ve bentlerinde düzenlenen ve kayyımlık ücreti veya bu ücretten dağıtılacak payın hesaplanmasına esas temel oranlara göre yorumlanması gerekir. Mevzuat metni dışına çıkmamak adına, bu oranların dayandığı temel matrah (örneğin kayyımlık ücretinin belli bir yüzdesi, mahkemece belirlenen tutar, vb.) kesin olarak belirtilmediği sürece varsayım yapılmamalıdır; ancak aşağıdaki örnek senaryoda mekanizmanın işleyişi kavramsal olarak gösterilecektir.

7. ve 8. Maddeler – Yürürlük ve Yürütme

  • Yürürlük: Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (19.05.2026).
  • Yürütme: Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik (Karar Sayısı: 11362)

Uygulamada Nasıl İşleniyor?

Değişiklikler temel olarak kurumsal yetki ve görev dağılımını etkilediğinden, kayyımlık süreçlerinin genel akışını ve muhasebe uygulamalarını yeni yapıya göre özetlemek gerekir.

1. Kayyım Tayin Süreci ve Kurumsal Yapı

  1. Mahkeme kararı: Vesayet makamı, 3561 sayılı Kanun ve Türk Medeni Kanunu uyarınca bir mal memurunu kayyım olarak atar. Artık “mahallin en büyük mal memuru” sıfatı, ilgili il için çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürüne aittir.
  2. Görevlendirme: İl müdürü, kayyımlık görevini fiilen milli emlâk dairesi başkanına, milli emlâk/milli emlâk-emlâk müdürüne veya müdür yardımcılarına ve gerekli ise diğer milli emlâk görevlilerine tevdi eder. Kayyımlık bürosu, ilgili ilde kurulu ise, bu büro işin koordinasyonunu yürütür.
  3. Kayyımlık bürosu rolü: Kayyımlık bürosu, kayyımlığa konu malvarlığının tespiti, envanteri, değer tespiti, kiraya verilmesi, satılması, gelirlerin tahsili ve giderlerin ödenmesi gibi işlemleri milli emlâk mevzuatı ile kayyımlık mevzuatını birlikte gözeterek yürütür.

2. Muhasebe ve Kayıt Düzeni

Kayyımlık işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde, temel ilke kayyımlığa konu malvarlığının Hazine veya idare bilançosuna doğrudan alınmaması, kayyım sıfatıyla emaneten yönetilmesi ve bunun için ayrı hesaplar/alt hesaplar veya kayyımlık hesapları kullanılmasıdır. Genel çerçeve şu şekildedir:

  • Kendine özgü bir kayyımlık hesap planı yoksa, mevcut kamu muhasebesi hesap planı içinde emanet niteliğindeki hesaplar kullanılır.
  • Kayyımlığa konu varlıklar için envanter listesi tutulur; fiziki varlıklar (taşınmazlar, taşınırlar), finansal varlıklar (mevduat, menkul kıymet), alacaklar ve borçlar ayrı ayrı gösterilir.
  • Gelir ve giderler, kayyımlık hesabı altında izlenir; kayyım ücretine esas matrah ve paylaştırmaya konu tutar buradan belirlenir.

3. Denetim ve Kontrol Mekanizması

  • Artık 9. madde uyarınca denetim ve kontrol işlemlerinde Bakanlık müfettişleri (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği) ile milli emlâk birimleri doğrudan yetkilidir.
  • Buna paralel olarak, belirli mali kararlar ve genele ilişkin düzenlemeler Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılır. Bu çift yapı, uygulamada muhasebe birimleriyle milli emlâk birimleri arasında koordinasyon gerektirir.

4. Kayyımlık Ücretinin ve Payların Hesaplanması

Kayyımlık ücreti, temel olarak yönetilen malvarlığının türüne, değerine, yönetim süresine ve mahkeme kararında belirlenen ilkelere göre tespit edilir. Yönetmeliğin 21. maddesi, bu ücretin kimler arasında ve hangi oranlarla paylaşılacağını düzenler. 11362 sayılı karar, özellikle kayyım tarafından yetki devredilen milli emlâk personelinin bu ücretten alacağı nispi pay oranlarını güncellemiştir.

