Kur Farkı Zararlarının Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık Hesaplamalarında Dikkate Alınmamasına İlişkin Süre Uzatıldı
Giriş
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 376, şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarında izlemesi gereken usul ve esasları düzenleyen kritik bir maddedir. Özellikle döviz kurlarındaki dalgalanmaların şirket bilançoları üzerindeki etkisi, bu maddenin uygulanmasında önemli zorluklara yol açabilmektedir. Bu bağlamda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı zararlarının sermaye kaybı veya borca batık olma hesaplamalarında dikkate alınmamasına yönelik geçici bir düzenleme yürürlüğe konulmuştu. Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından yayımlanan mevzuat sirkülerine göre, bu önemli uygulamanın süresi bir kez daha uzatılmıştır.
10 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Tebliğ değişikliği ile, söz konusu istisnanın geçerlilik süresi 1 Ocak 2027 tarihine kadar ertelenmiştir. Bu uzatma, özellikle dövizle borçlanan ve yüksek kur volatilitesi dönemlerinde teknik iflas riskiyle karşı karşıya kalabilen firmalar için önemli bir nefes alma alanı sağlamaktadır.
Dikkat Edilecekler
Mali müşavirler için bu süre uzatımı, müvekkillerinin mali tablolarını değerlendirirken ve TTK madde 376 kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirken göz önünde bulundurmaları gereken önemli detaylar içermektedir:
- Uzatma Süresi ve Kapsamı: Kur farkı zararlarının sermaye kaybı veya borca batık olma hesaplamalarında dikkate alınmaması uygulaması, 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçerli olacaktır. Bu istisna, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamını kapsamaktadır.
- Diğer Gider Unsurları: Yalnızca kur farkı zararları değil, aynı zamanda 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı da bu hesaplamalarda dikkate alınmayabilecektir.
- Muhasebe Kaydı ve Dipnotlar: Söz konusu istisnalar, finansal tablolara doğrudan bir kayıt olarak yansıtılmayacak, bunun yerine bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilecektir. Bu durum, şeffaflık ve doğru bilgilendirme açısından büyük önem taşımaktadır.
- Gerçek Mali Durumun Tespiti: Düzenlemenin temel amacı, kur farkı kaynaklı muhasebe zararı ile şirketin gerçek faaliyet zararını ayrıştırmaktır. Bu sayede, nakit akışı güçlü ancak kur farkı nedeniyle teknik olarak sermaye kaybı veya borca batık görünen firmaların bu durumdan etkilenmesi engellenmektedir.
- Yönetim Kurulu Sorumluluğu: TTK madde 376 uyarınca yönetim kurullarının genel kurulu toplantıya çağırma ve iyileştirici önlemler sunma yükümlülüğü, bu istisna dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Şirketin borca batık olduğundan şüphe edilmesi halinde çıkarılacak ara bilançoda da bu düzenlemeler göz önünde bulundurulacaktır.
Yapılması Gerekenler
Mali müşavirlerin, bu yeni düzenleme ışığında müvekkillerine yönelik atması gereken adımlar ve dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:
- Müvekkil Bilgilendirmesi: Tüm ilgili müvekkillerin, kur farkı zararlarının sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında dikkate alınmamasına ilişkin sürenin uzatıldığı ve bunun kendileri için ne anlama geldiği konusunda detaylı olarak bilgilendirilmesi gerekmektedir.
- Mali Tablo Analizi: Özellikle döviz pozisyonu bulunan şirketlerin mali tabloları, bu yeni düzenleme çerçevesinde yeniden analiz edilmeli ve TTK madde 376 kapsamındaki durumları güncel istisnalar dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
- Dipnot Açıklamalarının Hazırlanması: Finansal tabloların hazırlanması sırasında, istisna kapsamındaki kur farkı zararları ve diğer gider unsurlarının dipnotlarda açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmesi sağlanmalıdır. Mükerrerlik oluşmamasına özen gösterilmelidir.
- Yönetim Kurulu Raporlarının Gözden Geçirilmesi: Şirket yönetim kurullarının TTK madde 376 kapsamında hazırlayacağı raporlar ve alacağı kararlar, bu süre uzatımının sağladığı imkanlar doğrultusunda gözden geçirilmeli ve gerekli revizyonlar yapılmalıdır.
- Sürekli Takip ve Danışmanlık: Mevzuattaki değişikliklerin dinamik yapısı göz önüne alındığında, mali müşavirlerin bu tür düzenlemeleri sürekli takip etmesi ve müvekkillerine güncel ve doğru danışmanlık hizmeti sunmaya devam etmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Kur farkı zararlarının sermaye kaybı veya borca batık olma hesaplamalarında dikkate alınmamasına ilişkin sürenin 1 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılması, şirketlerin mali yapılarını korumalarına yönelik önemli bir adımdır. Bu düzenleme, özellikle yüksek kur dalgalanmalarının yaşandığı dönemlerde şirketlerin teknik iflas riskini azaltarak, gerçek faaliyet performanslarının daha doğru bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Mali müşavirlerin, bu değişikliği yakından takip ederek müvekkillerine doğru rehberlik etmeleri, şirketlerin sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini sürdürmeleri açısından kritik bir rol oynamaktadır.