Pay hesaplaması kabaca şu adımlarla yapılır (örnek rakamlar aşağıda verilecektir):

  1. Mahkeme kararı veya mevzuata göre kayyımlık ücretinin toplam tutarı belirlenir.
  2. Bu toplam üzerinden, yönetmeliğin 21. maddesinde öngörülen oranlara göre kayyım, yardımcı personel ve diğer ilgililerin alacağı paylar hesaplanır.
  3. 11362 sayılı karar ile, kayyımın yetki devrettiği milli emlâk personeline verilecek paylar için aşağıdaki iç oranlar uygulanır:
    • Milli emlâk dairesi başkanı: %100
    • Milli emlâk/emlâk müdürü veya kayyımlık büro başkanı: %75
    • Milli emlâk/emlâk müdür yardımcısı: %65
    • Diğer milli emlâk görevlileri: %60

Buradaki yüzdelerin yorumunda dikkat edilmesi gereken nokta, bunların kaydedici bir çarpan veya alt oran olması; m.21’in diğer bentleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğidir. Örneğin, “yetki devredilen personele ayrılan toplam payın iç dağılımı” şeklinde uygulanan bir teknik olabilir. Somut uygulama için ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tebliğleri ve iç genelgeleri dikkate alınmalıdır.

Örnek Senaryo

Aşağıdaki örnek, mevzuat metninde açıkça düzenlenmeyen oranlar için varsayım içermemek adına, tamamen açıklayıcı ve kurgusal niteliktedir; sadece 11362 sayılı Kararda yer alan oranların mekanizmasını göstermek amacıyla tasarlanmıştır. Gerçek uygulamada mutlaka güncel ikincil mevzuat ve idari genelgeler dikkate alınmalıdır.

Örnek Kurgu:

  • Bir mahkeme kararı ile İstanbul’da bulunan 10 adet taşınmaz için kayyım atanıyor.
  • Mahkeme ve ilgili mevzuata göre, kayyımlık ücreti, bir yıl için 300.000 TL olarak belirleniyor.
  • İlgili ilde kayyım sıfatı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdüründe; fiili işlemler ise milli emlâk dairesi başkanlığı ve kayyımlık bürosunda.

Varsayımsal Paylaştırma Modeli (Sadece Mantığı Göstermek İçin):

Diyelim ki Yönetmeliğin 21. maddesi gereğince (gerçekte farklı olabilir), kayyımlık ücretinin:

  • %40’ı kaydı hâkim olan kayyıma,
  • %60’ı ise kayyım tarafından yetki devredilen milli emlâk personeline ayrılıyor olsun.

Bu durumda:

  • Toplam kayyımlık ücreti: 300.000 TL
  • Kayyıma ayrılan (il müdürü): 300.000 x %40 = 120.000 TL
  • Yetki devredilen milli emlâk personeline ayrılan toplam pay: 300.000 x %60 = 180.000 TL

Kurguya göre, yetki devredilen personel şunlar olsun:

  • 1 adet milli emlâk dairesi başkanı
  • 1 adet milli emlâk müdürü (ve aynı zamanda kayyımlık büro başkanı)
  • 1 adet milli emlâk müdür yardımcısı
  • 2 adet diğer milli emlâk görevlisi

11362 sayılı karardaki oranlar, bu 180.000 TL’nin iç dağılımında kullanılsın. Kişi bazında “puan” hesaplayalım:

  • Milli emlâk dairesi başkanı: 100 puan
  • Milli emlâk müdürü (veya büro başkanı): 75 puan
  • Milli emlâk müdür yardımcısı: 65 puan
  • Diğer milli emlâk görevlileri (2 kişi): 60’ar puan = 120 puan

Toplam puan: 100 + 75 + 65 + 120 = 360 puan.

Kişi başına düşen payın hesaplanması:

Toplam dağıtılacak tutar180.000 TL
Toplam puan360
1 puan değeri180.000 / 360 = 500 TL

Buna göre:

  • Milli emlâk dairesi başkanı: 100 x 500 = 50.000 TL
  • Milli emlâk müdürü / büro başkanı: 75 x 500 = 37.500 TL
  • Milli emlâk müdür yardımcısı: 65 x 500 = 32.500 TL
  • İki diğer milli emlâk görevlisi: 60 x 500 = 30.000 TL (kişi başı) => toplam 60.000 TL

Böylece 180.000 TL’lik havuz eksiksiz dağıtılmış olur. Tekrar vurgulamak gerekir ki; bu dağıtım tamamen örnek kurgudur. Gerçek hayatta m.21’in tamamı, diğer bentlerin oranları ve varsa ilgili tebliğ/genelgeler esas alınmalıdır.

Muhasebe Kayıt Örneği (Prensip Bazlı)

Kamu muhasebesi açısından, kayyımlık ücreti tahsil edildiğinde ve personele dağıtıldığında basitleştirilmiş bir kayıt mantığı şöyle olabilir (hesap numaraları gösterilmeden sadece mantık açıklanmaktadır):

  • Kayyımlık ücreti tahsil edildiğinde:
    • “Banka hesabı” borç; “emanet niteliğindeki kayyımlık gelirleri hesabı” alacak.
  • Kayyıma ve personele paylar ödendiğinde:
    • “Emanet niteliğindeki kayyımlık gelirleri hesabı” borç; ilgili kişilerin “ödenecekler/kişilere borçlar” hesabı alacak.
    • Ödeme tarihinde “ödenecekler” hesabı borç; “banka hesabı” alacak.

Kayyımlık kapsamındaki malvarlığının kendisi için ise ayrı envanter ve emanet hesapları kullanılır; bu varlıklar kamuya ait veya bütçe geliri sayılmaz, kayyım sıfatıyla geçici olarak tutulan varlıklardır.

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

  • (1) İki Bakanlık Arasındaki Görev Ayrımı İyice Okunmalı
    Yönetmelikte “Bakanlık” artık Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı ifade ederken, bazı maddelerde özellikle “Hazine ve Maliye Bakanlığınca” ibaresi korunmuştur. Mali müşavirler, idare çalışanları ve hukukçular; hangi işlemin hangi bakanlığın yetkisinde olduğunu m.9 ve m.16 başta olmak üzere dikkatle incelemelidir.
  • (2) Mahallin En Büyük Mal Memuru Artık İl Müdürü
    Uygulamada hâlâ “defterdar” ifadesine alışkın olan pek çok personel bulunmakta. 11362 sayılı karar sonrasında mahallin en büyük mal memuru, her il ve ilçe için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği il müdürüdür. Mahkeme yazışmaları, kayyım atama yazıları, iç görevlendirmeler buna göre güncellenmelidir.
  • (3) Milli Emlâk Birimlerinin Rolü Daha da Belirginleşti
    “Defterdarlık birimleri” ibaresinin “milli emlak” olarak değiştirilmesi, kayyımlık işlemlerinin icrasında fiili yetki ve sorumluluğun milli emlâk teşkilatında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Uygulamada, kayyımlık süreci planlanırken, milli emlâk dairesi başkanlıkları ve müdürlükleri ile doğrudan koordinasyon kurulmalıdır.
  • (4) Kayyımlık Ücret Payları İçin İkincil Mevzuat Takibi Şart
    m.21’deki yüzdelik oranlar “iç oranlar” niteliğindedir ve tek başına tam dağıtım modelini vermez. Bu nedenle, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın konuya ilişkin tebliğ, genelge, iç yazı ve görüşlerini takip etmeden kesin dağıtım tablosu yapılmamalıdır.
  • (5) Kayyımlık Kayıtları Normal Muhasebe Kayıtlarından Ayrıştırılmalı
    Kayyım sıfatıyla yönetilen malvarlığı; kamu idaresinin kendi malvarlığından ve bütçe gelir-giderlerinden ayrı tutulmalıdır. Yanlışlıkla kayyımlık kapsamında elde edilen gelirlerin bütçe gelirlerine aktarılması veya kayyımlık varlıklarının kamu envanterine alınması, ileride ciddi iade ve düzeltme sorunlarına yol açabilir.
  • (6) Personel Görevlendirme Yazıları Oran Dağılımı ile Uyumlu Olmalı
    Kayyımlık ücretinden pay alacak personele ilişkin m.21’de sayılan unvanların, fiili görevlendirme yazılarında da doğru şekilde belirtilmiş olması gerekir. Örneğin “milli emlâk müdür yardımcısı” görevlendirilmişse, yazıda unvan ve kayyımlık görevi açıkça yer almalıdır; aksi durumda pay dağıtımında hukuki tartışmalar çıkabilir.
  • (7) Denetim Riskine Karşı Belgeler Eksiksiz Saklanmalı
    Artık Bakanlık müfettişleri ve milli emlâk birimleri kayyımlık işlemlerini daha net bir hukuki dayanakla denetleyebilecektir. Tüm işlemlerin dayanak mahkeme kararları, değerleme raporları, ihale/kira sözleşmeleri, tahsilat ve ödeme makbuzları eksiksiz ve sistematik şekilde dosyalanmalıdır.

Mali Müşavirler İçin Yapılması Gerekenler

Kamuya hizmet veren, kamu kurumlarında çalışan veya kayyımlık süreçlerine dışarıdan danışmanlık veren mali müşavirler için 11362 sayılı kararla birlikte öne çıkan aksiyonlar şunlardır:

  • 1. Güncel Metni ve Değişiklikleri Karşılaştırmalı Okuyun
    2009 tarihli Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik ile 2022 tarihli değişiklikler (5149 sayılı karar), 2022 sonrasında yapılan değişiklikler ve son olarak 11362 sayılı kararı birlikte dikkate alarak, özellikle 4, 9, 16, 17, 18 ve 21. maddelerin güncel tam metnini inceleyin.
  • 2. Kayyımlığa Konu Malvarlıkları İçin Ayrı Kayıt Düzeni Oluşturun
    Kayyımlık kapsamında yürütülen işlemleri normal işletme veya idare muhasebesinden ayıracak şekilde, gerekirse yardımcı hesaplar veya alt kodlar tasarlayın. Bu, hem denetim açısında hem de kayyım raporlarının hazırlanmasında büyük kolaylık sağlar.
  • 3. Kayyımlık Ücreti ve Paylarının Vergisel Boyutunu Analiz Edin
    Kayyımlık kapsamında elde edilen ücretlerin, gerçek kişilerin gelir vergisi, kamu görevlilerinin ek gelir bildirimleri, damga vergisi ve stopajlar bakımından nasıl değerlendirileceğini güncel Gelir Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu ve ilgili tebliğler ışığında analiz edin. Herhangi bir oran uydurmadan, mevcut hükümlere göre somut olay bazında değerlendirme yapılmalıdır.
  • 4. Kurumsal Görevlendirme ve İç Yönergeleri Gözden Geçirin
    Kamu kurumlarında çalışan mali müşavirler, kayyımlığa ilişkin görevlendirme yazıları, imza yetkisi listeleri, iç yönergeler ve birim dağılım şemalarını 11362 sayılı karara uygun hale getirmek için üst yönetimi bilgilendirmeli ve revizyon önerileri hazırlamalıdır.
  • 5. Denetim ve Raporlama Süreçlerinde Rol Alın
    Kayyımlık işlemlerine ilişkin raporların hazırlanması, mahkemeye sunulacak hesap dökümlerinin düzenlenmesi, dönem sonu envanterlerinin çıkarılması ve kayyımın ibra sürecinde mali tabloların oluşturulması konularında aktif rol alın. Bu süreçte hem milli emlâk birimleri hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordinasyon önemlidir.
  • 6. Personeli Bilgilendirme ve Eğitim Çalışmaları
    Kayyımlık işlemlerinde görev alan milli emlâk memurlarına ve diğer ilgili personele, yeni düzenlemeler hakkında kısa eğitimler veya bilgilendirme notları hazırlayın. Özellikle pay oranları, görev ve sorumluluklar konusunda farkındalık yaratılması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Soru 1: 11362 sayılı karar ile kayyım atanması usulü değişti mi?

Cevap: Hayır. Kayyım atanması usulü 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yapılmaya devam etmektedir. 11362 sayılı karar, ağırlıklı olarak kurumsal yapıyı, yetkili birim ve unvanları güncellemekte; kayyım tayinini gerçekleştiren vesayet makamının yetkisini değiştirmemektedir.

Soru 2: “Mahallin en büyük mal memuru” kavramı artık kim için kullanılıyor?

Cevap: Değişiklikten önce uygulamada genellikle defterdar veya malmüdürü bu sıfatla anılıyordu. 11362 sayılı karar ile Yönetmeliğin 4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve “mahallin en büyük mal memuru”, her ilin merkez ve ilçeleri için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği il müdürü olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle mahkeme yazıları, resmi yazışmalar ve iç görevlendirmelerde bu unvan esas alınmalıdır.

Soru 3: Kayyımlık ücretinden pay alan personel listesi değişti mi?

Cevap: Liste tamamen değişmiş değildir; ancak 18. ve 21. maddelerde önemli güncellemeler yapılmıştır. Özellikle “defterdar yardımcısı” gibi eski unvanlar metinden çıkarılmış; yerine milli emlâk dairesi başkanı, milli emlâk/emlâk müdürü, milli emlâk müdür yardımcısı ve diğer milli emlâk görevlileri sayılmıştır. Ayrıca 21. maddenin (c) bendi, kayyım tarafından yetki devredilen bu personelin alacağı payların iç oranlarını (yüzde yüz, yüzde yetmiş beş, yüzde altmış beş, yüzde altmış) açıkça göstermektedir.

Soru 4: Kayyımlık işlemlerinde hangi bakanlığın müfettişleri denetim yapacak?

Cevap: Yönetmeliğin 9. maddesinde yapılan değişiklikle, “defterdarlık muhasebe” ibaresi “Bakanlık müfettişlerine ve milli emlak” şeklinde değiştirilmiştir. Buradaki “Bakanlık”, tanım gereği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıdır. Dolayısıyla bu Bakanlığın müfettişleri kayyımlık işlemlerini denetleyebilecektir. Bununla birlikte, mali ve muhasebesel boyutlar için Hazine ve Maliye Bakanlığının denetim ve gözetim yetkisi de saklıdır; bu durum m.16 ve diğer ilgili hükümlerden anlaşılmaktadır.

Soru 5: Mali müşavirler, kayyımlık kapsamında elde edilen gelirleri nasıl raporlamalıdır?

Cevap: Kayyımlık kapsamında elde edilen gelirler, öncelikle kayyımlık hesabında takip edilmesi gereken emanet nitelikli gelirlerdir. Kayyımın veya ilgili kamu görevlilerinin bu gelirlerden aldıkları paylar ise kendi açılarından gelir vergisi, stopaj, damga vergisi gibi yükümlülükler doğurabilir. Uygulamada, bu tür ödemelerin “ücret”, “huzur hakkı” veya başka bir gelir kabul edilip edilmeyeceği, Gelir Vergisi Kanunu ve ilgili tebliğlere göre somut olay bazında değerlendirilmelidir. Mali müşavirler, hiçbir oran uydurmadan, güncel mevzuat çerçevesinde vergi türü ve beyan şekli konusunda danışmanlık vermelidir.

Sonuç ve Değerlendirme

11362 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklikler, ilk bakışta teknik görünümlü olsa da, kayyımlık kurumunun günlük işleyişi açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle:

  • Milli emlâk teşkilatının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı çatısı altındaki yeni örgütlenmesi, yönetmelik metnine tam olarak yansıtılmıştır.
  • Mahallin en büyük mal memuru, kayyımlık bürosu, milli emlâk birimleri gibi kavramlar güncellenerek kurumsal sorumluluklar netleştirilmiştir.
  • Kayyımlık ücretlerinden pay alan personel unvanları ve iç oranları, milli emlâk dairesi başkanından diğer görevlilere kadar detaylandırılmıştır.
  • Denetim ve muhasebe süreçlerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasındaki görev paylaşımı daha görünür hale gelmiştir.

Bu düzenlemeler, kayyımlık işlemlerinin daha şeffaf, izlenebilir ve kurumsal zeminde yürütülmesini hedeflemektedir. Ancak uygulamada tereddüt yaşanmaması için, yönetmelik değişikliğiyle birlikte yeni yayımlanacak veya güncellenecek ikincil mevzuatın, özellikle de m.21’deki pay dağılımını ve vergi boyutunu açıklığa kavuşturması beklenmelidir.

Mali müşavirler, kamu idaresi çalışanları ve hukukçular açısından en doğru tutum; resmî metinlere sadık kalmak, oran ve tutar uydurmaktan kaçınmak, tereddütlü hususları ise ilgili bakanlıkların görüş ve açıklamalarıyla netleştirmektir. Böyle bir yaklaşım, hem kayyımın hem de kayyımlık işlemlerini yürüten idarenin hukuki ve mali risklerini minimize edecektir.

Yasal Dayanaklar

  • 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun – Kayyım olarak mal memurlarının görevlendirilmesine ilişkin temel kanuni çerçeve.
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – Vesayet, kayyımlık, temsil ve benzeri kurumları düzenleyen genel hükümler.
  • 2009/14954 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik – Kayyımlık işlemlerinin usul ve esaslarını belirleyen temel yönetmelik.
  • 02.02.2022 tarihli ve 31738 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5149 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı – Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelikte 2022 yılında yapılan değişiklikler (özellikle Bakanlık tanımı ve kayyımlık bürosu yapısına ilişkin).
  • 09.11.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6366 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (ilgili ise) – Yönetmelikte önceki bazı teknik değişiklikler (özellikle milli emlâk teşkilatına uyum açısından).
  • 19.05.2026 tarihli ve 33258 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11362 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı – Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, bu makalenin konusunu oluşturan en güncel değişikliktir.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak icin giris yapin.
Bu makaleye henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Akış Mevzuat
Sinav Giriş